MEHMET REBİİ ÖZDEMİR
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Samsun Şube Başkanı Aysel Ocak, 5 Nisan Asistan Hekimler Günü’nde hekimlerin yaşadığı sorunlara dikkat çekerek, “Öncelikli görevi uzmanlık eğitimi olması gereken asistan hekimler angaryayla tüketiliyor. Hekimler ya istifa ediyor ya tekrar TUS çalışıp nöbeti az olan bölümlere geçmeye çalışıyor ya da hayatını yurtdışında kurmanın peşine düşüyor. Genç hekimleri bu sıkışmışlıkla baş başa bırakan idarecilerin ısrarla bu sorunu görmezden gelmesi demek ülkenin, toplumun, sağlık sisteminin iyiliğini istememek demektir" dedi.
SES Samsun Şube Başkanı Aysel Ocak, 5 Nisan Asistan Hekimler Günü nedeniyle açıklama yaptı. Ocak, şu görüşleri dile getirdi:
“GENCECİK HEKİMLERİN HEVESLERİ KIRILIYOR”
Sağlıkta dönüşümle birlikte kışkırtılan sağlık talebine cevap olmaya çalışırken bir taraftan da yetersiz sayıda bulunan idari personellerin işlerini de sırtlanan, 36 saate varan nöbetlerle kimi kliniklerde ayda 15’e varan nöbet tutan, iki günde bir evlerine sadece uyumaya gidebilen gencecik hekimlerin hevesleri de hayatları da kırılıyor, karartılıyor. İnsani olmayan bu koşullarda maalesef eğitim de olmuyor. Uzmanlık eğitiminde yeterli eğitim alamadan köle gibi çalıştırılan asistan hekimler bu düzene itiraz ettiklerinde ise mobinge uğrama kaygısı taşıyor.
"ASİSTAN HEKİMLER HAYATLARINI YURT DIŞINDA KURMANIN PEŞİNDELER"
"Öncelikli görevi uzmanlık eğitimi olması gereken asistan hekimler angaryayla tüketiliyor. TUS’ta cerrahi branşlar ve nöbet yoğunluğu fazla olan dahili branşların puanları hızla düşüyor, kontenjanlar boş kalıyor. Hekimler ya istifa ediyor, tekrar TUS çalışıp nöbeti az olan bölümlere geçmeye çalışıyor ya da hayatını yurtdışında kurmanın peşine düşüyor. Genç hekimleri bu sıkışmışlıkla baş başa bırakan idarecilerin ısrarla bu sorunu görmezden gelmesi demek ülkenin, toplumun, sağlık sisteminin iyiliğini istememek demektir. Eğitim adı altında angarya çalıştırılmaya son verilmelidir. Asistan hekimlerin biricik ve vazgeçilmez görevi uzmanlık eğitimidir. Nitelikli uzmanlık eğitimi verilmelidir.
"ASİSTAN HEKİM, UCUZ EMEK GÜCÜ OLARAK GÖRÜLÜYOR"
Ancak Cumhurbaşkanı'nın sözleriyle de cisimleştiği gibi günümüzde asistan hekimler ucuz iş gücü olarak görülmektedir. Yeterli eğitim alamayan, kışkırtılmış sağlık talebiyle korkunç boyutlara ulaşmış iş yükünün altında ezilen, yönetmeliğe göre 3 günde 1’den daha sık nöbet yazılamaz denilmesine rağmen 36 saate varan nöbetler tutturulan ve nöbet ertesi izinleri gasp edilen, şiddete maruz bırakılan asistan hekimlerin çalışma koşulları ölüme sebep oluyor.
“HAYATLARININ BAHARINDA ÖLÜME SÜRÜKLENDİLER”
Melike Erdem, Ece Ceyda Güdemek, Emre Bakırlı, Mustafa Yalçın ve Ankara Şehir Hastanesi’nde Kadın Doğum Kliniği’nde asistan hekim olarak çalışmakta iken nöbet ertesi geçirdiği kazada hayatını kaybeden Dr. Rümeysa Şen ve adını bile duyamadığımız pek çok can, hevesle, istekle başladıkları mesleklerinin henüz başında, hayatlarının baharında ölüme sürüklendiler. Asistan hekimler artık bu duruma yeter diyor. Beyaz yürüyüşe, 15 Aralık, 8 Şubat, 14-15 Mart iş bırakmalarına çok güçlü asistan hekim katılımı oldu, üstelik bu katılım görevleri olan eğitimi vermekten imtina eden kimi hocalarının greve katıldıkları koşulda cezalandırma tehdidine rağmen gerçekleşti. Çünkü asistan hekimler haykırıyor; böyle gidemez, bıçak kemikte.
"BİZ BURADAYIZ ONURUMUZLA BU YOLU DÜZELTECEĞİZ"
Asistan hekimler insanca mesai saatleri, nöbet ertesi izin hakkı, nitelikli uzmanlık eğitimi, hastanelerde can güvenliğinin sağlanması, mobbing, baskı ve atamalarda güvenlik soruşturmaları vb. isimler adı altında baskıya son verilmesi, performans sisteminin kaldırılarak yoksulluk sınırı üzerinde emekliliğe yansıyan temel ücret taleplerinin bir an önce gerçekleştirilmesini istiyorlar. Ve ekliyorlar, ‘bizler bu topraklarda hekimlik yapmak için beyaz önlüğü giyenler, hiçbir yere gitmiyoruz, buradayız, bu yolu düzeltmeye, mesleki onurumuzla, halk sağlığını önceleyen bir sağlık sistemi için mücadelemizi sürdürmeye kararlıyız’”