Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 2020 yılsonu enflasyon beklentisi yüzde 7,4 (önceki yüzde 8,2), 2021 yılsonu enflasyon beklentisi yüzde 5,4 (değişmedi) oldu. Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal, “Enflasyonun, yüzde 70 olasılıkla 2020 sonunda yüzde 5,5-9,3 aralığında (Önceki yüzde 6,2-10,2 aralığı ile yüzde 8,2), enflasyonun, yüzde 70 olasılıkla 2021 yılı sonunda yüzde 3,1-7,7 aralığında -orta noktası yüzde 5,4- gerçekleşeceğini öngörüyoruz” dedi. Önceki tahmin ise yüzde 3,0-7,8 aralığı ile yüzde 5,4 idi.
Uysal, “Enflasyonun orta vadede yüzde 5,0 düzeyinde istikrar kazanacağını tahmin ediyoruz. 2020 yılsonu enflasyon tahminleri bir önceki raporla kıyaslandığında çıktı açığında güncelleme -1,2 puan, gıda enflasyon varsayımı- 0,3 puan, TL cinsi ithalat fiyatları tahmini 0,2 puan etki yaptı. Tahmine aşağı ve yukarı yönde etki eden unsurların birbirini dengelemesiyle 2021 yılına ilişkin enflasyon tahminleri değişmedi. Toplam talep koşullarının enflasyonu sınırlayıcı etkisinin yılın ikinci çeyreğinden itibaren arttığı değerlendiriliyor. Elimizdeki finansal araçları bu yönde kullanmaya devam edeceğiz” dedi.
LİKİT İHTİYACI KARŞILANMAYA DEVAM EDECEK
Uysal, "TCMB olarak bu dönemde uyguladığımız politikaları da bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor. Son dönemde aldığımız parasal tedbirler ekonominin üretim potansiyelini ve finansal istikrarı destekleyerek bu dönemin en az hasarla atlatılmasını amaçlıyor" dedi. "Bu çerçevede, sistemin artan likidite ihtiyacını karşılamaya ve reel sektöre kredi akışının kesintisiz devamını sağlamaya yönelik zamanlı, hedefe odaklı ve öngörülebilir adımlar attık" diyen Uysal likit ihtiyacına yönelik adımların atılamaya devam edeceğini ifade etti. Uysal sözlerini şöyle sürdürdü: "DİBS piyasasındaki likiditeyi desteklemek amacıyla yaptığımız DİBS alımlarını açık bir iletişimle, belirlediğimiz limitler dahilinde gerçekleştiriyoruz. Varlığa Dayalı Menkul Kıymet ile İpotek veya Varlık Teminatlı Menkul Kıymetlerin teminat setine dahil edilmesiyle, benzer nitelikteki ihraçların likiditesinin artmasını hedefliyoruz. İhracatçı firmaları KOBİ odaklı yaklaşımla desteklemeye yönelik olarak sağladığımız reeskont kredilerini de belli limitler dahilinde ve teminat karşılığında kullanıma sunuyoruz. Söz konusu parasal tedbirlerin yanı sıra alınan mali tedbirler ve büyük ölçüde kamu bankalarınca genişletilen kredi arzı, kredi büyümesine ilişkin aşağı yönlü riskleri sınırlayarak reel sektör ve finansal sektör arasındaki etkileşimin sağlıklı bir şekilde devam etmesine katkı sağlıyor."
"KAMU BORÇLULUĞU DÜŞÜK"
Başkan Uysal, "Salgın öncesi dönemde cari işlemler dengesinde sağlanan belirgin iyileşme ve şirketler kesiminin yabancı para borçluluğunda süregelen düşüş eğilimi ile bankacılık sektörünün likidite ve sermaye tamponlarının güçlenmiş olması ve kamu borçluluğunun düşük seyretmeye devam etmesi, bu dönemde Türkiye ekonomisinin direncini artıran başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Ayrıca, enflasyon görünümündeki iyileşmeye paralel faiz indirimlerinin de katkısıyla yurt içi finansal koşulların destekleyici konuma gelmiş olması, kredi kanalının ve firmaların nakit akışının sağlıklı işleyişi açısından önemli katkı sunuyor" diye konuştu.
Uysal, "Bu çerçevede, önümüzdeki dönemde de parasal duruşumuzu enflasyondaki düşüşün sürekliliğini sağlayacak şekilde belirlemeye ve elimizdeki bütün araçları veri odaklı bir yaklaşımla fiyat istikrarı ve finansal istikrar amaçları doğrultusunda kullanmaya devam edeceğiz" dedi.