HABER: EDDA SÖNMEZ / KAMERAMAN : HARUN BEKER
Peki virüsten korunmanın, ona karşı hazırlıklı olmanın yolları var mı? Kişiselleştirilmiş ve Önleyici Tıp Doktoru Sibel Özgül,virüse hazırlanmanın yollarını şöyle anlattı:
VİRÜSTEN KORKMAYIN
“Bu dönemde en başta korkmamalıyız. Çok ciddi bir panik var. Panik immün sistemi (bağışıklık) baskılıyor. Bağışıklığı zayıflatıyor. Biz bu işten korkarak korunamayız. Korkmak değil, gerekli tedbirleri almak ve sakin kalmak zorundayız. Bütün doktorlar, bilim insanları, bu konularda uzman kişiler bunu çıkıp söylüyor zaten. Meditasyon yapın, yoga yapın, spor yapın. Aslında hepsinin altında sakin kalma ihtiyacı var. Sizin seratonini normallemeniz, iyi olma halini kaybetmemeniz gerekiyor. Bu nedenle korkmayıp ama umursamamazlık da yapmayıp gerekli tedbirleri almamız gerekiyor. Çünkü ciddi bir salgın içindeyiz. Bu umursamazlıkla yayılabilecek bir hastalık. O nedenle, 1 korkmayacağız, 2 gerekli izolasyonu sağlayacağız".
DOĞRU MASKEYİ, DOĞRU ŞEKİLDE KULLANIN
"Sağlık Bakanlığı’nın kuralları içerisinde var. TV’lerde, sosyal medyada, herkesin ulaşabileceği her alanda söylendi, anlatıldı. Sosyal mesafeyi koruyalım, maske kullanalım, eldiven kullanalım. Ancak doğru maskeyi kullanalım. Yanlış maskeler kullanılıyor. N95 gibi sağlık personelinin kullanması gereken maskelerle dolaşan insanlar görüyoruz. Onlar halka dönük maskeler değil. Normal kullandığımız maskeleri de lütfen ortalık yere atmayalım. Mendilleri, eldivenleri tıbbi atık gibi atmalıyız. Gerekirse hiç ulaşılamayacak şekilde atmalıyız. Buna çok dikkat etmemiz gerekiyor."
KALİTELİ UYKU TEDAVİ EDER
"Uyku düzenimiz önemli. Herkes 8 saat düzenli uyku uyumalı. Uyumayı dikkat etmeli ve manyetik alandan temiz bir yerde uyumalı. Aksi takdirde manyetik alan, elektro smoke’lar otonom sinir ağımız üzerinde blokajlar oluşturuyor. Elektro smoke alan, manyetik alan, wireless, cep telefonuyla uyumak vücudun onarımı için gerekli ortamı sağlamıyor. Bu nedenle uyuduğumuz yerlere dikkat etmeliyiz. Karanlık ortamda, melatoninden faydalanacak şekilde ve manyetik alandan temiz uyumalıyız. Uykunun bir RAM dönemi dediğimiz dönemi var. Vücut ciddi bir onarım sağlıyor. Vücudun savunma hücreleri, savaşan hücrelerinin bu dönemde fonksiyonları düzenleniyor. Adrenalin, kortizon gibi enzimler düşüyor."
VÜCUDUNUZ YEDİKLERİNİZLE SAVAŞMASIN
"Bu dönemde enflamasyonu arttıracak gıdalardan uzak durmalıyız. Bunlar karbonhidratlar, şekerler, glisemik indeksi yüksek gıdalar ve kırmızı et. Bu dönemde bunları tavsiye etmiyoruz. Daha çok sebze, meyve ve beyaz etler ağırlıklı renkli bir beslenmeyi tavsiye ettiğimiz dönemdeyiz. Antiviral beslenme diyoruz biz buna. Vücuda yük oluşturmayalım. Ne kadar enflamasyon yaratan bir gıda alırsanız vücut onunla savaşmaya çalışıyor. Sizin vücudunuzun onarımını virüsle savaşa çevirmeniz gerekiyor."
BÜYÜK BİR KISMIMIZI YAKALAYACAK
"Çünkü bu virüste çoğumuz, çok büyük bir kısmınız buna yakalanacak. Önemli olan bunu zamana yaymak. Virüs yüküne maruz kalmamak. Bu nedenle sağlıkçıların işi çok zor. Çünkü sağlıkçılar virüs yüküne maruz kalıyorlar. Ve yorgunlar, çok saat çalışıyorlar. Bundan sonra da virüs yüküne çok maruz kaldıkları için hastalığı çok ağır geçiriyorlar. Bu virüs yüküne çok maruz kalmamak için ve hastanelerin yükünü çok arttırmamak için. Çünkü bu vaka ne kadar çok pik yaparsa sağlık sisteminin ona erişme gücü kalmıyor. Siz bu dönemde evde kalarak, iyi uyuyarak, sağlıklı beslenerek sisteminizi mücadeleye ayırıyorsunuz. Şunu hep söylüyoruz. Virüslerle, bakterilerle savaşmak için kişisel olarak bedeninizin ve bağışıklığınızın sağlıklı olması gerekiyor. Dün de bunu söylüyorduk. Lütfen bedeninize yatırım yapın. Hasta olmayı beklemeyin. Koruyucu hekimlik çok önemli."
AĞIR SPOR DEĞİL HAFİF EGZERSİZ
"Egzersiz yapmak çok önemli. Ağır egzersizleri önermiyoruz çünkü onlar immün sistemi yoruyorlar ama egzersiz yapılmasını öneriyoruz. Egzersizi de şöyle yapmak lazım. Sosyal mesafeyi koruyabileceğiniz temiz alanlar varsa yürüyüş yapın ama onun dışında evde yapılabilecek egzersizler de önemli. Siz egzersiz yaptığınızda vücudumuzda olan bir genimiz aktif oluyor. Vücudumuzda enerjiyi sağlayan hücrelerin sayısı artıyor, çalışması düzenleniyor. Bu da bizim virüsle mücadelemizi sağlıyor. Spor çok önemli. Ayrıca yapabileceğimiz bitki çayları. Mesela en çok tavsiye ettiğim nane, limon çayı. Nanede hesperidin var, limonda C vitamini. Bu virüse yönelik de bir çay."
VİRÜSTEN KAÇARKEN KANSER OLMAYIN
"Elleri yıkamak önemli. Bu virüs büyük bir molekül ve düştüğü yerlerde çok uzun kalıyor. Mukozalardan giriş yapıyor. Elimizi çok yüzümüze, ağzımıza götürmememiz gerekiyor. Günde birkaç kez burnumuzu suyla yıkayalım. Burun yıkamak bu virüsten korunmak için çok önemli. Bir dezenfektan zaten herkes kullanıyor. Bu dezenfektanları kullanırken de dikkat etmek lazım. Bazıları el florasını bozuyor ve virüsün girişini kolaylaştırıyor. Biz bazen faydalı zannederken kendimize çok zarar veriyoruz. İnsanlarda korkunç bir çamaşır suyu kullanımı söz konusu. Bunlar da tehlikeli boyutlara varmamalı. Bu salgından sonra kanserlerle mücadele etmek istemiyoruz. Ne olur doğru dezenfektanlar kullanalım."
C VİTAMİNİ EN BÜYÜK SİLAH
"Bu dönemde almamız gereken bir takım vitamin ve mineraller var. Biz normalde kişiye özel kurguluyoruz bunları. Kan biyokimyanıza, genetik kodlarınıza bakıyoruz. Size özel o anki ihtiyaçlarınıza göre veriyoruz. Ama şu anda böyle bir şansımız yok. Herkese genel olarak iyi gelecek şeyleri tavsiye etmek gerekiyor. Koronavirüs için şu anda kullanılacak antioksidanlar önemli. Çünkü siz bunu kullanınca vücudun savaşma gücü artıyor. C vitamini burada en önemli antioksidan. Biz C vitaminin damardan kullanımını da hasta olanlara mutlaka öneriyorum. Koruyucu amaçlı da ben kendi hastalarıma uyguluyorum. Damar yoluyla alamayan kişiler için ağızdan kullanımı gerekli. Günde 1 gram ile 3 gram arası C vitamini kullanımı bu dönemde çok doğru bir hareket. D vitamini kullanımı aynı şekilde. Ben bunun dilaltı sprey şeklinde alınmasını tavsiye ediyorum. Quarcetin’i tavsiye ediyoruz. Balık yağı mutlaka kullanılması gereken destek ürünlerden. Çörek otu yağı, üzüm çekirdeği yağı. Bunlar bir virüsle savaşabilmeniz için. Bizim önemli olan virüsle savaşabilmemiz. Bağışıklığımızın bu savaşı verecek güçte olması. Sizin yapacaklarınız arasında antioksidan almak mutlaka olmalı. Ben ozon terapiyi de tavsiye ediyorum. Hastalarıma mutlaka uyguluyorum. Onunla ilgili de çok ciddi çalışmalar var. Dünyanın birçok yerinde kullanılıyor. Ozon tedavisi ve yüksek c vitamini uygulanmasını tavsiye ediyorum kişilere."
SABUNLA DEĞİL OVARAK YIKAYIN
Meyveyi ve sebzeyi asla sabunla yıkamayın. Bol suyla fırçalar tarzda yıkamak doğru hareket. Elinizle ova ova yıkamanızı tavsiye ederim. Sabunlu suyla yıkamak doğru bir hareket değil. Bu dönemde çok fazla çiğ tüketilmesini de tavsiye etmiyorum. Biraz daha pişmişlerini tavsiye ediyorum. Sebzeleri buharda haşlayıp tüketebilirler sebzeleri. Burada önemli olan şey el yıkanması. Eli sabunladıktan sonra, burnunuzu iyice yıkadıktan sonra, elinizi ağzınıza-yüzünüze götürmedikten sonra, sosyal mesafeyi koruduktan sonra da çok da yapmanız gereken bir şey yok.”