HABER: OKTAY YILDIRIM – KAMERA: HARUN BEKER
İstanbul Barosu üyesi binlerce avukat, Çağlayan Adyilesi önünde düzenledikleri mitingle AKP'nin Meclis'e sunduğu 'çoklu baro'teklifini protesto etti.Anayasa Hukuk Profesörü Süheyl Batum, “Bir ülkenin yüzde 40’ı, çoğunluğu ele geçirmiş bir iktidarın, baroların yüzde 99’un karşı olduğu, hukuk devleti açısından yüzde 99’un karşı olduğu formu tek başına ben yaptım diyemez” dedi. Avukat Onur Cingil ise “Eğer çoklu baro olursa her şey adalet anlamında var olan anlamda hepsi bitecek. Ve Türkiye’de avukatları da bölmüş olacaklar” görüşünü dile getirdi.
Miting sonrası ANKA'ya konuşan Anayasa Hukuk Profesörü Süheyl Batum, çoğunluğu ele geçirmiş iktidarın baroların yüzde 99’un karşı olduğu, hukuk devleti açısından yüzde 99’un karşı olduğu formu tek başına ben yaptım diyemez dedi.
Batum, gelinen noktanın "hukukun ve demokrasinin Türkiye’de geldiği noktayı göstermek açısından çok önemli bir sağlama işlemi olduğunu" ifade ederek, "Türkiye’nin 80 barosuna karşı, hukuk camiasının yüzde 80’ne, 90’ına karşı, avukatların yüzde 99'una karşı ve mecliste hiç bunlara zerre kadar itibar edilmeden, zerre kadar görüşleri sorulmadan, zerre kadar görüşlerine itibar edilmeden Türkiye’nin varsayımsal yüzde 45’ni oluşturan bir iktidar kendi kendine savunma mesleğini köküne kadar değiştirecek bir değişiklikler yapıyor. Hukuk ve demokrasi açısından dünyanın hiçbir demokrasisinde bir ülkenin yüzde 40’ı, çoğunluğu ele geçirmiş bir iktidarın, baroların yüzde 99’una karşı olduğu, hukukun hukuk devleti açısından yüzde 99’un karşı olduğu formu tek başına ben yaptım diyemez. Utanır, utanır, utanır. Bu gün iktidar partisinin temsilcisini grup başkan vekilini gördüm, biz harikalar yaratacağız, avukatlara çok iyi şeyler yapacağız diyor" dedi. Batum şunları söyledi:
"Peki avukatlara hiç sordunuz mu ? Karşı yada hem fikirler mi ? 'Hayır orası aklımız da yoktu biz yüzde 40’ı temsil ediyoruz' diyorlar. Geri kalan yüzde 60 ne olacak ? diyorsunuz. 'Ne demek' diyor, 'öyle demokrasi mi olur' diyor. 'Demokrasi dediğin benim söylediğimdir' diyor. İşte bu Türkiye’de hukuk devletinin demokrasinin maalesef olmadığını gösteren bir örnek."
"Bundan sonraki süreç nasıl ilerleyecek ? sorusuna ise Batum “Şunu söyleyeyim başkan çok doğru söyledi. Bende yaşım itibariyle neler gördüm. Baroyu kapatanlar gördüm, neler neler gördüm. Türkiye’de 50 kişi 25 kişi ölürken gençler 'bizimkiler cinayet işliyor diyemezsiniz' diyen bakanlar gördüm. İçişleri Bakanı’n önünde taklalar atan, elini sıkmak için yarışan insanlar gördüm, baronun kapasına kilit vuranlar gördüm. Ama şimdi baro halen devam ediyor, hukuk devleti halen daha devam ediyor, edecek. Bugün ortadan kaldırırlar, yarın tekrar devam eder. Ama acı olan şu: Türkiye’de bir iktidarın bütün şurada ki baroda ki, 80 baro karşıyken umurunda olmadan, zerre kadar parmağı kıpırdamadan, 'ne yapıyoruz' demeden, kardeşim biz çoğunluğuz MHP’de arkamızda istediğimiz her şeyi yaparız, benim şuandaki gücüm yeterli demesi, bunu düşünebilmesi ve bunu da demokrasi sanması bu kötü" karşılığını verdi.
CİNGİL: "BU TAMAMEN GARABET BİR DÜZENLEME"
Avukat Onur Cingil de ANKA'ya yaptığı değerlendirmede çoklu baronun Türkiye’de avukatları böleceğini söyledi. Cingil “Buradaki önemli olan şey biz avukatlar halk için savunma görevi yapıyoruz ama aslında bu işi sahipleneceği noktaya geliyoruz. Çünkü bu gün baktığımızda adalete güven endeksi inanılmaz durumda, yerlerde. Herkesin şikayet ettiği konu bugün bir numaralı gündem konusu. Eğer çoklu baro olursa her şey adalet anlamında var olan anlamda hepsi bitecek. Ve Türkiye’de avukatları da bölmüş olacaklar. Bundan sonra meslek odalarına da bu şekilde gelinecek. Böyle düşünüldüğün de de en büyük zararı halk görecek. Bu tamamen bir garabettir, büyük bir oyundur" dedi.
Cingil, Türkiye’de yönetimin ve sistemin paramparça hale getirildiğini savunurken, bizzat bunu yapan iktidarın yakındığını ve aynı durumun çoklu baro için de yaşanacağını ifade etti. Cingil, " işte baro sistemi de bölenler parçalayanlar bunu düşünenler bunu tekrardan kendileri de şikayetçi olacaklar bir gün ama olan yine halka olacak. Bunu bir suni gündem çabası olarak ortaya atanlar, Türkiye’nin aslında en önemli sorunlarına baktığınız da ekonomi, işsizlik, genç işsizliği, tarımdaki durumlar asıl bunlara bakılması lazım. Halka yararlı politikalar gütmeleri gerekiyor. Ancak bunların dışında yaptıkları tek şey halka zarar vermekten öteye gitmez. Avukatlar da buna izin vermez" diye konuştu.