Tutuklu gazeteciler Murat Ağırel, Hülya Kılınç, Barış Pehlivan'ın MİT mensuplarının ifşa edildiği iddiası ile yargılandığı dava öncesinde çağrı yapan TGS, davayı bir 'kumpas davası' olarak niteleyerek "Bu davanın bir an önce düşürülmesi, tutuklu gazeteciler Barış Pehlivan, Hülya Kılınç ve Murat Ağırel’in bir an önce serbest bırakılmalarını istiyoruz" dedi.
Tutuklu gazeteciler Murat Ağırel, Hülya Kılınç, Barış Pehlivan ile tutuksuz yargılanan Barış Terkoğlu, Aydın Keser ve Ferhat Çelik’in Libya’da şehit olan MİT görevlisinin kimliğini açıkladıkları gerekçesiyle yargılandığı davanın 9 Eylül’de İstanbul Çağlayan Adiyesi’nde görülecek ikinci duruşması öncesinde açıklama yapan Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), davayı bir 'kumpas davası' olarak niteleyerek, "Hiçbir dayanağı olmayan, somut bir delile dayanmayan bu davanın bir an önce düşürülmesi, tutuklu gazeteciler Barış Pehlivan, Hülya Kılınç ve Murat Ağırel’in bir an önce serbest bırakılmalarını istiyoruz" çağrısında bulundu.
TGS açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
"Haberin suç sayıldığı bir kumpas davasında meslektaşlarımız hakim karşısına çıkıyor. MİT mensuplarının ifşa edildiği iddiası ile tutuklu yargılanan gazeteciler Barış Pehlivan, Hülya Kılınç ve Murat Ağırel’in bir an önce serbest bırakılmasını istiyoruz.
"Bir hukuk devletinde neyin suç olup neyin olmadığı kişiden kişiye değişmez. Hukukta keyfiyet olmaz. Sosyal medyadan canlı paylaşılan, TBMM oturumuna konu olan bir cenazenin haberi nedeniyle gazeteciler hapsedilemez.
"Hükûmetin politikalarını eleştirenlerin terörist ilan edildiği, tutuklandığı bir ülkede bağımsız yargıdan bahsetmek mümkün değildir.
"Hiçbir dayanağı olmayan, somut bir delile dayanmayan bu davanın bir an önce düşürülmesi, tutuklu gazeteciler Barış Pehlivan, Hülya Kılınç ve Murat Ağırel’in bir an önce serbest bırakılmalarını istiyoruz.
Gazetecilik suç değildir."