Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), 3 Mayıs Dünya Bazın Özgürlüğü Günü’nde Türkiye’deki basın özgürlüğüyle ilgili rapor yayınladı.
1 Nisan 2019- 1 Nisan 2020 tarihleri arasını kapsayan rapora göre ‘Yargı Reformu’na rağmen 85 gazeteci hala hapiste, 6 gazeteci iddianame bekliyor, 2 gazeteci gözaltında çıplak aramaya maruz kaldı ve gazetecilerin gözaltında geçirdiği süre toplam 239 gün oldu.
Gazeteciler aleyhine en az 148 bin 380 lira tutarında adli para cezası verildi. RTÜK ayrıca medyaya 1 milyon 33 bin 864 lira idari para cezası kesti. Gazetecilerin sanık veya davalı olduğu en az 166 yargılama yapıldı.
Raporda gazetecilerin hangi suçlamalarla karşı karşıya kaldığı şöyle sıralandı: “Terör Örgütü Üyeliği , Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik Etme, Propaganda, “Örgüt Adına Faaliyet Yürütme, Halkı Korku ve Paniğe Sevk Ederek Tehdit Etme, Cumhurbaşkanına Hakaret , MİT Kanuna Muhalefet, Askeri Yasak Bölgeler Ve Güvenlik Bölgeleri Kanununa Muhalefet.”
‘GAZETECİNİN KİTAPLARINA EL KONULUYOR’
TGS avukatlarıyla cezaevindeki gazetecilerin görüşmesi sonucu yapılan tepitler şöyle:
- Ailesi farklı şehirde ikâmet eden gazeteciler, ekonomik zorluklar ve benzeri nedenlerle aileleri ile ancak ayda bir görüşebildiklerini belirtmişlerdir. Van, Diyarbakır, İzmir ve Elazığ’da görüştüğümüz gazeteciler uzun süredir ziyaretçilerinin olmadığını aktarmıştır.
- Sohbet hakkı, sosyalleşme açısından tutuklular için son derece önemli ve vazgeçilmez bir haktır. Ancak neredeyse ziyaret ettiğimiz tüm gazetecilerin sohbet hakkı, “spor saatinde kullanılıyor” denilerek kullandırılmamaktadır. Gazeteciler hobi hakkından yararlandırılmamakta spor saatleri ise kısaltılmaya çalışılmaktadır.
‘SAĞLIĞA ERİŞİM HAKLARI İHLAL EDİLİYOR’
- Kronik rahatsızlığı olan çok sayıda gazeteci cezaevinde tutulmaktadır. Görüşmelerden edindiğimiz izlenime göre cezaevlerinde sağlığa erişim hakkı ihlâl edilmektedir. Gazeteciler revire çıkarılma konusunda sorun yaşadıklarını, hastane sevklerinin haftalar hatta aylar sonra yapıldığını aktarmıştır.
- Yaptığımız tüm görüşmelerde 10 kitap sınırlamasının katı bir biçimde uygulandığı anlaşılmıştır. Kimi gazeteciler ise kitaplarına postada el konulduğunu belirtmiştir.
- Gazeteciler koğuşlarda bulunan televizyonlardan ancak cezaevi yönetiminin izin verdiği kanalları izlemek mecburiyetinde bırakıldıklarını belirtmişlerdir.
Rapordaki veriler şu şekilde:
- ‘Yargı Reformu’na rağmen 85 gazeteci hâlâ hapiste (1 Nisan 2020 itibarıyla bu sayı 86’ydı).
- Son bir yılda 103 gazeteci, 108 kez gözaltına alındı.
- Gazeteciler en az 239 günü gözaltında geçirdi.
- Son bir yılda 28 gazeteci cezaevine girdi.
- Bu gazetecilerden 9’u hâlâ tahliye edilmedi.
- 6 gazeteci, iddianame hazırlanmasını bekliyor.
- 11 gazeteci gözaltındayken darp edildiğini beyan etti.
- 2 gazeteci çıplak aramaya maruz kaldığını bildirdi.
- Son bir yılda gazetecilere en az 76 yeni soruşturma açıldı.
- Gazetecilerin sanık veya davalı olduğu en az 166 yargılama yapıldı.
- 48 gazeteci beraat etti.
- Gazeteciler toplamda en az 178 yıl 6 ay 9 gün hapis cezasına çarptırıldılar.
- Gazeteciler aleyhine en az 148 bin 380 liraL tutarında adli para cezası verildi.
- Son bir yılda en az 37 gazeteci fiziki saldırıya maruz kaldı.
- Fiziki saldırıya uğrayanların 23’ü ulusal, 14’ü yerel medya çalışanı.
- Son bir yılda RTÜK’ten medyaya 20 idari yaptırım kararı çıktı.
- RTÜK toplamda 16 defa yayın durdurdu.
- RTÜK ayrıca medyaya 1 milyon 33 bin 864 lira. idari para cezası kesti.
- TGS anketine göre gazetecilerin yüzde 80,8’i sansüre uğradığını düşünüyor, yüzde 78,7’si otosansür uyguladığını belirtiyor.
- TGS verilerine göre medya sektöründe işsizlik oranı yüzde 25-30 arasında.