Ziraat Mühendisleri Odası çay alım fiyatlarının düşük kaldığını belirterek, fiyatın 4 liraya çekilmesini, Çaykur’un da alım kotasını arttırmasını istedi. Ramazan Bayramı’ndaki sokağa çıkma yasağı nedeniyle ürünlerin kartlaşma riski yaşayacağı uyarısında bulunan oda, Rize, Trabzon, Artvin ve Giresun illerinde 23-26 Mayıs tarihleri arasında sokağa çıkma yasağı uygulanmamasını istedi
Ziraat Mühendisleri Odası, çay sektörünün sorunlarıyla ilgili yazılı açıklama yaptı. 2020 yılı için 3 lira 27 kuruş çay alım fiyatı ve 13 kuruşluk deste fiyatının maliyetin altında kaldığına dikkat çekilen açıklamada, “Açıklanan rakamın maliyet ve üretici kârı ile birlikte 4 lira/kg olması gerekirdi. Salgın nedeniyle üretici ve çalışanların gelir düzeyinde yaşanacak azalmanın giderilmesi için yaş çay bedelleri en azından birinci sürgün döneminde peşin ödenmelidir” denildi.
Ramazan Bayramı’nda ilan edilen sokağa çıkma yasağı nedeniyle, bayram sonrası üreticinin Çaykur’da yığılma yapacağı bulunulan açıklamada, Rize, Trabzon, Artvin ve Giresun illerinin 23-26 Mayıs tarihleri arasında yasaktan muaf olması gerektiği kaydedildi: “Güncel bir sorun olan sokağa çıkma yasağı konusunda ise; Çaykur`un kampanyayı geç açıklaması ve ilk defa özel sektörün Çaykur`dan önce çay alması, Ramazan Bayramı`nda 81 ilde sokağa çıkma yasağı getirilmesi nedeniyle 2-3 gün çay alımı yapılıp sonrasında 4 gün alım yapılmaması gerek çayda kartlaşma nedeniyle kalite düşüklüğüne yol açacak gerekse bayramdan sonra yoğun bir şekilde yapılacak alım yüzünden oluşacak izdiham sonrası Çaykur kısa sürede kontenjan uygulamasına geçmek zorunda kalabilecektir.”
‘ÇAYKUR KOTAYI ARTTIRMALI’
Çaykur’un koyduğu kota nedeniyle üreticinin ürünlerini özel sektöre vermek zorunda kaldığı kaydedilen açıklamada, yarı fiyattan alım yapıldığı ve ödemelerin de geciktiği belirtildi. Açıklamada Çaykur’un kotasını arttırması istendi: “Geçen yıl 500 kg/gün olan kotanın bu yıl 600 kg/gün olarak açıklanması özel sektörü etkileme açısından olumlu gözükse de kurumun mevcut işleme kapasitesi 250-270 bin tonu geçmeyeceği için kağıt üzerinde kota artışı değil işleme kapasitesinin artırılmasına bağlı kontenjan artışı önemlidir.”
‘ÇAYKUR’UN ZARARI 1.5 MİLYAR LİRA’
Koronavirüs salgını nedeniyle üreticinin banka kredilerinin bir faizsiz yıl ertelenmesi gerektiğinin altı çizilen açıklamada, Çaykur’un da Türkiye Varlık Fonu A.Ş.`den çıkarılması gerektiği vurgulandı: “Fon`a devredildikten sonra kurum sürekli zarar etmeye başlamış, üç yıllık toplam zararı 1 milyar 559 milyon 990 bin lira olmuştur.”
Açıklamada çay sektörüne ilişkin şu talepler yer aldı:
-Ülkemize her yıl gümrük tarifeleri ve dışalım yolu ile 4-5.000 ton, kaçak yollarla gümrük vergisine tabi olmadan 40-50.000 ton menşei ve muhtevası belli olmayan çay girişi olmaktadır. Yıllardır devam eden kaçak çay girişi sıkı denetlemelerle mutlaka önlenmeli, çay dışalımında uygulanan vergiler artırılarak çay sektörümüz korunmalıdır.
-Çay ekim/dikim alanlarının doğal sınırına varması, yeni çay bahçesi tesisinin neredeyse imkânsız hale gelmesi ve bölgede çaya alternatif katma değer yaratan başka bir ürünün olmaması nedenleriyle çay üretim alanları kadastral alanlar baz alınarak yeniden ruhsatlandırılırken gerçek rakamlarla geçerli politika ve çözüm yolları ortaya konulmalıdır. "Budama tazminatı" ve "çay primi" ödemesi güncel ihtiyaçları karşılayacak şekilde artırılarak devam etmelidir.
-Çayda kalite ve verimi artırıcı Ar-Ge çalışmalarının özel sektörün ilgisizliği nedeniyle yalnızca kamu tarafından yürütülmesi gerçeği karşısında Atatürk Çay ve Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü`nün teknik bilgi, personel ve altyapısı güçlendirilmelidir.
-Çay üretim alanlarında yanlış ve bilinçsiz şekilde kullanılan kimyasal gübrelerin toprak ve su kaynaklarında yarattığı kirliliği önlemek için organik gübre kullanımı ve organik çay üretiminin teşvik edilmesine devam edilmelidir.