HABER: NİSANUR YILDIRIM & DİLAN KUTLU / KAMERA: DURSUN ALKAYA
(TBMM) - Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, bakanlığının bütçe görüşmelerinde; küresel enerji fiyatlarının halen yüksek seyrettiğini belirterek, "Tüm vatandas¸larımızın elektrik ve dogˆal gaz faturalarında 2023 yılında 328 milyar TL, 2024 yılının on aylık döneminde ise 275 milyar TL devletimiz tarafından kars¸ılanmıs¸tır. Halihazırda meskenlerde kullanılan elektrigˆe düs¸ük kademede yüzde 60, yüksek kademede yüzde 40; dogˆal gaza ise yüzde 63 destek uygulanmaktadır" dedi. Bayraktar, yenilenebilir enerji yatırımlarının izin süreçlerinin kısaltılması gerektiğini vurgulayarak, "Bakanlıklarımızla birlikte 48 ayı bulan uzun izin süreçlerini 24 ayın altına düs¸ürecek bir model üzerinde çalıs¸ıyoruz” diye konuştu. Bayraktar, 2024'te S¸ırnak, Hakkâri, Van bas¸ta olmak üzere toplam 84 sondajın tamamlandığını ve bu sayede 66 milyon varillik yeni rezerv kes¸fedildiğini bildirdi. Bayraktar, Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nde dört nükleer reaktörün inşası ile Sinop ve Trakya'da nükleer güç santrali çalışmalarının devam ettiğini açıkladı.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2025 yılı bütçe görüşmeleri, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında başladı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, bakanlığının bütçesine ilişkin milletvekillerine sunum yaptı. Bayraktar, madencilik sektörünü daha güvenli ve sürdürülebilir hale getirmeyi amaçladıklarını belirterek "2023 yılında 8 bin 828, 2024 Ekim sonu itibarıyla ise 7 bin 833 saha denetimi yaptık. Yıl sonuna kadar yaklas¸ık 9 bin saha denetim sayısına ulas¸acagˆız. Söz konusu denetimlerde radar, sonar, drone, elektronik takip ve dijital uyarı sistemleri gibi teknolojileri de kullanmaktayız" dedi.
"İliç'teki yasal süreci yakından takip ediyoruz"
Bayraktar, madenlerde denetimler yapılmasına rağmen 'istenmeyen hadiseler yaşanabileceğini' kaydederek, 13 Şubat'ta Erzincan'ın İliç ilçesinde meydana gelen toprak kaymasında 9 işçinin hayatını kaybetmesine değindi. Bayraktar, "Olayın hemen ardından I·liç’teydik. Devletimiz de elindeki tüm imkân ve kabiliyetleriyle seferber oldu. Toprak altında kalan 9 is¸çimizin arama kurtarma çalıs¸malarını bilfiil yerinde koordine ettik. Kesintisiz olarak bir ay boyunca burada kaldık, vatandas¸larımızın yanında olduk, acılarını paylas¸tık. Hem onları hem ülke kamuoyunu s¸effaf, açık ve samimi bir s¸ekilde bilgilendirdik. Meclisimiz de bir aras¸tırma komisyonu kurarak büyük bir titizlikle bu konuyu ele almıs¸tır. Konuyla ilgili yasal süreci yakından takip ediyoruz" diye konuştu.
Bayraktar'ın konuşmasından satır başları şöyle:
"Madenciligˆi çevreyle uyumlu s¸ekilde yürüterek, faaliyetlerin sonlandıgˆı alanları dogˆaya yeniden kazandırıyoruz. Bu dogˆrultuda, rehabilitasyon çalıs¸maları kapsamında bugüne kadar 45 ilde 9 bin hektar (13 bin futbol sahası büyüklügˆünde) rehabilitasyon alanına 21 milyon adet agˆaç dikilmis¸tir. Ülkemizin yeraltı kaynaklarını ortaya çıkarmak amacıyla kurulan MTA, 2002’ye kadar yılda ortalama 55 bin metre sondaj yapmıs¸ken, özellikle son 10 yılda ortalama 670 bin metre sondaj gerçekles¸tirerek yeni rezervlerin tespitini sagˆlamıs¸; bu rezervlerin önemli bir kısmı da ekonomiye kazandırılmıs¸tır. Madencilik sektörünün bugünkü fiyatlarla, Gayrisafi Yurtiçi Hasıla içinde 65 milyar TL olan hacmini 20 yıl gibi bir sürede 4 katına çıkararak 2023 yılında 270 milyar TL’ye ulas¸tırdık. Aynı süre zarfında maden ihracatımızı da 7 kat artırarak 2023 yılında 5,7 milyar dolara çıkardık. Dünyadaki rezervin yüzde 73’üne sahip oldugˆumuz bor madeninde yüzde 60’ın üzerinde küresel pazar payıyla bu alanda liderligˆimizi sürdürüyoruz. Bu çerçevede, 2024 yılında 2,5 milyon ton bor ürünleri satıs¸ı kars¸ılıgˆında, yüzde 97’si ihracat olmak üzere, 1,3 milyar dolar satıs¸ gerçekles¸tirerek bir rekor kıracagˆız."
“Nijer’de arama çalıs¸maları yürüttügˆümüz altın sahalarından birinde 2025 yılında üretime bas¸lamayı planlıyoruz”
Hammadde arz güvenligˆimiz kapsamında, Asya’dan Afrika’ya farklı cogˆrafyalarda faaliyetlerimize ara vermeden devam ediyoruz. Bu çerçevede, Nijer’de arama çalıs¸maları yürüttügˆümüz altın sahalarından birinde 2025 yılında üretime bas¸lamayı planlıyoruz. Pandemi sonrası yas¸anan hammadde tedarik sorunları ve artan emtia fiyatları, madenlerin mümkün oldugˆunca yerli kaynaklardan temin edilmesi mecburiyetini bir kez daha ortaya koymus¸tur. 2023 yılında kömür ve altın dahil, ara ve uç ürünler hariç olmak üzere, toplam madencilik ithalatımız yaklas¸ık 40 milyar dolardır. Bu gerçegˆi göz önünde bulundurarak, maden üretimimizi güvenli ve sürdürülebilir s¸ekilde artırmak için çalıs¸ıyoruz.
“Madencilik sektöründe, 155 bin kişi çalışıyor”
Madencilik sektörü, emek yogˆun bir sektör olup s¸u anda yaklas¸ık 155 bin insanımıza istihdam imkânı sagˆlamaktadır. Üretimin ve verimliligˆin artırılması ile yerel ekonominin desteklenmesi amacıyla, sadece Türkiye Tas¸kömürü Kurumu’nda bu yıl toplam bin 867 kis¸i is¸ bas¸ı yapmıs¸tır. Yes¸il dönüs¸ümün ana unsurları olan yenilenebilir enerji, elektrik depolama ve elektrikli araç teknolojilerinin yanı sıra savunma sanayi gibi ileri teknoloji alanlarında nadir toprak elementleri bas¸ta olmak üzere kritik ve stratejik madenler kullanılmaktadır. Eskis¸ehir Beylikova’da kes¸fettigˆimiz dünyanın ikinci en büyük Nadir Toprak Elementleri rezerv sahasındaki üretimi gelis¸tirerek, bu alanda önemli bir tedarikçi haline gelmeyi hedefliyoruz. Türkiye için kritik ve stratejik madenler yol haritamızı önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylas¸acagˆız.
"Enerji ithalatı faturamız yaklas¸ık 70 milyar dolardır. Bu yüksek ithalat rakamları, dıs¸ ticaret açıgˆına olumsuz etkiliyor"
Petrol ve dogˆal gaz sektörlerimizdeki ithalatımıza bakacak olursak geçtigˆimiz yıl; ham petrol ve petrol ürünleri 49 milyon ton, LPG 4 milyon ton ve dogˆal gaz 50 milyar metreküp olarak gerçekles¸mis¸ olup, 2023 yılındaki toplam enerji ithalatı faturamız yaklas¸ık 70 milyar dolardır. Bu yüksek ithalat rakamlarının dıs¸ ticaret açıgˆına olumsuz etkisi, yurt içi ve yurt dıs¸ında arama ve üretimlerimizi artırmamızı zorunlu kılmaktadır. Bu amaç dogˆrultusunda dört derin deniz sondaj gemisi, iki sismik aras¸tırma gemisi ve destek gemilerinden olus¸an dünyanın en önemli ve modern arama ve üretim filolarından birini kurduk. Aynı zamanda bu alanda tersine beyin göçünü de sagˆlayarak kendi insan kaynagˆımızı güçlendirdik.
“3,5 milyon hanemizin ihtiyacını kendi dogˆal gaz üretimimizle kars¸ılar hale geldik”
Bu sayede 2020 yılında Karadeniz'de tarihimizin en büyük dogˆal gaz kes¸fini gerçekles¸tirdik. Deniz yüzeyinin 4 bin metre altından çıkardıgˆımız dogˆal gazı karaya, 170 kilometre mesafeden Filyos’a ulas¸tırarak vatandas¸larımızın kullanımına sunduk. Yani Karadeniz’in tabanına Ankara-Bolu otoyolu mesafesi kadar adeta bir gaz otobanı ins¸a ettik. Sakarya Gaz Sahası’nda geçtigˆimiz yıl bütçe görüs¸meleri döneminde günlük 3,8 milyon metreküp olan üretimimiz bugün itibarıyla yaklas¸ık iki katına ulas¸arak 7 milyon metreküpe çıkmıs¸tır. Digˆer sahalarımızla birlikte toplam yurt içi üretimimizi günlük 8 milyon metreküpe yükselterek 3,5 milyon hanemizin ihtiyacını kendi dogˆal gaz üretimimizle kars¸ılar hale geldik. Sakarya Gaz Sahası’ndaki üretimin artırılması için yaptıgˆımız planlama kapsamında bir adet yüzer üretim platformunu envanterimize kattık. Adeta deniz üstünde bir sanayi tesisi olan ve 2026 yılında üretime alacagˆımız bu Platform ile birlikte günlük üretimimizi 20 milyon metreküpe çıkaracagˆız. Yani hanelerimizin yarısının gaz ihtiyacını kendi gazımızla sagˆlamıs¸ olacagˆız. Bir taraftan mevcut sahada üretimimizi artırırken, digˆer taraftan yeni sahalarda sondajlara devam ediyoruz. Karadeniz’de saha gelis¸tirme çalıs¸malarımız kapsamında Abdülhamid Han Gemimiz 9 Kasım 2024 tarihinde yeni bir sondaja bas¸lamıs¸tır.
“Terörle anılan Gabar’da kes¸fini yaptıgˆımız petrol, ülkemiz ekonomisi için fevkalade büyük öneme sahiptir”
Bir bas¸ka önemli ithalat kalemimiz olan petrolde, daha önce arama yapmadıgˆımız bölgelere odaklandık. Bu çerçevede S¸ırnak, Gabar’da çalıs¸malarımızı yogˆunlas¸tırarak tarihimizin kara alanlarındaki en büyük petrol kes¸fine imza attık. Bir zamanlar adı terörle anılan Gabar’da kes¸fini yaptıgˆımız petrol, sadece rezerv miktarıyla degˆil, aynı zamanda kalite açısından ülkemiz ekonomisi için fevkalade büyük öneme sahiptir. Geçen yıl burada bilgisini verdigˆim günlük 23 bin varil üretimi, bugün itibarıyla iki buçuk katına çıkartarak günlük 57 bin varilin üzerine yükselttik. Bölge, ulas¸ımın ve is¸ sürekliligˆinin çok zorlu oldugˆu bir cogˆrafya içerisinde yer alıyor. Kes¸fini yaptıgˆımız petrol rezervimizi milletimizin istifadesine sunmak için dagˆlarda toplam 540 km yol yaparak bu üretimi gerçekles¸tirdik. Gabar ve civarında farklı sahalarda yeni kes¸if kuyularını da açmaya devam ediyoruz.
"66 milyon varillik yeni rezerv kes¸fettik"
2024 yılında; S¸ırnak, Hakkâri, Van bas¸ta olmak üzere toplam 84 sondaj tamamlanmıs¸ olup bu rakamı yıl sonunda 103’e çıkaracagˆız. Bu sayede 66 milyon varillik yeni rezerv kes¸fettik. 2025 yılında ise 143 arama sondajı yapmayı hedefliyoruz. Sakarya Gaz Sahası ve Gabar Bölgesi bas¸ta olmak üzere üretim alanlarımızı genis¸letmek ve üretimimizi artırmak için TPAO önümüzdeki yıl 143 milyar liranın üzerinde yatırım yapacak. Yurt dıs¸ındaki sahalarımızda gerçekles¸tirdigˆimiz 40 bin varillik üretimimizle birlikte günlük toplam 155 bin varilin üzerinde petrol üretiyoruz. 6,3 milyon otomobilin yakıt ihtiyacını kendi ürettigˆimiz petrolle kars¸ılıyoruz. Ortaya koydugˆumuz hedefler dogˆrultusunda Türkiye'yi enerjide tam bagˆımsız kılarak, kendi kendine yeten bir ülke haline getirmeye kararlıyız.
“208 bin kilometreyi bulan dogˆal gaz dagˆıtım hatlarımız mevcut”
Enerji arz güvenligˆimizi sagˆlamak için yerli üretimimizi artırmanın, kaynak ve güzergâh çes¸itlendirmenin yanında güçlü bir enerji altyapısına sahip olmamız gerekiyor. Bu kapsamda ulusal dogˆal gaz s¸ebekemize giris¸ noktasını 14’e, günlük giris¸ kapasitesini ise 455 milyon metreküpe çıkardık. Dogˆal gaz tedarik çes¸itlendirmesi için zorunlu olan 2’si LNG terminali, 3’ü FSRU olmak üzere 5 adet gazlas¸tırma tesisimizin toplam giris¸ kapasitesi 161 milyon metreküpe ulas¸mıs¸tır. Dünyadaki altıncı büyük s¸ebeke olan, yaklas¸ık 20 bin kilometre uzunlugˆundaki dogˆal gaz iletim hattımızın yanında, s¸ehirlerimizde dünyanın çevresini 5 kere dolas¸acak uzunlukta, 208 bin kilometreyi bulan dogˆal gaz dagˆıtım hatlarımız mevcuttur. Bu yatırımlarımız sayesinde farklı tedarik kaynaklarından istedigˆimiz zamanda ve miktarda dogˆal gaz temin etme esnekligˆine kavus¸tuk.
“Türkiye artık kendi gazını üreten, merkez ülke konumuna gelmis¸tir”
Kurdugˆumuz bu gelis¸mis¸ altyapıyı güçlendirmeye yönelik çalıs¸malarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Mevcut durumda 5,8 milyar metreküp olan yer altı dogˆal gaz depolama kapasitemizi, 2028'de 12 milyar metreküpe yükselterek kullandıgˆımız dogˆal gazın yüzde 20’den fazlasını depolayabilecegˆiz. Dogˆal gaz, hava kalitesini artırmanın yanında insanımızın yas¸am konforunu da yükseltmektedir. Ülkemizin her bir kös¸esinde bu yakıtın kullanılabilmesini ve bütün vatandas¸larımızın bu imkana eris¸mesini istiyoruz. Bu kapsamda yaptıgˆımız çalıs¸malarla 81 ilimizde 885 yerles¸im yeri ve 222 Organize Sanayi Bölgesine dogˆal gazı ulas¸tırdık. Sadece son bir yılda 92 yerles¸im yerine dogˆal gaz arzı sagˆladık. Türkiye artık kendi gazını üreten, kaynak ve güzergâh çes¸itlendirmesini sagˆlamıs¸, güçlü altyapısı ve tedarik portföyü sayesinde ihracat kabiliyeti kazanmıs¸, Avrupa’nın da arz güvenligˆine katkı sagˆlayan enerjide merkez ülke konumuna gelmis¸tir.
“Azerbaycan ile bu yıl sona erecek dogˆal gaz tedarik anlas¸mamızı ise 2030 yılı sonuna kadar uzattık”
Bu yeni süreçte, kara ve denizlerdeki kes¸iflerimizi hızla ekonomimize kazandırmak adına tempomuzu artırarak çalıs¸malarımıza devam ediyoruz. Sadece mavi vatanda degˆil aynı zamanda farklı cogˆrafyalarda, farklı kıtalarda çalıs¸malarımızı sürdürüyoruz. Son olarak, Somali’yle yaptıgˆımız anlas¸ma neticesinde Somali deniz alanlarında 3 blokta petrol ve dogˆal gaz arama faaliyetlerine bas¸ladık. 25 Ekim’de Mogadis¸u’ya ulas¸an Oruç Reis gemimiz her biri 5 bin km2 olan üç ruhsat sahasında 7 ay sürecek üç boyutlu sismik arama faaliyetlerine bas¸lamıs¸tır. Bu sismik çalıs¸maların olumlu neticelenmesi halinde sondaj as¸amasına geçmeyi hedefliyoruz. Dogˆal gaz tedarigˆi kapsamında, Cezayir’le olan LNG anlas¸mamızı 2027 yılı sonuna kadar, Azerbaycan ile bu yıl sona erecek dogˆal gaz tedarik anlas¸mamızı ise 2030 yılı sonuna kadar uzattık.
“34 farklı ülke ile dogˆal gaz ticareti yapıyoruz”
Digˆer taraftan; BOTAS¸, uluslararası firmalarla yıllık 5,6 milyar metreküplük uzun dönemli LNG tedarik anlas¸maları imzalamıs¸tır. Uzun vadeli LNG tedarik anlas¸maları, sadece ülkemiz için degˆil bölgemiz ve Avrupa için de dogˆal gaz arzının çes¸itlendirilmesinde ve arz güvenligˆinin tesisinde çok kritik bir rol oynamaktadır. Aralarında Cezayir, ABD, Katar, Umman, Nijerya gibi ülkelerin yer aldıgˆı, 34 farklı ülke ile dogˆal gaz ticareti yapıyoruz. Dogˆal gazda hedefimiz tedarik tarafını yeniden s¸ekillendirerek ve çes¸itlendirerek daha rekabetçi fiyatlarla dogˆal gaz tedarik edebilmektir.
“Macaristan, Romanya, Sırbistan ve Kuzey Makedonya’ya da dogˆal gaz ihraç ediyoruz”
Ülkemizin yıllık ortalama 50 milyar metreküp dogˆal gaz tüketimi dikkate alındıgˆında bugüne kadar yaptıgˆımız altyapı yatırımlarıyla yıllık 80 milyar metreküp dogˆal gaz arzı sagˆlayabilecek durumdayız. Enerji ticaret merkezi olma potansiyelimizi gerçegˆe dönüs¸türerek ihtiyacımızın üzerinde tedarik ettigˆimiz dogˆal gazı güçlü altyapımız sayesinde ihraç etmeye bas¸ladık. Bu çerçevede, Bulgaristan ve Yunanistan’ın yanı sıra sınırımızın olmadıgˆı Macaristan, Romanya, Sırbistan ve Kuzey Makedonya’ya da dogˆal gaz ihraç ediyoruz.
"Sadece rüzgâr ve günes¸ santrallerinden ürettigˆimiz elektrik, ülkemizdeki tüm konutların yıllık elektrik ihtiyacını kars¸ılıyor"
Ülkemiz elektrik talebi son yirmi yılda ortalama yıllık yüzde 4,4 artarak, 133 milyar kWh seviyesinden 335 milyar kWh’e yükselmis¸tir. Bu denli yüksek talep artıs¸ını kars¸ılamak için uyguladıgˆımız politika ve düzenlemelerle elektrik kurulu gücümüzü 114 bin 600 MW’a ulas¸tırarak adeta enerjide sessiz bir devrim gerçekles¸tirdik. Son yirmi yılda enerji sektöründe neredeyse üç yeni Türkiye ins¸a ettik. Elektrik sektörümüzü gelis¸tirirken aynı zamanda dönüs¸türdük. Rüzgâr ve günes¸ kurulu gücümüzü neredeyse sıfırdan 31 bin MW’ın üzerine çıkartarak bu kısa sürede 23 Keban Barajı’na es¸degˆer gücü devreye aldık. Bugün geldigˆimiz noktada sadece rüzgâr ve günes¸ santrallerinden ürettigˆimiz elektrik, ülkemizdeki tüm konutların yıllık elektrik ihtiyacını kars¸ılamaktadır.
“Türkiye, toplam yenilenebilir enerji kurulu gücü ile Avrupa’da 5’inci, dünya genelinde ise 11’inci sırada”
Yenilenebilir enerjinin mevcut kurulu gücümüz içindeki oranını yüzde 60’a, yerli kaynaklarımızın oranını ise yüzde 70’e çıkardık. Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) verilerine göre ülkemiz, toplam yenilenebilir enerji kurulu gücü ile Avrupa’da 5’inci, dünya genelinde ise 11’inci sırada yer almaktadır. Hedefimiz 2025 yılında Avrupa’da ilk üçe, dünyada ise ilk dokuza girmektir. Son bir yılda yenilenebilir enerji kaynaklı elektrik üretimi neticesinde yaklas¸ık 11 milyar dolar kars¸ılıgˆı olan dogˆal gaz ithalatını önledik.
“Elektrik iletim hattı uzunlugˆumuz 75 bin kilometreye ulas¸arak Avrupa’daki ikinci büyük s¸ebeke konumuna gelmis¸tir”
Digˆer taraftan, enerji sektöründeki büyüme ve yes¸il dönüs¸ümün vazgeçilmez bir parçası olan, elektrik enerjisi altyapımıza yönelik yaptıgˆımız yatırımlar sayesinde, elektrik iletim hattı uzunlugˆumuz 75 bin kilometreye ulas¸arak Avrupa’daki ikinci büyük s¸ebeke konumuna gelmis¸tir. Elektrik dagˆıtım hattı uzunlugˆumuzu da 1,4 milyon kilometrenin üzerine çıkardık.
"Önümüzdeki 11 yılda mevcut rüzgâr ve günes¸ kurulu gücümüzü dört katına çıkarmayı hedefliyoruz"
S¸u an Avrupa’da Almanya ve Fransa’nın ardından elektrik talebinin en yüksek oldugˆu üçüncü ülke olmamıza ragˆmen elektrikli araçlar, dijitalles¸me ve yapay zekanın da etkisiyle ülkemizde talep yükselmeye devam edecektir. Bu talebi kars¸ılarken elektrik üretim portföyümüzün 2053 net sıfır emisyon hedefimiz dogˆrultusunda s¸ekillendirilmesi önem arz etmektedir. 2035 yılında 510 milyar kWh’i bulacak elektrik talebinin yes¸il enerji agˆırlıklı kars¸ılanması için ‘Yenilenebilir Enerji 2035’ yol haritamızı 21 Ekim’de kamuoyuyla paylas¸tık. Bu yol haritasıyla birlikte önümüzdeki 11 yılda mevcut rüzgâr ve günes¸ kurulu gücümüzü dört katına çıkararak 120 bin MW’a yükseltmeyi hedefliyoruz.
“5 bin MW gücünde deniz üstü rüzgâr santrallerinin kuracağız”
Bu yatırımların içinde bir ilk olarak toplam 5 bin MW gücünde deniz üstü rüzgâr santrallerinin kurulmasını sagˆlayacagˆız. Ayrıca, 2035 yılına kadar her yıl en az 2 bin MW’lık yerli aksam kullanım s¸artlı YEKA yarıs¸ması yapacagˆız. Bu kapsamda 1200 MW’lık rüzgâr ve 800 MW’lık günes¸ YEKA’larının ilanlarını yayımladık ve 2025 yılının Ocak ve S¸ubat aylarında ihalelerini yapacagˆız. Bunlara ek olarak baraj, göl ve göletlerin kullanılabilir rezervuar alanlarında da yüzer günes¸ enerji santrali kurmayı hedefliyoruz.
“2035 yılına kadar elektrik iletim altyapımıza yaklas¸ık 28 milyar dolar tutarında yatırım yapmayı hedefliyoruz”
Yenilenebilir enerjiden elektrik üretimine yönelik bu büyük yatırım hamlemizin toplam tutarı yaklas¸ık 80 milyar dolardır. Yenilenebilir enerji kaynakları mevsim ve hava kos¸ullarından dogˆrudan etkilendikleri için kesintili üretim yapmaktadırlar. Bu nedenle hedefledigˆimiz yenilenebilir enerji kapasitesinin teknik olarak yönetilebilmesi ve elektrigˆin üretim noktasından tüketim noktasına sorunsuz tas¸ınabilmesi için güçlü bir s¸ebekeye sahip olmak gerekmektedir. Arz güvenligˆimizin temini adına 2035 yılına kadar elektrik iletim altyapımıza yaklas¸ık 28 milyar dolar tutarında yatırım yapmayı planlıyoruz.
“Türkiye, nükleer enerji kapasitesini tas¸ıyabilecek bir altyapıya sahip olacak”
Bu yatırımlarla Türkiye'yi dogˆudan batıya, güneyden kuzeye kus¸atacak bir yes¸il enerji koridoru olus¸turmak için 40 bin megavatlık ve 14 bin 700 kilometrelik yüksek voltajlı dogˆru akım (HVDC) iletim s¸ebekesi kuracagˆız. Ayrıca, AC hat uzunlugˆumuzu da 90 bin kilometrenin üzerine çıkaracagˆız. Türkiye; çok daha modern, çok daha güçlü ve çok daha esnek, ilave kuracagˆımız yenilenebilir ve nükleer enerji kapasitesini tas¸ıyabilecek bir altyapıya sahip olacaktır. Yenilenebilir enerjiden elektrik üretmek çok önemli, ancak daha önemli olan bu üretimi kendi ekipmanlarımız, yazılımımız ve insan kaynagˆımızla yapmamızdır. Uyguladıgˆımız politikalar ve verdigˆimiz destekler neticesinde kullanılan ekipman ve aksamlarda günes¸ santralleri bazında yüzde 75, rüzgâr santrallerinde ise kule, kanat ve jeneratörde yüzde 70’in üzerinde yerlilik seviyelerine ulas¸tık. Bu sayede 2014 yılında milli enerji sanayimiz sadece 27 imalatçıdan olus¸urken 10 yıl içerisinde bu sayı 500’e ulas¸mıs¸tır. Böylelikle sadece yerli ekipman üretim alanında 50 bin kis¸iye yes¸il istihdam imkânı sagˆlamıs¸ olduk.
“Yenilenebilir enerji yatırımlarının izin süreçlerini kısaltmamız gerekmektedir”
Türkiye’nin uluslararası iklim taahhütleri, sınırda karbon düzenlemeleri kars¸ısında sanayimizin artan emisyonsuz enerji gereksinimi, rekabetçiligˆimiz ve ülkemizin 2053 hedeflerine hazır olması için, bugüne kadar yapılan yatırımların üç katını, s¸u ana kadar yaptıgˆımız yatırımların süresinin yarısında hayata geçirmemiz gerekiyor. Egˆer s¸u ana kadarki izin süreleri ile gidilirse, Türk sanayisi ek maliyetlere maruz kalacak, net sıfır taahhütleri gerçekles¸meyecektir. Bu çerçevede yenilenebilir enerjide 2035 hedeflerimize ulas¸mak için, ülke olarak reform niteligˆinde düzenlemelere ihtiyaç duymaktayız. Tüm dünyada oldugˆu gibi, yenilenebilir enerji yatırımlarının izin süreçlerini kısaltmamız gerekmektedir. Bu amaçla ilgili Bakanlıklarımızla birlikte 48 ayı bulan uzun izin süreçlerini 24 ayın altına düs¸ürecek bir model üzerinde çalıs¸ıyoruz. I·ns¸allah en kısa zamanda Meclis’imizin gündemine gelecek ve sizlerin de destegˆiyle bu süper izin dönemi yatırım hızımızı ciddi s¸ekilde arttıracaktır.
“Dünyadaki en büyük nükleer güç santrali s¸antiyesi olan Akkuyu’da, dört nükleer reaktörün ins¸ası aynı anda devam ediyor”
Dünyanın 2050'de net sıfır emisyon hedefine ulas¸abilmesi ve küresel sıcaklık artıs¸ının 1,5 dereceyle sınırlandırılması için nükleer enerji kilit bir rol oynuyor. Bu kapsamda geçtigˆimiz yıl Dubai’de düzenlenen COP28’de 25 ülke ‘Nükleer Enerjiyi Üç Katına Çıkarma Deklarasyonu’nu imzalamıs¸tı. Türkiye olarak biz de Bakü’de devam eden COP29’da birkaç gün önce bu deklarasyona imza atan ülkeler arasına dahil olduk. Böylece söz konusu bildirgeyi onaylayan toplam ülke sayısı da 31'e çıktı. Sıfır karbon salımıyla enerji üreten nükleer güç santralleri, elektrik üretiminde sürekli ve güvenilir bir baz yük kapasite sagˆlayarak, enerji arzının istikrarını ve kesintisiz elektrik teminini desteklerler. Bu nedenle, ülkemizin yetmis¸ yıllık nükleer enerji hayalini Akkuyu Nükleer Güç Santrali projemizle gerçegˆe dönüs¸türüyoruz. Bugün itibarıyla dünyadaki en büyük nükleer güç santrali s¸antiyesi olan Akkuyu’da, tüm ulusal ve uluslararası güvenlik standartlarına uygun olarak dört nükleer reaktörün ins¸ası aynı anda devam ediyor.
“Akkuyu’da 4 bin kişiye istihdam sağlanacak”
Halihazırda yaklas¸ık 30 bin kis¸i bu projede istihdam edilmekte olup, is¸letme as¸amasında ise 4 bin kis¸iye sürekli istihdam sagˆlanacaktır. Akkuyu Nükleer Güç Santrali tümüyle devreye alındıgˆında Türkiye'nin elektrik ihtiyacının yüzde 10’unu kars¸ılayacak ve yıllık 7 milyar metreküp dogˆal gaz ithalatı ile 35 milyon ton karbon salımını önleyecektir. Kısa sayılacak bir sürede nükleer enerji alanında çalıs¸an kurulus¸larımız, kabiliyet ve yetkinliklerini uluslararası seviyeye yükselttiler. Örnegˆin, nükleer santrallerin denetimi ve gözetimi alanında faaliyet gösteren kamu s¸irketimiz NÜTED (Nükleer Teknik Destek A.S¸.), Macaristan’daki nükleer güç santralinin denetim süreçlerinde yer alarak, nükleer alanda ilk hizmet ihracatımızı gerçekles¸tirmis¸tir.
“Sinop ve Trakya nükleer güç santrali projelerimize ilis¸kin çalıs¸malarımıza devam ediyoruz”
Net sıfır emisyon hedefimize ulas¸abilmemiz için 2035 yılına kadar 7 bin 200 megavat ve 2050 yılına kadar 20 bin megavatlık bir nükleer kapasiteye sahip olmamız gerekmektedir. Bu dogˆrultuda, Sinop ve Trakya nükleer güç santrali projelerimize ilis¸kin çalıs¸malarımıza devam ediyoruz. Ayrıca, küçük modüler reaktörlere (SMR) yönelik de çalıs¸malar yürütüyoruz. Nükleer endüstrimizde ekipman üretim kabiliyetini gelis¸tirmenin yanı sıra bu alanda yetkin insan kaynagˆımızla kendi santrallerimizi kurmak, ekipman ve hizmet ihracatı yapabilecek bir seviyeye ulas¸mak buradaki en büyük hedefimizdir.
“Hedefimiz, kamu binalarında 2030 yılına kadar yıllık 6 milyar TL enerji tasarrufu sagˆlamak”
Ortaya koydugˆumuz bu hedeflere ulas¸mak için, kamu ve özel sektör birlikte, 2030 yılına kadar 20 milyar doların üzerinde enerji verimliligˆi yatırımı gerçekles¸tirecegˆiz. Bu yatırımlar sayesinde önümüzdeki 15 yılda 46 milyar dolar degˆerinde enerji tasarrufu sagˆlayacagˆız. Kamu binaları için enerji tasarrufu hedefi Cumhurbas¸kanlıgˆı Genelgesi ile 2030 yılına kadar asgari yüzde 30 olacak s¸ekilde belirlendi. Hedefimiz bu kapsamda kamu binalarında 2030 yılına kadar yıllık 6 milyar TL enerji tasarrufu sagˆlamaktır. Digˆer taraftan, iklim degˆis¸ikligˆi ile mücadelenin önemli araçlarından biri olan karbon fiyatlamasına yönelik Emisyon Ticaret Sistemi’nin altyapısı EPI·AS¸ bünyesinde hazır hale getirilmis¸ olup, I·klim Kanunu’nun yasalas¸masına müteakip devreye alınacaktır.
“Meskenlerde kullanılan elektrigˆe düs¸ük kademede yüzde 60, yüksek kademede yüzde 40; dogˆal gaza ise yüzde 63 destek uygulanıyor”
Covid salgını ile bas¸layan ve Rusya-Ukrayna savas¸ı ile devam eden küresel enerji ve emtia fiyatlarındaki olagˆanüstü artıs¸lar, salgın öncesi döneme göre halen yüksek seyretmeye devam etmektedir. Bu yüksek maliyetlerden vatandas¸larımızın etkilenmemesi için sagˆladıgˆımız destekleri önemli miktarda artırdık. Bu kapsamda, tüm vatandas¸larımızın elektrik ve dogˆal gaz faturalarında 2023 yılında 328 milyar TL, 2024 yılının on aylık döneminde ise 275 milyar TL devletimiz tarafından kars¸ılanmıs¸tır. Halihazırda meskenlerde kullanılan elektrigˆe düs¸ük kademede yüzde 60, yüksek kademede yüzde 40; dogˆal gaza ise yüzde 63 destek uygulanmaktadır.
“Bu yıl içinde 1,6 milyon haneye toplam 1,4 milyon ton kömür dagˆıtımı planladık”
Bunun yanı sıra, dar gelirli hanelere elektrik tüketim destegˆi verilmesine yönelik Cumhurbas¸kanı Kararı kapsamında, hanedeki kis¸i sayısına göre aylık 150 kWh’e kadar destekleme yapıyoruz. Bu kapsamda; 2024 yılı bas¸ından itibaren 4,1 milyon haneye 8,1 milyar TL elektrik tüketim destegˆi, 654 bin haneye ise 1,4 milyar TL dogˆal gaz tüketim destegˆi verilmis¸tir. Ayrıca, bu yıl içinde 1,6 milyon haneye toplam 1,4 milyon ton kömür dagˆıtımı planlanmıs¸ olup, kömür dagˆıtımı halen devam etmektedir. Bu desteklere ilave olarak, geçtigˆimiz yıl uygulamaya konan Aile ve Gençlik Fonu’na; maden, petrol ve dogˆal gaz üretiminden elde edilen gelirlerden toplam 5,8 milyar TL tutarında bütçe aktararak, bas¸ta deprem bölgelerimiz olmak üzere, gençlerimizin yuva kurmalarına destek verdik. Bu fona katkımızı her yıl arttırarak aile kurumumuzu güçlendirmeye ve gençlerimize her alanda destek olmaya devam edecegˆiz.
"2025 yılı toplam bütçe teklifi 63,3 milyar TL"
32,3 milyar TL olan Bakanlıgˆımız 2023 yılı bütçesi bas¸langıç ödenegˆine; genel aydınlatma giderleri ile cari ve yatırım giderleri için 2,3 milyar TL eklenmesi sonucunda 2023 yılı bütçe ödenegˆimiz toplamı 34,6 milyar TL olmus¸tur. Bu tutarın 33,9 milyar TL’si harcanmıs¸ olup kalan 672 milyon TL ödenek yıl sonunda iptal edilmis¸tir. Bakanlıgˆımız 2023 yılı bütçe gerçekles¸me oranı yüzde 98’dir. Bakanlıgˆımız merkez tes¸kilatı için 2025 yılı bütçe teklifi genel aydınlatma giderleri dahil olacak s¸ekilde 45,3 milyar TL olup; MTA, MAPEG, TENMAK, EPDK ve NDK ile birlikte teklif edilen toplam bütçe tutarı 63,3 milyar TL’dir."
