Haber: Serra TAYLAN
(ELAZIĞ) –Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda, Elazığ Valiliği’nin ev sahipliğinde düzenlenen Bölgesel Turizm Çalıştayı başladı. Çalıştayda konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 5 ilin turizm değerlerinin ortak bir anlayışla değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda, Elazığ Valiliği’nin ev sahipliğinde düzenlenen Bölgesel Turizm Çalıştayı başladı. Adıyaman, Bingöl, Elazığ, Malatya ve Tunceli’nin turizm potansiyelinin bölgesel perspektifle ele alındığı çalıştayın açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, beş ilin turizm değerlerinin ortak bir anlayışla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ersoy, şöyle konuştu:
"Turizmde artık yalnızca tek bir destinasyonu tanıtmanın yeterli olmadığı bir dönemdeyiz. Bugünün ziyaretçisi bir şehri görmekten çok, bir deneyim yaşamak istiyor. Bir bölgenin tarihini keşfetmek, mutfağını tanımak, doğasını deneyimlemek, kültürünü hissetmek ve bütün bunları tek bir seyahat rotası içerisinde yaşayabilmek istiyor. Dolayısıyla bizim de ziyaretçiye yalnızca gidilecek yerler değil, takip edilecek rotalar; yalnızca görülecek mekânlar değil, yaşanacak hikâyeler sunmamız gerekiyor."
"BİRBİRİNDEN FARKLI AMA BİRBİRİNİ TAMAMLAYAN ÇOK GÜÇLÜ TURİZM DEĞERLERİ GÖRÜYORUZ"
Bölgesel Turizm Çalıştayı’nın 5 il açısından önemine dikkati çeken Ersoy, şunları kaydetti:
"Burada toplanmamıza vesile olan Bölgesel Turizm Çalıştayı’nın kapsadığı Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya illerimize baktığımızda, birbirinden farklı ama aynı zamanda birbirini tamamlayan çok güçlü turizm değerleri görüyoruz. Bu nedenle bu beş şehrimizi yalnızca ayrı ayrı destinasyonlar olarak değil, birbirini tamamlayan büyük bir turizm coğrafyasının parçaları olarak değerlendirmemiz gerektiğine inanıyorum. Bu noktada elimizde son derece güçlü bir potansiyel bulunuyor. Adıyaman şehrimiz, UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan Nemrut Dağı Ören Yeri, Perre Antik Kenti ve Cendere Köprüsü başta olmak üzere sahip olduğu eşsiz tarihî ve kültürel mirasla dünya ölçeğinde bir değere sahiptir.
Malatyamız, UNESCO Dünya Mirası ilan edilen Arslantepe Höyüğü, Eski Malatya surları, coğrafi işaretli zengin gastronomisi, doğası ve yerel yaşam kültürüyle çok güçlü bir turizm potansiyeli taşımaktadır."
"ELAZIĞ BÖLGENİN EN ÖNEMLİ DESTİNASYONLARINDAN BİRİDİR"
Elazığ’ın turizm değerlerini sıralayan Ersoy, “Elazığ ilimiz; UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan tarihî Harput Kenti, Hazar Gölü, Buzluk Mağarası, zengin mutfağı ve köklü kültürel mirasıyla bölgenin en önemli destinasyonlarından biridir. Kadim Harput’un UNESCO Dünya Mirasında kalıcı listede yer alması için de Bakanlık olarak gerekli girişimlerimizi yaptık. Ben eminim ki, bu eşsiz ‘medeniyet hazinesi’ hak ettiği noktaya gelecektir” dedi.
Tunceli’nin doğa turizmi açısından taşıdığı öneme de değinen Ersoy, “Tunceli şehrimiz; Munzur Vadisi Milli Parkı, Ovacık Gözeleri, benzersiz doğası ve sunduğu outdoor ile doğa turizmi imkânlarıyla Türkiye'nin bu alandaki en özel coğrafyalarından biridir” diye konuştu.
Bingöl’ün potansiyeline ilişkin ise Ersoy, “Bingöl ilimiz ise Yüzen Adalar'dan Hesarek Kayak Merkezi'ne, termal kaynaklarından eşsiz yaylalarına ve henüz yeterince keşfedilmemiş değerlerine kadar önemli bir gelişim potansiyeline sahiptir” dedi.
"BÜTÜN MESELE BU DEĞERLERİ DOĞRU ŞEKİLDE ÜRÜNLEŞTİRMEK"
Beş ilin turizm değerlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini yineleyen Ersoy, “İşte biz de tanıtım çalışmalarımızı planlarken her şehrimizin sahip olduğu bu farklı turizm ürünlerini ayrı ayrı değerlendiriyoruz. Bütün mesele, bu değerleri doğru şekilde ürünleştirmek ve birbirleriyle ilişkilendirmektir” dedi.
Ersoy, bu yaklaşımın ziyaretçi sayısından daha geniş bir hedef taşıdığını belirterek, “Böylelikle ziyaretçilerimizin bölgede kalış süresini uzatabilir, turizmden elde edilen katma değeri artırabilir ve bu değerin daha geniş bir coğrafyaya yayılmasını sağlayabiliriz” ifadelerini kullandı.
Beş ildeki konaklama kapasitesini de açıklayan Ersoy, “Bugün baktığımızda bu 5 ilimizde toplam 130 konaklama tesisi ve 11 bin 222 yatak kapasitesi bulunmaktadır” dedi.
Yerel yönetimler ve diğer paydaşların sürece katılımının önemine dikkat çeken Ersoy, sözlerini şöyel tamamladı:
"Turizmde başarıyı merkezi yönetimin tek başına gerçekleştireceği bir hedef olarak görmüyoruz. Valiliklerimizin, belediyelerimizin, üniversitelerimizin, kalkınma ajanslarımızın, sivil toplum kuruluşlarımızın ve yerel paydaşlarımızın sürecin içerisinde olması gerekiyor.
"DÜNYANIN AÇIK ARA EN FAZLA VE EN YOĞUN TANITIM YAPAN ÜLKESİ KONUMUNA GELDİK”
Bizim için turizmde diğer önemli başlık tanıtımdır. Bugün turizmde dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olan ülkemiz, 2019 yılında kurduğumuz Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı aracılığıyla 200’den fazla ülkede gerçekleştirdiği reklam, tanıtım, ağırlama ve PR faaliyetleri sayesinde dünyanın açık ara en fazla ve en yoğun tanıtım yapan ülkesi konumuna gelmiştir.
Tanıtım faaliyetleri sonucu 2026 yılının ilk 6 ayında 25.8 milyon ziyaretçiye ev sahipliği yaparken, yine bu dönemde turizm gelirimiz 25.7 milyar dolara ulaşmıştır."