Özel Haber: Edda Sönmez / Kameraman: Çoşkun Çatar
ANKA ekibi, koronavirüsle mücadelede gelinen aşamayı aktarmak amacıyla Sancaktepe Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi Covid-19 Yoğun Bakım Servisi'ne girdi. Covid Yoğun Bakımı Sorumlu Hemşiresi Hüseyin Benli, "Canla başla buradayız ama bizler de artık yorulduk, bir tükenmişliğe girdik. Bunu hiçbir zaman bahane edip de bir an geri çekilmedik. Nasıl ki bir asker dağda savaşıyorsa, nasıl ki bir komando dağda canını siper ediyorsa biz de burada hastalarımıza canımızı siper ettik" dedi.
İstanbul'da salgın ve afetlere karşı kullanılmak üzere 45 günde inşa edilen Sancaktepe'deki Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi yeni tip koronavirüs (Covid-19) ile mücadelede önemli rol üstleniyor.
ANKA ekibi, koronavirüsle mücadelede gelinen aşamayı aktarmak amacıyla Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi bünyesindeki Covid-19 Yoğun Bakım Servisi'ne girdi.
Covid Yoğun Bakımı Sorumlu Hemşiresi Hüseyin Benli, yaşadığı süreçle ilgili hem hasta bakımı hakkında bilgi verdi hem de duygularını anlattı. Sürecin sağlık çalışanlarını yorduğunu, yine de kendilerini hastaları için siper ettiklerini ve bunu yapmaya devam edeceklerini söyledi. Hastaları ve hastalığın seyrini takip eden hemşire Benli, hastaların bu süreçte pek çok 'keşke'lerinin olduğunu gördüklerini söyledi.
"HİÇBİR HASTAMIZIN BURADA YATMASINI İSTEMİYORUZ"
Covid Yoğun Bakımı Sorumlu Hemşiresi Hüseyin Benli, süreçteki deneyimlerini şöyle aktardı:
“Bizler burada Covid yoğun bakım hastalarına bakmaktayız. Özellikle hastalığı ağır seyredenler burada. Üçüncü basamak düzeyi solunum yetmezliğine giren, durumları ağırlaşan hastaları, anlık takip edebilmek ve tedavilerini eksiksiz yapmak üzere bu yoğun bakım odalarına alıyoruz. İçinde bulunduğumuz odada Covid-19 bulaşı riskinin yüksek olması dolayısıyla kamera sistemi devreye girdi. Bizler de kamera sisteminden 7/24 monitör başında hastamızı takip ediyoruz. Aynı zamanda hemşire bankolarımız her odanın önündedir. Yani biz hastaların her anını izlemekteyiz. Hastalarımız odada izole durumdadır aynı zamanda da rutin kontrolleri ve gerekli tedavileri burada yapılmaktadır. Acil müdahale gerektiği durumlarda her şeyimiz, acil arabalarımız, tüm bakım gereçlerimiz hâlihazırda bulunmakta. Zor bir durum. Hiçbir hastamızın burada yatmasını istemiyoruz. Allah devletimize de böyle bir zeval vermesin. Bir daha biz bu pandemi dönemini inşallah yaşamayız. Hastalarımızın solunum sıkıntısına girmesi o kadar zor bir durum ki onlarla, iyileşen hastalarımızla konuştuğumuz zaman birçok 'keşke'leri olduğunu görüyoruz. sürekli olarak 'Keşke bunları yapmasaydım', 'Bu şeyi kimsenin yaşamasını istemiyorum', 'Bir daha daha dikkatli olacağım' sözleri ağızlarından dökülüyor.”
"EŞİMLE DAHA İZOLE ŞEKİLDEYİZ"
Eşinin 22 haftalık hamile olduğunu dile getiren Covid Yoğun Bakımı Sorumlu Hemşiresi Benli, “Kucağımıza alacağımız günlerin hayalini kuruyoruz. Zor bir süreçteyiz. Eşimin hamile olması, benim bu sektörde olmam, Covid döneminde olmamız hepsi çok zor. İşimiz için hastalarımızı iyi etmek için canla başla çalışıyoruz. Biz de sosyal hayatımızda daha tedbirli olmamız, özen göstermemiz gerektiğini biliyoruz. Eşimle de daha bir izole şekildeyiz ev ortamında. Eşim, hamileliğinin 24’üncü haftasından sonra, devletimizin bize verdiği imkanla idari izine ayrılacak ve annesinin yanına gidecek. Bizler burada her ne kadar özen göstersek, dışarıdan kendimizi soyutlasak, ailelerimizle görüşmesek de diğer vatandaşlar bu özeni göstermezse sorun büyümeye devam eder. Vatandaşlarımızdan gerçekten bizleri geçelim, her şeyi geçelim, kendi çocukları, büyükleri ve arkadaşları için biraz daha temkinli olmalarını rica ediyorum. Onlar ne kadar temkinli olurlarsa ne kadar kendini korurlarsa vaka sayılarımız o kadar azalır ve hastaneye gelme olasılığı da düşer. Bu şekilde bizim de iş yükümüz biraz daha azalmış olur” diye konuştu.
“TÜKENMİŞLİĞE GİRDİK AMA BUNU HİÇBİR ZAMAN BAHANE ETMEDİK"
Sancaktepe Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hemşiresi Hüseyin Benli, "Bizler de artık Covid’in bitmesini istiyoruz: Artık yorulduk, bir tükenmişliğe girdik ama bunu hiçbir zaman bahane edip de bir an geri çekilmedik. Nasıl ki bir asker dağda savaşıyorsa nasıl ki bir komando dağda canını siper ediyorsa biz de burada hastalarımıza canımızı siper ettik. Bir hastamızı kurtarmamız bile bizi o kadar mutlu ediyor ki. Bu o kadar güzel bir duygu ki hastayı ailesine teslim ettiğimiz, iyi dileklerini duyduğumuz zaman çok mutlu oluyoruz. Bütün yorgunluğumuzu, yıkılmışlığımızı unutuyoruz" dedi.
Hemşire Benli konuşmasını şöyle tamamladı:
"ELİMİZDE BİR SİHİRLİ DEĞNEĞİMİZ OLSA DA KİMSE HASTANEYE DÜŞMESE"
Benli, “Keşke o anda siz de burada olsaydınız. Çok yakın olduğum bir çalışma arkadaşımın kayınbabasının bir gece aniden hastanemize yatışı oldu. 35 gün entübe durumunda kaldı. Yani solunum cihazına bağlıydı, durumu ağırdı. Ancak, yaşam mücadelesini o kadar güzel bir şekilde verdi ki sonunda buradan sağlığına kavuşarak ayrıldı. Alkışlar eşliğinde hastanemizden ayrılırken bize teşekkür etmesi, ailesine kavuştuğu o anlar, arkadaşımızın o mutluluğu bizim için unutulmaz anlardı. Tüm hastalarımızla bu anı yaşamak istiyoruz, tüm hastalarımızın iyi olmasını istiyoruz. Keşke tüm odalarımız boş olsa, bu şekilde hastalarımıza bakmak durumunda kalmasak, keşke kimsenin buraya gelmemesini sağlayabilsek. Elimizde bir sihirli değneğimiz olsa da bunu yapabilsek. Ama unutmayın ki bu hastalık ancak bizlerin tedbirleriyle, sosyal mesafeye, hijyen kurallarına uyulmasıyla geçer.”
HAMİLELERDE COVİT ARTIŞI
Acil durum Hastanesi'nin bağlı bulunduğu Sancaktepe Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Nurettin Yiyit de "Pandemi konusunda ne kadar mücadele etsek de bazen kötü gidişaatı durduramıyoruz" dedi. Son zamanlarda özellikle kronik rahatasızlığı olan, hamile ve yaşlılarda covid hastalığının artığına işaret eden Doç. Dr. Yiyit, “Malumunuz yaz aylarının gelmesiyle birlikte düşüş eğilimindeki pandemi tüm ülkeye yayıldı. Hasta sayılarımızda özellikle bayramdan sonra bir tırmanma trendi başladı. Başlangıçta hastalarımızın önemli bir bölümü evden takip edebiliyorduk. Ancak, son zamanlarda hasta yatışları arttı. Yatak doluluk oranlarımız yükseldi. Elimizdeki veriler şunu gösteriyor: Risk grubunda ve yaşlı olan hastalar ile hamileleri eskisi kadar iyi koruyamıyoruz" ifadelerini kullandı.
Tekrar eski formatımıza geri dönersek risk grubunda olanları, yaşlı hastalarımızı ve hamileleri iyi korumaya başlarsak bunları da düşüreceğimizi düşünüyorum. Bir başka konu da tedavide aldığımız tedbirlerde güzel gelişmeler oluyor bazı ilaçları ekledik, bazılarını daha erkene çektik, bu da pnömoni oranlarımızda düşüşlere sebep oldu ama burada en büyük görev yine halkımıza düşüyor” dedi.
"VATANDAŞLARIMIZI BİZE DESTEK OLMAYA ÇAĞIRIYORUM"
Hastane olarak pandemi döneminde önemli rol üstlendiklerini anlatan Doç. Dr. Yiyit, aldıkları tedbirler ve bazı ilaçların kullanımını erkene çekerek olumlu gelişmeler sağladıklarını, ancak en büyük görevin vatandaşlara düştüğünü söyledi. Yiyit, şunları ifade etti:
"Elimizden geleni yapmak, boynumuzun borcu. Her bir hastayı buradan taburcu ettiğimizde tekrar tekrar mutlu olan, bundan onur duyan insanlarız. Ama bu süreç bir yerden kesintiye uğrayacaksa virüsün bulaşmasını engelleyerek olacak. Tekrar ilk baştaki formatımıza geri dönersek, kendimizi ve etrafımızdakileri korursak, yani herkes potansiyel Covid-19 hastasıymış gibi hareket etmeye başlarsak ve risk grubumuzdaki insanları yine eskisi gibi iyi korursak bu süreci durdururuz. Aksi takdirde eğer vatandaşlarımız bu sürece aktif destek olmazlarsa dünyanın en mükemmel sağlık sistemini kursak bile sistemi yorarız. Vatandaşlarımızın bize yapacağı en büyük iyilik bilimsel olarak koruyuculuğu kanıtlanmış olan maskeye özen göstersinler. Lütfen maskesiz evden dışarı çıkmayalım, kalabalık alanlardan mümkün olduğunca uzak duralım. Kısaca özetlersek maskemize, mesafemize ve temizliğimize maksimum özenle bu işi hep birlikte yenebiliriz diyorum.”