Haber: Seyfi ÇELİKKAYA
(YOZGAT) - Yozgat’ın Saraykent ilçe merkezinden geçen İpek Yolu üzerinde bulunan ve büyük kısmı toprak altında kalan iki tarihi kervansaray, gün yüzüne çıkarılarak turizme kazandırılacağı günü bekliyor. Saraykent Belediye Başkanı Ahmet Köroğlu, “Buranın ivedilikle programa alınıp restorasyonun yapılıp iç ve dış turizme kazandırılması gerekiyor” dedi.
Yozgat Valiliği tarafından 2009 yılında hazırlanan ve kaynak bulunamayınca rafa kaldırılan İpek Yolu Projesi kapsamında restoreleri planlanan Çınçınlı Sultan Han ve Kesik Köprü Kervansarayı toprak altından çıkarılıp turizme kazandırılacağı günü bekliyor.
Saraykent İlçe merkezindeki Çinçinli Sultan Han ve İzibüyük bölgesindeki Kekikköprü Kervansarayı yapılarının öncelikle kurtarma kazısıyla toprak altında kalan bölümlerinin de gün yüzüne çıkartılması gerekiyor.
Türkiye'de Selçuklu dönemine ait 300-400'e yakın kervansarayın bulunduğu, bu kervansaraylar içerisinde hamamı bulunan tek kervansarayın ise Yozgat’taki Çinçinli Sultan Han Kervansarayı olduğu bildirildi. Kervansaray kalıntılarının yer aldığı alandaki sıcak suyun değerlendirilmesi amacıyla bölgede termal turizm tesisleri kuruldu. Han ve kervansarayın 1239 miladi yılında Valide Sultan Melike Mahperi Hatun adına İstanbul-Tebriz arasındaki anayol güzergahında tesis edildiği aktarıldı. Kesikköprü Kervansarayı'nın da aynı dönemde yapıldığı kaydedildi.
“Burada bir tarih her geçen gün heder oluyor”
Saraykent Belediye Başkanı Ahmet Köroğlu, ilçe sınırları içerisindeki iki kervansarayın restore edilerek, turizme kazandırılması gerektiğini belirtti ve şöyle dedi:
“Buranın kitabesinde şöyle olduğunu söylerdi büyüklerimiz; 'Ben bir cimcime sultanım kendi başıma, günlük 40 batman tuz yetmezdi avcım ile aşıma'. Şuraya Kaletepesi deriz. O tepenin üstü ova, orada harabeler var. Oradan gümüş oluklarla süt akıttıkları rivayet edilir. Efsane tabii doğal olarak ama orada harabeler var. Bir yerleşke var. Neticede burası gerçekten Türkiye'nin incilerinden. Buranın hakikaten önemsenmesi gerektiğine inanıyoruz. Burada bir tarih her geçen gün heder oluyor. Bunu turizm bakanımız Yozgat'a geldiğinde de arz ettim. Gerekli ilgi alakayı göstereceklerini umuyorum, umut ediyorum. Bu tarihin yok olmaması gerekiyor. Çünkü bir millet tarihiyle, kültürüyle vardır. Dolayısıyla bu tarihi yok etmesinler. Çünkü burada çok zengin bir tarih, zengin bir geçmiş yatıyor.
Buranın ivedilikle programa alınıp restorasyonun yapılıp iç ve dış turizme kazandırılması gerekiyor. Biraz ileride de kaplıcalarımız var. Suyu 84 derece olan içilebilir özellikteki kaplıcalarımız da biraz ileride. Türkiye'de bazı yerlerde kervansaraylar, Allah devlete zeval vermesin yapılmış, gidip görüyoruz ve gerçekten devlet adına, memleket adına gurur duyuyoruz. Fakat buraları görünce içimiz kan ağrıyor. Benim şahsen uykularım kaçıyor. Bir fakültenin, bir üniversitenin Turizm Bakanlığı'nın bir an önce burayı bir düzene koyması gerektiğine inanıyoruz. Bu tarihimize sahip çıksınlar.”
