Türk Tabipleri Birliği (TTB) Diyarbakır’da 20 Kasım'da TTB Onur Kurulu üyesi Dr. Şehmus Gökalp'in gözaltına alınmasına tepki gösterdi. TTB açıklamasında "Bizler bu yalancı tanıklarla anti-demokratik, hak, hukuk ve adalete sığmayan suçlamalarla birçok kişinin suçlanıp cezalandırıldığını biliyoruz. Şimdi aynı senaryo meslektaşımız Dr. Şeyhmus Gökalp için yazılmaktadır” denildi.
TTB Yüksek Onur Kurulu üyesi Dr. Şeyhmus Gökalp, 20 Kasım Sabahı saat 05:00’te göz altına alındı. Gökalp, bugün çıkarıldığı Diyarbakır 2’nci Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı. Mahkeme, tutuklamaya gerekçe olarak Dr. Şeyhmus Gökalp’in bir platformun toplantısına katılmasını ve 2016 yılında teslim olan bir itirafçının ifadelerini gerekçe gösterdi. Tutuklamanın ardından TTB yaptığı basın açıklaması ile Dr. Gökalp’in serbest bırakılmasını isterken, yaşananları düzmece oluşturulan dosyalarla hak ve hukuk tanımamak olarak değerlendirdi.
“GEREKÇELER HUKUKSUZDUR”
Tutuklamaya tepki gösteren TTB, tutuklama gerekçelerinin hukuksuz olduğunu savunarak, “Gerekçelerden ilki yapıldığı tarihte hükümet tarafından yasallığı tartışılmayan bir platformun toplantısına katıldığı iddiası ki; katılmadığını ısrarla belirtmesine, bu beyanının aksini gösterir, görüntü, ses kaydı vb. hiçbir kanıt olmamasına rağmen, bu durumun kuvvetli suç şüphesi oluşturduğu kabul edilmiştir. İkincisi ise 2016 yılında teslim olan bir itirafçının yalanlarıdır: Bu itirafçı 2016 yılında teslim olduğu tarihte çok sayıda kişi hakkında ifade vermiştir. Dr. Şeyhmus Gökalp, bu itirafçının teslim olduğu tarihte verdiği ifadelerinde yer almamıştır. Bilinmeyen bir nedenle, teslim olduktan üç yıl sonra 26 Mart 2019'da birçok hekim hakkında olduğu gibi, Dr. Şeyhmus Gökalp hakkında da soyut iftiralarda bulunmuştur” açıklamasını yaptı.
“SOYUT İFTİRALAR İLE TUTUKLANDI”
Dr. Gökalp’in tutuklamasına gerekçe olan ifade veren itirafçıyı tanımadığını hiçbir yerde bir araya gelinmediğini kanıtlamasına rağmen tutuklandığını vurgulayan TTB, “Dr. Şeyhmus Gökalp, sağlık personeli olan itirafçıyı tanımadığını, onunla hiç çalışmadığını, beyanlarının gerçekle ilgisiz olduğunu resmi kurum belgelerine dayalı olarak kanıtlamıştır. Yargıtay, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından bu tür itirafçı ifadelerinin kanıt değeri olmadığı defalarca belirtildiği halde, hukuk dışı bir şekilde soyut iftiralar kanıt sayılmıştır” dedi.
"DÜZMECE DOSYALARLA HAK HUKUK TANINMIYOR"
Dr. Gökalp’in tutuklanmasında düzmece bir yol izlediğini savunan TTB, “Türkiye’de karanlık günlerin yalancı tanık ifadeleri fabrikasyonuna, onurlu insanların haklarının düzmece dosyalarla çiğnenmesine, hekimlerin görevlerini yapmalarının hukuki normlar dışına çıkarak engellenmesine her zaman karşı çıktık ve bugün de karşı çıkıyoruz” dedi.
“TUTUKLAMAYA ASIL NEDEN DR. GÖKALP’İN DURUŞUDUR”
Dr. Gökalp’in duruşu ve hayata bakışının tutuklamaya neden olduğunu belirten TTB, “Dr. Şeyhmus Gökalp bugüne kadar iyi hekimlik ilkelerinden ödün vermediği gibi, anti-demokratik uygulamaların da karşısında olmuştur. Bugün karşı karşıya kaldığı durum tamamen anti-demokratik, adaletsizlik, vicdansızlık ve sorumsuzluk örneğidir. Buradan kamuoyuna ve yetkili mercilere sesleniyoruz: Bizler bu yalancı tanıklarla anti-demokratik, hak, hukuk ve adalete sığmayan suçlamalarla birçok kişinin suçlanıp cezalandırıldığını biliyoruz. Şimdi aynı senaryo meslektaşımız Dr. Şeyhmus Gökalp için yazılmaktadır” görüşünü savundu.