CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, tarım sektörü temsilcileri ile video konferans toplantısı gerçekleştirdi ve sektörün sorunlarını diledi.
Toplantıya, Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Kamil Özcan, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Baki Remzi Suiçmez, TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Kemal Zeki Taydaş, Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanı Ülkü Karakuş, Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Bülent Tunç, Türkiye Süt Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Tevfik Keskin, S.S. Türkiye Ormancılık Kooperatifleri Merkez Birliği Başkanı Cafer Yüksel ve Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Gülçubuk ile Dünya Gazetesi Yazarı Ali Ekber Yıldırım katıldı.
Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle sektörde yaşanan sorunların görüşüldüğü toplantıda CHP lideri Kılıçdaroğlu’na, Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal eşlik etti.
‘PAKET AÇIKLANDI AMA TARIM YOK’
Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye’nin 9 milyon 800 bin ton buğday ithal ettiğini söyleyerek, “Bunun 6 milyon 664 bin tonu korumacılık getiren, ihracatına sınırlama getirilen Rusya’dan” dedi. Buğday fiyatlarının 235 dolara, ayçiçeği küsbesinin 230 dolara, ayçiçeği yağının 730 dolara çıktığının altını çizen Bayraktar, bu şartlarda döviz kurundaki artışların ithalatı Türkiye için zorlaştığını ekledi.
Bayraktar virüs salgınından sonra ziraat oda başkanlarından bilgi aldığını ve tespitleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a gönderdiğini açıkladı: “Enteresandır bir paket açıklandı. Ancak pakette tarım yok.”
‘TARIM İŞÇİLERİNE İŞ KAZASI TAZMİNATI ÖDENMELİ’
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Gülçubuk koronavirüs salgını sırasında işgücünün nereden temin edileceğinin kritik olduğunu ifade ederek, “İşgücüne nasıl erişeceğiz. Dünyada şimdiye kadar sınır aşan bir işgücü vardı ama ülkeler bu konuda da kapalı uygulamaya geçebilirler. En önemlisi de pazara erişim. Uluslararası ticaret ve ülke içindeki pazara erişim sorun olarak çıkabilir” diye konuştu.
Türkiye’de tarım ve kırsaldaki yoksulluğun yüzde 38 oranında olduğunun altını çizen Gülçubuk, “Her 3 kişiden biri yoksul. Bunların gıdaya erişimi, temel ihtiyaçlarının nasıl giderileceği konusunda öngörü yok. Tarım işçileri arasında iş kazaları uğrayanlara kayıtsız şartsız ödeme yapmamız lazım. Ülkede insanlar iş kazasına uğruyor, ancak kayıtları olmadığı için tazminat ödemesi alamıyor” dedi.
‘ÜRETİCİNİN MORALİNİ YÜKSEK TUTMAK LAZIM’
Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Kamil Özcan, üreticinin moral motivasyonunu sıkıntıya sokan uygulamalar olmaması gerektiğini ifade ederek, “Marketten ürün alabilmek için önce üretim ayağının moralini yüksek tutmamız lazım. Devlet bankalarının 2020’nin desteklerini vermesi ve faizsiz olarak gelecek yıl kesmeli” diye belirtti.
‘ŞUARADAN SONRA KALKINMA PLANI YAPILIYOR’
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Baki Remzi Suiçmez, kapatılan fabrikaları hatırlatarak, bu yanlışların düzeltilmesi için kalkınma planlarında yer alması gerektiğini söyledi: “Ancak ülkemizde ciddiye alınmayan kalkınma planları var. Tarım şuaraları önemlidir. Maalesef orada da şöyle bir sorun var. Şuaradan sonra kalkınma planı yapılıyor. Planlarda ve şuaralarda tarımsal üretim arttırılacak diye iyi niyet önerilerinin üzerini aşamıyoruz. Tarım Bakanlığı ve TÜİK’ten de doğru verilere ulaşamıyoruz.”
‘MARKETLER YASASI YENİDEN ELE ALINMALI’
Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanı Ülkü Karakuş Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde oluşturulan politika kurullarını hatırlatarak, “Gıda ve Sağlık Politikaları Kurulu içerisinde ziraat mühendisi ve veteriner hekim yoktu. Bunun böyle gitmeyeceği anlaşıldı. Şu anda Tarım, Orman ve Hayvancılık Kurulu oluşturuluyor. Burada bizim meslekten insanların katılması doğru olur. Marketler yasası ivedilikle ele alınmalı. Bizim üreticilerimiz bu aşamada sorun yaşanıyor. Bir de kasaplık et ithalatı yapıldı. Bu Türk tarımına baltadır” diye konuştu.
‘TÜRKİYE İTHALATÇI ÜLKE OLDU’
TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Kemal Zeki Taydaş, Türkiye’nin ithalatçı ülke olduğunu TÜİK verileriyle anlattı: “Son bir yılda buğday ithalatı yüzde 234, mısır 8.5 kat, pirinç yüzde 240, nohut yüzde 175 arttı…”
S.S. Türkiye Ormancılık Kooperatifleri Merkez Birliği Başkanı Cafer Yüksel orman köylülerinin dar imkanlarla tarımsal faaliyet yürüttüğünü belirtti.
‘ACİL EYLEM PLANI HAZIRLANMALI’
Dünya Gazetesi Yazarı Ali Ekber Yıldırım tarım sektörünün sesinin az duyulduğunu ve gündeme taşınması gerektiğini kaydederek, “Kritik dönemde acil olarak yapılması gereken işler var.Sonrasının da planlanması gerek. Acil eylem planı yapılmalı. Üretimin devam etmesi gerek, çiftçi tarlaya gitmeli. Hasat devam ediyor ve bu hasadın yapılması gerekiyor” dedi.
‘ET FİYATLARINI BÜYÜK ŞİRKETLER AYARLIYOR’
Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Bülent Tunç, Türikye’de üretici olmanın zor olduğunu vurgulayarak, şunları açıkladı: “Özellikle küçük üretici cezalandırılıyor. Büyük işletmeler et fiyatlarını istediği zaman çıkarıp, düşürebiliyor.”
‘SÜTE DESTEK 5 KURUŞ ARTTI’
Türkiye Süt Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Tevfik Keskin süte verilen desteğin sadece 5 kuruş arttırıldığını hatırlatarak, “Ya yem fiyatları düşmeli, ya da süt destekleri artmalı. Ülkenin içindeki durumu düşünürsek, fiyat arttıramayacağız. Burada devletin desteğinin artması gerekir” diye konuştu.
Sorunları dinleyen Kılıçdaroğlu ise özetle şunları söyledi:
“Tarım sektörü stratejik bir sektördür ve silah sanayinden daha önemlidir.Halkın karnını doyuramazsanız, elinizde silah olsa ne olacak? Tarım sektörünün desteklenmesinin getirdiği avantaj kalkınmasını tam sağlayamamış ülkelere gıda desteği vererek, Türkiye’nin prestijini arttırabilirsiniz. Türkiye’nin kendisine yeni bir yol haritası çizmesi gerekir.”
“Tarım politikasının oluşturulmasında ilgili olan herkesin görüşü alınmalı. Üretici her zaman korunmalı. Ürettiği ürünün uzun süre korunması mümkün değil. Tarım araba üretimi gibi değil.”
Yaşadığımız olay pek çok sektörü sıkıntıya soktu. Gıda ve tarım sektörünü de vurdu. Devletin bu konuda politika üretmesi lazım. Doğrusunu isterseniz, ben de hükümetin yaptığı açıklamada çiftçilerle ilgili bir şey olmadığını gördüm.”
“Siyasal iktidarı eleştirmek yerine kendi düşüncemize göre yol haritası belirleyerek, onu iktidarın önüne koyuyoruz. Bir kısmı uygulanıyor, bir kısmı uygulanmıyor. Ancak biz de kadrolarımızla politika oluştururken sizlerin görüşlerini takip ediyoruz.”
“Girdilerin pahalılığından şikayet edildi. Çiftçilerin durumunu biliyorum. Sorunlarını parlamentoda dile getirmeye çalışıyoruz. Türkiye ürettiği sürece güçlü olur.”
“Kırsalda yoksulluğun yüzde 38 olduğu doğrudur. Özellikle orman köylülerinin Türkiye’nin en yoksul kesimi olduğunu biliyoruz ve onlarla ilgili özel projemiz var.”
“Çiftçiyi kırsalda nasıl tutacağız? Sorunların çözülmesi ve kırsalı yaşanabilir hale getirmemiz lazım. Aksi halde Suriyeliler, Afganlar gelip çalışacak, bizim insanımız büyük kentlerin varoşlarında aç, sefil hayat sürecek.”
“Nedenler biliniyor, sorunlar da çözülmüyorsa asıl bunu sormalıyız. Çözecek olan da siyaset kurumudur.”
“Valilerden şikayet geldi. Valilerin İçişleri Bakanlığı’nın genelgelerini farklı yorumladığı yönünde. Vatandaşların sokağa çıkmamasının dayanağı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu, bu kanun valiye yetki vermiş. İçişleri Bakanının yetkisi yok. Genelgeyi çıkaracak olan valinin kendisidir.”
“Belediyelerimiz kırsal ile kentte gelir dağılımı arasında eşitlik olsun diye çalışma başlattı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin başlattığı uygulamayı diğer belediye başkanlarımızla paylaştık. Aydın’da özellikle hayvancılık konusunda önemli adımlar atıldı, vatandaşa ucuz et verebiliyorsunuz. Trakya’da belediye başkanımız mera alanlarını tarıma açtı. İstanbul Büyükşehir Belediye başkanımız çok sayıda çocuğa süt ulaştırıyor.