HABER : OKTAY YILDIRIM
AKP'li Melih Bulu'nun Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör olarak atanması ve ardından yaşanan gelişmeler İBB Meclisi'nin gündemine geldi. İYİ Parti Meclis Üyesi Vedat Taylan Yıldız, Türkiye’deki üniversitelerin 144 ülke arasında en düşük statüde olduğunu belirtti. Yıldız “Araştırma ve öğretme özgür mü? Hayır, Akademik değişim ve dönüşüm özgür mü? Hayır, Üniversite özerk mi? Hayır!, Kampüs bütünlüğü sağlanıyor mu? Hayır! Akademik ve kültürel ifade özgürlüğü var mı? Hayır! Ülkemiz bu veriler ile 144 ülke arasında en düşük statü olan E statüsünde ve işte aynı statüde olduğumuz ülkeler: İran, Mısır, Çin, Küba, Suriye, Yemen ve Zimbabwe” dedi.
Avrasya Gösteri Merkezi’nde yapılan İBB Meclisi toplantısında, söz alan, kamuoyunda ‘internetçi arkadaş’ olarak bilinen İYİ Parti Meclis Üyesi Vedat Taylan Yıldız, kendisinin de mezun olmaktan gurur duyduğu Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşanan rektör atamasıyla ilgili konuştu. Yıldız’ın konuşmasından sonra ise söz alan AKP Meclis Üyesi Muhammet Kaynar, Yıldız’ın verilerinin hepsinin yalan olduğunu belirtti. Vedat Taylan Yıldız, şunları söyledi:
“Benim de mezunu olmaktan gurur duyduğum Bogaziçi Üniversitesi'ne ve Türkiye’deki tüm devlet üniversitelerine dışarıdan yapılan ve üniversitelerin kendi geleceğini tayin etmesine engel olan rektör atamaları. Anayasanın 58. maddesinin başlığı ‘Gençliğin Korunması’dır ve gençliğin korunması şu cümleyle çerçevelendirilmiştir. Devlet, İstiklal ve Cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin müspet ilmin ışığında, Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda ve Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaç edinen görüşlere karşı yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı tedbirleri alır. Bu maddedeki kavramları teker teker ele alalım. Müspet ilimin ışığında, Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda Yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı tedbirler Gençlerimiz bu ülkenin vatandaşlarıdır ve bu ülkenin Anayasasına tabiidir. Dolayısı ile Anayasa’da yer alan her bir maddeyi, her bir ilkeyi talep etme hakkına sahiptir. Gençlerin gelişiminin sağlanacağı en önemli yerlerden biri hiç şüphesiz ki üniversitelerdir. Üniversite kavramını, meslek okullarından ayıran bir tek kelime vardır. Akademik. Yani bilimsel niteliği olan, yani özgürlüğü olan. GPPI’ın (Global Public Policy Institute) Üniversitelerin Akademik Özgürlük Endeksi Raporu'na göre, akademik özgürlük; araştırma ve öğretme özgürlüğüdür, akademik değişim ve dönüşüm özgürlüğüdür, üniversite özerkliğidir, kampüs bütünlüğüdür, akademik ve kültürel ifade özgürlüğüdür.”
Konuşmasına devam eden Yıldız, “Türkiye’ye bakalım; Araştırma ve öğretme özgür mü? Hayır!, Akademik değişim ve dönüşüm özgür mü? Hayır!, Üniversite özerk mi? Hayır!, Kampüs bütünlüğü sağlanıyor mu? Hayır! ve son madde: Akademik ve kültürel ifade özgürlüğü var mı? Hayır! Hayır! Hayır!” dedi.
YILDIZ: 144 ÜLKE ARASINDA EN DÜŞÜK STATÜDE
İYİ Parti'li Vedat Taylan Yıldız, Türkiye'nin üniversite özerkliği, kampüs bütünlüğü, akademik değişim ve dönüşüm konusunda 144 ülke arasında en düşük statü olan "E Statüsü"nde olduğunu söyledi. Yıldız, şöyle devam etti:
"İşte aynı statüde olduğumuz ülkeler: İran, Mısır, Çin, Küba, Suriye, Yemen ve Zimbabwe. Bakın tekrar ediyorum: İran, Mısır, Çin, Küba, Suriye, Yemen ve Zimbabwe. Çoğunuzda şaşkınlık ifadesi görmüyorum. Çünkü yıllardır bu yaranın kanamasına o kadar alıştık ki. Oysa çözümler, üniversitelerini ideolojilerinin oyuncakları haline getirmekten çıkarmayı başarmış ülkeler tarafından önümüze apaçık konuluyor. Sadece bir göz gezdirmek bile iyi niyet belirtisi olabilir. Başka ülkelere bakmaya imtina etseniz bile Avrupa Yükseköğretim Alanı ve Bologna Süreci zaten size yol gösterecek. Ve karşılığında şunlar olacak: Sanayi, montaj seviyesinden üretim seviyesine yükselecek, Teknoloji ihraç edilecek ve milli gelir artacak, İşsizlik ve özellikle genç işsizliği azalacak, Beyin göçü bitecek ve tersine beyin göçü başlayacak, Ülkemizde sosyal bilimler, sanat ve kültür alanında yenilikler yaşanacak.
Geçtiğimiz iki hafta, Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden birinden bir itiraz yükseldi. Türkiye bir kez daha akademik olarak geri bıraktırılmakta olduğu ile yüzleşti. Boğaziçi Üniversitesi, tarihi boyunca etnik köken, ırk, milliyet, cinsiyet ve ideoloji fark etmeksizin özgür düşüncenin yanında olmuştur. Boğaziçi Üniversitesi’nin öğrencilerinin bu barışçıl itirazları, tekrar ediyorum itirazları bir “anayasal hak arama” çığlığıdır. Anayasanın 58. Maddesinde yer alan haklarını. Yani yetişme ve gelişme haklarını. Boğaziçi Üniversitesi’nin bu çığlığı, sadece kendi üniversiteleri için değil, bu ülke topraklarında yaşamakta olan ve yaşayacak olan tüm gençlik içindir. Duymak isteyenler için tabii.”
AKP'Lİ KAYNAR: NEREDEN ALINDIĞI AÇIK OLMAYAN VERİLER BUNLAR
AKP Meclis Üyesi Muhammet Kaynar ise İYİ Parti'li Yıldız'ın nerden alındığı açık olmayan kaynaklarla konuştuğunu söyledi. Kaynar, şunları ifade etti:
"Nereden aldıkları müphem veriler söyleyerek ülkemize milletimize ve bizlere hakaret etmeye çalışıyorlar. Verilerin hepsi yalan uydurma iftira. Yani bu ülke hiçbir şekilde o saydıkları kategorideki ülkelerle kıyaslanabilir, asla kıyaslanacak bir ülke değildir. Bazıları zamanında Amerika'yı çok seviyorlardı, şimdi oradalar, hepsi oraya kaçtılar. Bazıları Avrupa ülkelerinin çeşitli yerlerine kaçtılar o kaçtıkları ülkelerde de şu anda sürgün gibi yaşıyorlar kimliksiz, kişiliksiz ve isimlerini bile değiştirerek yaşıyorlar. Özendikleri ülkeler hangisiyse onu söylesinler. Ama biz ülkemizi seviyoruz, ülkemizdeki her böyle hakaret edecek şeylere de karşı çıkıyoruz. Şunu özellikle belirtmek istiyorum, yani bir insan kendi ülkesine niye bu kadar düşman olur, kendi milletine niye bu kadar aşağılayıcı bir gözle bakar gerçekten şaşırtıcı bir durum" dedi.
“BU JAKOBEN ANLYIŞTAN VAZGEÇİN”
Bu jakoben anlayıştan, vazgeçin. Bizim de sizin kadar aklımız var. Boğaziçi Üniversitesi’nde okumamış olabiliriz. Bende İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okudum. Ne yapacağız yani şimdi, Boğaziçi Üniversitelilerle konuşurken susmak sürekli bir şeyler mi öğrenmek zorunda kalacağız. Üstelik arkadaşlarımızın söylediği verilerin tamamı yalan. Az önce söyledik. Nereden aldın bu verileri? Açıklayamadı, 'Ben size daha sonra gönderirim' dedi. Şimdi çıkmış tekrar aynı verilerden bahsediyoruz. Hepsi yalan. Açık söylüyorum hepsi bu ülkenin düşmanlığını bu ülkeye karşı uydurduğu propagandanın bir parçası. Şimdi ben arkadaşlarımla şunu sormak istiyorum, özellikle bu arkadaşlarımızın özlediği Türkiye başörtüsünden dolayı, mezun olduğu liseden dolayı, üniversiteye alınamayan bir ülkeyi mi özlüyorlar. Yani ısrarla bunun özlüyorlar bu arkadaşların özlediği Türkiye sırf kıyafeti sebebiyle Aşık Veysel'i Ankara'ya sokmayan bir Türkiye'yim özlüyorlar. Bakın bu kadar dosya var bu kadar emek var bunlarla ilgili konuşmayıp çıkıp orada düzenlemeler yapıyorlar şahsi egolarını tatmin ediyorlar."