Türkiye’nin Çamlıca Tepesi'nde bulunan 111 metrelik en uzun bayrak direğine, ülkenin yaklaşık bin metrekarelik en büyük Türk bayrağı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da katıldığı törenle çekildi. Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, "100. yılına yaklaştığımız Cumhuriyetimizi her alanda büyüterek ve güçlendirerek bizden sonraki nesillere bırakmanın gayreti içindeyiz" dedi.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ve TBMM'nin kuruluşunun 101. yıl dönümü kutlamaları çerçevesinde, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nca Çamlıca Tepesi'ne kurulan Türkiye'nin en uzun bayrak direğinde, “bayrak göndere çekme töreni” düzenlendi. Törende, bin metrekareyi bulan Türk bayrağı göndere çekildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada; "Biz 19 yıldır ülkemizi 2023 hedefleri ile buluşturmanın mücadelesini veriyoruz. Çocuklarımızın da 2053 vizyonuyla, teslim aldıkları emaneti çok daha ileriye taşıyacaklarına inanıyorum. Bugün burada açılışını yapacağımız, ülkemizin en uzun direğinde dalgalanacak olan bayrağımızı işte bu vizyonun sembolü olarak çocuklarımıza armağan ediyoruz" dedi.
Erdoğan, konuşmasında; Üsküdar Kirazlıtepe Mahallesi'ndeki kentsel dönüşümün tamamlanmasıyla, bölgenin daha da güzelleşeceğini belirterek, kendisine “Başkanım ya ne olur bizi de aynı şekilde bu değişim dönüşüm planı içerisinde, aynı duruma kavuşturun” diyen bölge sakinlerine, “Ne olur siz de şöyle aranızda bir anlaşın da ne ben üzüleyim ne sizi üzeyim” dediğini aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:
“BÜYÜK TÜRKİYE'NİN İNŞASI YOLUNDA, ADIM ADIM İLERLİYORUZ: Bu müstesna günü müstesna bir eserle şereflendiriyoruz. Büyük Millet Meclisimiz bundan tam 101 yıl önce, bir 23 Nisan Günü dualarla, salavatlarla, tekbirlerle Ankara'da açılmıştır. İstiklal harbimiz yönetmiş ve zafere ulaştırmış bu gazi Meclis’in başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere rahmetle yad ediyoruz. İstiklal harbimizin kazanılmasını ve yeni devletimiz, Cumhuriyetimizin kurulmasını sağlayan herkese şükranlarımızı sunuyoruz. Rabbim ülkemizi bir daha yeniden İstiklal harbi vermek, İstiklal Marşı yazdırmak mecburiyetinde bırakmasın diyoruz. Vatan topraklarını parçalamak ve milletimizi bölmek için kullanılan yöntemler değişmiş olsa da niyet hep aynıdır. Bugüne kadar darbecilerden terör örgütlerine ve ekonomik tuzaklara kadar bu ülkeyi ve milleti hedef alan her saldırı aynı kirli senaryonun ürünüdür. Hamdolsun tüm badireleri birer birer geride bırakarak büyük ve güçlü Türkiye'nin inşası yolunda adım adım ilerliyoruz. Son devletimiz Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet payidar kılmak için, maziden atiye kurduğumuz köprüyü güçlendirerek gece gündüz çalışıyoruz. 100. yılına yaklaştığımız Cumhuriyetimizi her alanda büyüterek ve güçlendirerek bizden sonraki nesillere bırakmanın gayreti içindeyiz.
BİZ TOPRAĞIN ALTINDA OLUP SİZİ İZLEYECEĞİZ: Biz 19 yıldır ülkemizi 2023 hedefleri ile buluşturmanın mücadelesini veriyoruz. Çocuklarımızın da 2053 vizyonuyla teslim aldıkları emaneti çok daha ileriye taşıyacaklarına inanıyorum. Bugün burada açılışını yapacağımız ülkemizin en uzun direğinde dalgalanacak olan bayrağımızı işte bu vizyonun sembolü olarak çocuklarımıza armağan ediyoruz. Türk milleti için bayrak, bağımsızlığının en önemli sembollerinden biridir. Ne diyor Arif Nihat Asya; ‘Dalgalandığın yerde ne korku ne keder, gölgende bana da bana da yer ver, sabah olmasın günler doğmasın ne çıkar, yurda ay yıldızının ışığı yeter.’ Bir başka böyle mısralar manzumesinde de 'Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır'. Eğer toprak kan dökülmemişse o zaten vatan olmaz. Ben bunları hep şuna benzetiyorum, arsa var arazi var. Araziyi arsaya dönüştürmek için belli bedel ödemek gerekiyor. Aksi takdirde arazinin hiçbir anlamı yok. İşte bizler de bu ülkede bu toprakları vatan yapmak için nice şehitler verdik. Gençler işte sizleri bir büyüğünüz olarak ben böyle görüyorum. İnanıyorum ki 2053'ün Türkiye’sini siz inşa edeceksiniz, siz kuracaksınız. Sizin gözlerinizde ben bu pırıltıyı görüyorum. Onun için çok çalışacağız, okuyacağız ve inşallah 2053'ün Türkiye’sini inşa edeceğiz. Biz toprağın altında olacağız. Rabbim lütfederse oradan sizi inşallah izleyeceğiz ama size inanıyoruz, size de öyle bir Türkiye'yi bıraktığımıza inanıyoruz.
BU BAYRAKTAN DAHA BÜYÜĞÜ YOK: Türkiye'nin gözbebeği olan İstanbul'un en güzel tepelerinden birinde nazlı nazlı dalgalanan bayrağımızın gölgesinde güven içinde ve huzurla yaşayacağız. Çamlıca, hepsini de bizzat takibini yaparak ülkemize kazandırdığımız camisiyle, kulesiyle ve şimdi de 111 metrelik bayrak direği ve Türkiye'nin en büyük bayrağı yaklaşık 1000 metrekareyi bulan bayrağı ile yepyeni bir çehreye kavuşuyor. Türkiye'de bu bayraktan daha büyüğü yok. Bu yükseklikte bir bayrak direği de yok. Şu anda Çamlıca bununla müşerref oluyor ve İstanbul bir gülümsemeyi de bu tepeden bu bayrak direği ve bayrakla sadece Türkiye'ye değil dünyaya da yapıyor. İstanbul'a tüm bu güzellikleri kazandırmış olmaktan ülkem ve milletim adına gurur duyuyorum.
İŞTE ÇEVRECİLİK BUDUR: Büyük Çamlıca Camii’ni inşa edip bitirmek hamdolsun bizlere nasip oldu. Etrafı ciddi bir kirlilik içerisindeydi antenlerle vesaire ve bu antenlerin tamamını kaldırmak hamdolsun bize nasip oldu. Hani birileri çevrecilikten bahsediyor ya işte çevrecilik budur. Bu çevrecilikle biz, burayı temizledik ve tam anlamıyla bir çevre düzenlemesi yaptık. Şimdi Kirazlıtepe-Küplüce ve buradaki kardeşlerime de sesleniyorum, bu anlamlı günde sesleniyorum. Gelirken, bazı buranın sakinleri ile de görüştüm. İfadelerim şu; bakın burada bir çevre düzenlemesi yapıyoruz ve bu düzenlemenin yanında istiyoruz ki buradaki yapıları tamamı ile kaldıralım ve şu anda Kirazlıtepe'de yapılan binaları görüyorsunuz. Bir başka güzellik kattı Kirazlıtepe'ye. Cuma’dan sonra oradaki vatandaşlarım ile görüştüğümde hepsi, 'Başkanım ya ne olur bizi de aynı şekilde bu değişim dönüşüm planı içerisinde aynı duruma kavuşturun' dediler. Ben de kendilerine şunu söyledim, ‘ne olur siz de şöyle aranızda bir anlaşın da ne ben üzüleyim ne sizi üzeyim.’ Bütün bu güzelliklerin tam mânâsıyla neticelenmesi buradaki kentsel dönüşümün tamamlanmasına bağlı. İstanbul'a da bu yakışır. İstanbul dünyada nadide bir şehir ve bu güzellikler şehrine bu değişim dönüşümü gerçekleştirmek suretiyle bu adımı da atalım istiyorum. Bir kez daha milletimizin ve çocuklarımızın 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı tebrik ediyorum. Bu akşam iftar sofrasında çocuklarımızla bir araya gelerek, 23 Nisan sevincini kendileri ile paylaşmayı sürdüreceğiz.