İYİ Parti Grup Başkanı İsmail Tatlıoğlu, İstanbul Borsası’na Katarlıların ortak olmasına ilişkin “Temel sorun bu bilgilerin kapalı olmasıdır, daha doğrusu bilgi olmamasıdır. Sıfır bilgilendirmeye dayalı devlet işleyişi olmaz” dedi. Büyüme rakamlarını olumlu bulduklarını söyleyen Tatlıoğlu, “Ama büyümenin içeriğine baktığımız zaman finansal ve iletişim ağırlıklı bir büyüme var. Hizmet sektöründe kıpırdama yok. KOBİ’lerde sıkıntı devam ediyor. İstihdam yaratmayan bir büyüme. Türkiye büyürken cari açık, daralırken bütçe açığı verirdi. Türkiye şimdi bu iki açığı birlikte vermektedir. Türkiye ilk defa hem Hazine'den hem döviz rezervlerinden ciddi bir açık içindedir” dedi.
İYİ Parti Grup Başkanı İsmail Tatlıoğlu, TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Tatlıoğlu’nun konuşmasının ana başlıkları şöyle:
CİDDİ TEDBİR GEREKİYOR: TÜİK verilerinin sağlıklı hesaplama tartışmalarını bir kenara bırakarak, 6.7’lik büyüme verisini olumlu buluyoruz. Ekonomide olumlu her gelişme, ihtiyacımızın olduğu bir çerçevede iyimser bir hava için gerekli diye düşünüyoruz. Bu büyümenin dikkat çektiğimiz yönü finansal ağırlıklı olması. Türkiye’nin 2013’ten beri temel sıkıntısı istihdam yaratmayan bir büyüme ama korona sürecinde büyümenin her türlüsüne olumlu bakmak lazım. Bu gelişmeye rağmen ocak ekim dış ticaret rakamlarına baktığımızda ihracatımızın 9,1’lik düşüş, ithalatımızda 2.1 artış gösterdiğini dolayısıyla dış ticaret açığının büyümesi söz konusu. Genel olarak büyüme dönemlerinde cari açıklarla karşılaşan Türkiye, büyümenin olmadığı dönemde cari açıkla karşılaşması gerçekten olumsuz bir gelişmedir. Buralarda çok ciddi tedbirler alınması gerekir. 2020’de cari açığın bazı tahminlere göre 35 milyar dolarlara ulaşacak olması ekonomik açıdan ayrı bir tehdit olarak not edilmelidir. Temennimiz, Türkiye’nin yapısal tıkanmadan yeni bir siyasi iklime çıkarak, özellikle ekonomide kendine uygun bir sürece girmesidir.
AŞI KONUSUNDA BİLGİLENDİNME BEKLİYORUZ: Sağlık Bakanlığı’nın veri açıklamasındaki değişikliği olumlu buluyoruz. COVİD-19 pandemi sürecinde gerçek rakamların kamuoyu ile paylaşılması, toplumun daha ciddi tedbirler almasını önemli oranda belirleyen şey vakaların mevcudiyetidir. Her zaman gerçek daha etkileyicidir. Eğer; temmuz ve ağustos itibariyle Türkiye, gerçek rakamlarla yüzleşseydi bu rakamların 10 binlerin altında seyredeceği kanaatindeyiz. Kamunun toplumu, sağlıklı bilgilerle bilgilendirmemesi, sağlıklı bir iletişim kurmaması, salgının yüksek seviyede seyretmesine neden olmuştur hem de kamu toplum nezdinde güvenini yitirmiştir. Devletin son kalesi de düşmüştür. Bu hafta içinde kamuoyunun aşı konusunda sağlıklı bir bilgilendirme yapma durumu olmalıdır. Sağlıklı bir takvimi paylaşmasını bekliyoruz.
DEVLET AÇIK OLMALI: Katar ile ilgili satışlar ve ticaret anlaşması… Türkiye, yurtdışına özel ve kamusal varlık satışlarını yapmış bir ülkedir. Ülkelere yatırım yapılmaktadır, Türkiye de yapmaktadır. Ancak temel sorun bu bilgilerin kapalı olmasıdır daha doğrusu bilgi olmamasıdır. Sıfır bilgilendirmeye dayalı devlet işleyişi olmaz. Daha iki üç gün içinde Sayın Elvan’ın AB çerçevesinde kamu satın alma kriterlerini paylaştığını biliyoruz. Kamunun satın almalarında ve işlemlerinde toplumdan ve parlamentosundan gizlemesi gereken hiçbir şey olamaz. Buradaki manidar konu, bu bilgilerin ortada yok olmasıdır. Bu da devlete olan güvenin aşındırıcı bir süreçtir. ‘Neden Katar’ diye bir sorumuz yok. ‘Sarayın sıkı ilişkiler içinde olduğu ülke.’ Bunlara da kulak verdiğimiz yok. Bizim yer vereceğimiz husus devletin işleri açık olmalı.
ÇEVRE AJANSININ TÜM ÜYELERİNİ BAKANLIK ATAMAMALI: Genel Kurulu’na gelecek çevre ajansı kurulması ile ilgili torba kanun… Bu kanunda çevre ajansının kurulması ve benzer değişiklikler var. Bununla ilgili birçok konuya olumsuz yaklaşmıyoruz ama bunun özel hukuk hükümlerine göre değil kamu hukuku hükümlerine göre olması, çevre ajansı üyelerinin tamamının bakanlar tarafından atanmasının doğru olmadığı yönünde önerilerimiz var. Sivil toplumu alakadar eden konularda sivil toplum önerileri alınmalıdır.
Tatlıoğlu, gazetecilerin sorularına da yanıt verdi.
“Türkiye neden Katar ile ilişkili?” sorusuna Tatlıoğlu, şu yanıtı verdi:
“Katar ile Türkiye arasındaki ilişkiler yüksek seviyede devam etmektedir, özellikle Saray ile Katar arasındaki yakınlık bilinmektedir. Buradaki temel sorunun ülkenin Katar olmasından ziyade bilgilerin ortada olmamasıdır. Bu Katar ile yapıldığından dolayı mı? (Benzer bir fon Almanya, İngiltere, Fransa’dan gelseydi bilgiler böyle gizli olur muydu’ esas mesele bu. Çünkü bu tür fonlar gizli bir bilgilendirme yapmazlar. Biz buradaki bilginin yokluğu, ülkenin en üst temsilcilerinin bir araya gelerek yaptığı işlemin sıfır bilgi ile kamuoyuna aktarılması manidardır. Bu açık olan ülkelere ait bir fon olsaydı, bu bilgileri paylaşırdı. Bu satın almaların ne kadar, ne miktar ve kaça olduğu herkesin bilme hakkı var. Özellikle de parlamentonun bilme hakkı var. Türkiye’yi savaşa sokma yetkisine sahip parlamentonun Türkiye’de yapılan bir köprü, yol yatırımının bilgisine ulaşılamaması ne kadar manidar bir konu. Türkiye’de kozmik odaya girildi, bilgilerine erişildi ama BOTAŞ’ın doğalgazı kaç liraya aldığı bilgisine erişilemedi. Bunlar Meclis’in denetim görevi arasındadır. Ekonomik işlemler, özellikle parlamento bilgisi dahilinde olmalı. Bu bir denetim görevidir. Bu kaldırıldığı zaman parlamentonun görevi de tartışmaya çıkar.”
Ali Mahir Başarır’ın söylemlerinden çıkan ordu tartışması ve soruşturma açılması hakkında gelen soruya Tatlıoğlu, “Biz, herkesin konuşmasından ne maksat ettiğini bağlı buluyoruz. İlgili milletvekilimiz maksadını açıkladıysa bir problem yok. Kendisinin bu konuda bir açıklaması var. Soruşturma olabilir ama burada temel olarak bir milletvekili konuşmasından ne maksat ettiğini ifade etmiş ise bunu kabul etmek durumundayız. Sayın milletvekili kendisinin ne murad ettiği hakkında açıklama yaptı, bunu esas almak durumundayız. Bu AK Partili, MHP’li bir arkadaşımız da olsa, bizim milletvekili arkadaşımızda olsa söylediğinden ne murad etmiştir kendi söylediği esastır” diye yanıtladı.
Tatlıoğlu, İstanbul Borsası’nın yüzde 10’nun satılmasına ilişkin ellerinde bilgi olup olmadığı hakkında gelen soruya “Hiçbir bilgimiz yok. Rakam söylemek çok doğru değil ama bu satış yapıldıysa bunun miktarı nedir. Daha önce Avrupa’nın aldığı hisse midir, ilave bir yüzde 10 mudur? Bunlar önemli. ‘Yüzde 10’u şu kadara sattık.’ Bundan daha tabi ne var? Katar olmasaydı bu bilgiler açık olurdu gibi yorum o zaman anlam kazanır. Önceliğimiz Katar ile yapılması değil, önceliğimiz bu işlemlerin sıfır bilgi ile kamuoyuyla paylaşılması” dedi.
6.7’lik büyüme rakamlarının değerlendirmesi istenen Tatlıoğlu, şunları söyledi:
“6.7’lik bir büyüme yani TÜİK’in bu veriler konusundaki sabıkasından bağımsız olarak olumlu buluyoruz ama büyümenin içeriğine baktığımız zaman finansal ve iletişim ağırlıklı bir büyüme var. Hizmet sektöründe kıpırdama yok. KOBİ’lerde sıkıntı devam ediyor. İstihdam yaratmayan bir büyüme. Türkiye’nin pandemi sürecindeki kredi büyümesinin böyle bir etki yaratmasını bekliyorduk. Diğer husus Türkiye’nin dış ticaret rakamlarıdır. 10 ayda ihracatta 9,1’lik düşüşü, ithalatın çıkışı ve dış ticaret rakamının 40 milyar dolara ulaşması, cari işlemler açığının da 26,8 milyar dolara ulaşması Türkiye’nin içinde bulunduğu finansal sıkıntının derinliğini artırmaktadır. Türkiye’deki ödemeler bilançosundaki sıkıntının yükseleceğini göstermektedir. Türkiye’nin temel yapısal sorunu vardır. Türkiye büyürken cari açık verir, daralırken bütçe açığı verirdi. Türkiye şimdi bu iki açığı birlikte vermektedir. Türkiye ilk defa hem hazineden hem döviz rezervlerinden ciddi bir açık içindedir.”