YUSUF ELİK
Siirt’te mahalli sanatçı olan ve bisiklet tamirciliği yapan Halil İbrahim Erden, "İki iş yapmama rağmen iki kişilik ben ve eşimi geçindiremiyorum. Esnaf o kadar zor durumda" dedi. Bisiklet tamir ettirmenin bile zengin işi olduğunu söyleyen Erden, "Yama yaptıracak 10 TL diyorum çocuk kafasını eğip gidiyor dükkandan. 8-10 yaşındaki çocuk nerden getirsin 10 TL’yi. İç lastiği yırtılmışsa 40-50 lira para" diye konuştu.
Siirt'te esnaflık yapan Halil İbrahim Erden, "Cebimizde de para olmadığından ihtiyaçları kredi kartıyla karşılamaya çalışıyoruz. Kart günü geldiğinde 6 bin, 7 bin lira fatura çıkıyor karşımıza. Borcu borçla kapatıyoruz" dedi. Erden, şunları söyledi:
"Bisiklet işletmecisiyim. Hem bisiklet tamiratı hem satışını yapmaktayım. Ayrıca Siirt’te yerel sanatçıyım. Düğünlere gidiyoruz. İki iş yapmama rağmen iki kişilik ben ve eşimi geçindiremiyorum. Esnaf o kadar zor durumda. Geçinme durumu şu an sıfır. Hem bisiklet piyasası durmuş. Geçen yıldan beri iş yavaş yavaş aksadı. Bu sezon tam ölüydü. Yaz sezonunda gün gelmiş iş yerimizde siftah açamaz durumdayız. Düğün de tek tük çıkıyor, çıkmıyor. Bugün en yoksul kişi evlenirse yoksul, fakir bir düğün yapsa ayrı eve çıkmasa bile anne babasıyla kaldığı zaman yaklaşık 200-250 bin lira fatura çıkıyor ona. İnsanlar da evlenmekte zorlanıyor. Müzik durumu da ölü. Müzik piyasası da ölü. Bisiklet işi de ölü. İki iş yapmama rağmen ben de evliyim, ben ve eşim iki kişiyiz evde geçinemiyoruz.’’
''BORCU BORÇLA KAPATIYORUZ’’
Kredi borçlarını ödemekte zorlandığını ve borcu borçla kapattığını söyleyen Erden, şunları söyledi:
"İki kişilik bir evde iki tane peteğimiz açık en düşük derecede, 700 lira doğalgaz faturası geliyor. Ayrıca benim iş yerim de bisiklet dükkanında da nasıl desem kış sezonunda iş yok. İş olmadığı için biz de geç saatlerde açıyoruz, birkaç saat kalıyoruz. Ona rağmen 520 TL elektrik faturası geldi. Eve de yaklaşık 205 TL elektrik faturası geldi. Biz bunları hem iş yapmadığımızdan dolayı hem de cebimizde de para olmadığından ihtiyaçları kredi kartıyla karşılamaya çalışıyoruz. Kart günü de geldiğinde 6 bin, 7 bin lira fatura çıkıyor karşımıza. Borcu borçla kapatıyoruz.
"ARTIK BİSİKLET TAMİRATI BİLE ZENGİN İŞİ OLDU"
Geçen sene bu bisiklet 450 TL’ydi. Bu sezon bin 250 TL. Bin 250 TL’ye kimse bisiklete binmez. Böyle bin 500'e verdiğimiz bisikletler bugün 4 bin 500 lira. Küçük çocuklar bile zengin fakir herkes bisiklete binebiliyordu. Şimdi artık bisiklet tamiratı bile zengin işi oldu. Bir lastik yamasına 10 TL istediğimiz zaman adam bize küfür eder gibi bakıyor, surat asıyor. Bir litre bisikletin hidrolik yağını 22 dolara alırdık. Eski listede 22 dolara aldığım bir litre yağ 34 dolar. Bunlarda ne vicdan var ne Allah korkusu var. Çocuk müşteri gelmiş. Yama yaptıracak 10 TL diyorum çocuk kafasını eğip gidiyor dükkandan. Çocuk nereden getirsin, 8-10 yaşındaki çocuk nerden getirsin 10 TL’yi. İç lastiği yırtılmışsa 40-50 lira para. Çocuk ne yapıyor mecbur bisikletini evin bodrumuna veya balkonuna atıyor bisiklet öyle çürüyüp çöpe gidiyor. Esnaftan ziyade halk da çok mağdur."