Süleymaniye Cami’nde namaz kıldıktan sonra aşure dağıtan TBMM Başkanı Şentop, Doğu Akdeniz krizi hakkında, “Türkiye kendi hakkını hukukunu uluslararası hukuka göre Doğu Akdeniz de sahip olmuş olduğu hakkı ve yetkileri sonuna kadar koruma konusunda da kararlı. Bunların hiç kimseye yedirmeme konusunda kararlı. Bu kararlılığımızı gösterdik. Yunanistan’ın peşine takılan ülkelerin daha önceki dönemlerde olduğu gibi şimdide kısa bir zaman içerisinde hüsrana uğrayacaklarını biliyoruz” dedi.
TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Süleymaniye Cami’nde öğle namazı kıldı, Mimar Sinan’ın türbesinde dua etti ve aşure dağıttı. Şentop, “Hazreti Hüseyin’i rahmetle yad ediyoruz hepimiz. Hazreti Hüseyin, bir iktidar mücadelesinde insanların ne kadar vahşileşebileceğini ne kadar ölçüsüz hareketlerde bulunabileceğini gösteren bir olayla şehit edilmiştir. Malum bütün dinlerde İslam dini başta olmak üzere bütün hukuk sistemlerinde en büyük günahlardan biri en ağır suçlardan birincisi adam öldürmek insan öldürmektir. Ben Muharrem ayını ve aşure gününü tebrik ediyorum. Hazreti Hüseyin'in acısını ızdırabını hep beraber bugün bir kere daha hatırlamış oluyoruz. Bunun birleştirici bir takım sonuçlara yorulması yorumlanması lazım. Böyle bir olay bizi Müslümanlar olarak birleştiren bir takım ilkeler bir takım kurallar etrafında birleştiren bir anlayışa ulaştırmalıdır” dedi.
Şentop, Avrupa Birliği'nin Doğu Akdeniz yaklaşımları hakkında şu değerlendirmeyi yaptı:
“Doğu Akdeniz’e sınır olan ülkeler var. Doğu Akdenizde en uzun kara sınırı olan ülke Türkiye. Burada Türkiye, Suriye, Lübnan, İsrail, Mısır, Libya var fakat bu bölgede hiçbir alakası olmayan sınır bağlantısı olmayan bazı ülkelerinde kendi çıkarları menfaatleri için değil bölgedeki halkların çıkarlarını menfaatlerini çiğneyerek gasp etmeye çalışma niyetiyle o bölgeye üşüştüğünü görüyoruz. Bunlardan birisi Fransa'dır. Fransa Doğu Akdeniz'e sınırı olan kıyısı olan bir ülke değil. Fransa, Doğu Akdeniz’de askeri varlığını arttırmaktan bahsediyor, bu tuhaf bir açıklama. Eğer siz böyle bir takım çıkar menfaat gördüğünüz yerlerde kendinize hak iddia ediyorsanız başkaları da Fransa'nın güneyinde Batı Akdeniz’de hak iddia edebilir. Başka bazı ülkelerde Batı Akdeniz de Fransa'nın güneyinde askeri varlık artırma yoluna gidebilirler. Eğer kurallar varsa bu kurallara herkes uyacak kendi çıkar ve menfaatine göre kuralları esnetme uluslararası kuralları esnetme kuralları çiğneme hakkını kimse kendisinde görmemeli. Türkiye kimsenin hakkına hukukuna talip değil. Kimsenin hakkından hukukundan bir bölüm bir parça kendisine istemiyor.
Türkiye kendi hakkını hukukunu uluslararası hukuka göre bu bölgede Doğu Akdeniz de sahip olmuş olduğu hakkı ve yetkileri sonuna kadar koruma konusunda da kararlı. Bunların hiç kimseye yedirmeme konusunda kararlı bu kararlılığımızı gösterdik. Göstermeye devam ediyoruz bundan sonrada göstereceğiz. Yunanistan’ın peşine takılan ülkelerin daha önceki dönemlerde olduğu gibi şimdide kısa bir zaman içerisinde hüsrana uğrayacaklarını biliyoruz. Çünkü Yunanistan haksız bir dava da olmayacak bir işin peşinde bir iddianın peşinde çok daha gerilere gidersek bunun Yunanistan’ı pohpohlayarak 1920’lerde Anadolu’ya da gönderenler arkandayız diyerek buralara gönderenler oldu, kısa bir zaman içerisinde derslerini aldılar ama zaman geçtikçe galiba bunlar unutuluyor. Türkiye gerek ekonomik gücü bakımından gerek askeri gücü bakımından gerekse siyasi kararlılığı bakımından haklarını ve menfaatlerini sonuna kadar koruyabilecek kimseye yedirmeyecek bir kudrettedir. Bunu göstermek her zaman mümkündür. Böyle bir durumla karşılaşmayız herkes uluslararası hukuka saygı gösterir ve hakkına razı olur.”