GÖKHAN TUZLADAN
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından finansmanı sağlanan, projesi Edirne Belediyesi tarafından uygulanan Selimiye Çevre Düzenlemesi projesinde son aşamaya gelindi. Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Engin Beksaç, "Daha önceki süreçlerde Selimiye’nin ana peyzajını kirleten bir durum vardı. Şu andaki çalışmalar oldukça derli toplu, Selimiye’nin siluetini koruyabilecek nitelikte. Arka tarafta yapılan dükkanların da dikkatli bakıldığında silueti bozmadığı görülüyor" dedi.
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından finansmanı sağlanan, projesi Edirne Belediyesi tarafından uygulanan Selimiye Çevre Düzenlemesi projesinde sona doğru yaklaşılıyor. 130 iş günü içerisinde tamamlanması öngörülen projede geri sayım başlarken, peyzaj çalışmalarının yanı sıra, aydınlatma ve diğer sistemlerin montajı da hemen hemen tamamlanmış durumda.
"SELİMİYE'NİN KİMLİĞİ AÇISINDAN ÖNEMLİ"
Zaman zaman eleştirilere maruz kalan projeye ilişkin konuşan Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Engin Beksaç yapılan çalışmanın peyzaj ve siluet açısından güzel bir çalışma olduğunu belirterek şunları söyledi:
"Daha önceki süreçlerde Selimiye’nin ana peyzajını kirleten bir durum vardı. Şu andaki çalışmalar oldukça derli toplu, Selimiye’nin siluetini koruyabilecek nitelikte. Çalışmayı yapanları kutlamak gerekiyor. Arka tarafta yapılan dükkanların da dikkatli bakıldığında silueti bozmadığı görülüyor. Şu anda Selimiye’nin siluet problemi Edirne için çok büyük bir durum arz ediyor. Yıllar öncesinde çok uzaklardan gelirken bile netlikle görünen Selimiye, yavaş yavaş siluet içinde yok olmaya başladı. Değişik yönlerden biz bunları görebiliyorduk. Bu bakımdan şu anda yapılan çevre çalışmaları Selimiye’nin görüntüsünü korumak bakımından önemli. Gerçekten güzel bir çalışma oldu. Yeşillendirmesi, park yapılması esasında Selimiye’nin gerçek kimliği için önemli."
Peyzaj çalışmasına ilişkin eskiden Osmanlı döneminde camilerin etrafına ağaç değil çiçekler ekildiğini kayıtlardan görüp öğrendiklerini belirten Prof. Dr. Beksaç, "Bizim Osmanlı kayıtlarından bildiğimize göre eski camilerin etrafında çiçekliklerin, çiçek bahçelerinin olduğunu ve hatta güzel kokulu ağaçlar ve çiçeklerin olduğu biliniyor. Üç Şerefeli Camii ve Selimiye Camii çevresi içinde de kokulu çiçekler, ağaçlar olduğundan bahsediliyor. Bu tip Osmanlı mirasının büyük örneklerinin hepsinin yeşil, derli toplu park alanlarının içerisinde yer alması gerçekten güzel bir durum. Burada yaşayanlar ve turist olarak gelenler için gerçekten güzel bir durum sağlayacaktır" dedi.
"TARTIŞMAYA AÇIK"
Uzun bir süre tartışmalara neden olan hatta Edirne Belediyesi ile Vakıflar Genel Müdürlüğü arasında yaşanan hukuki sorundan dolayı 7 yıl âtıl durumda kalan ve bu soruna konu olan Yemiş Kapanı hakkında da konuşan Beksaç, açıklamasını şöyle sürdürdü:
"Yemiş Kapanı Hanı’nın korunması gerekiyor. O da bir Osmanlı kültür mirası. Şu andaki şekliyle korumakta fayda var. Yeniden yapılması tartışmaya açık bir konu. Uzman kişilerin tartışması ile şekillendirilebilir. Hanın sağlam olarak fotoğrafları elimizde var. Benim kendi arşivimde de bazı fotoğraflar var ama hanın hangi cephesine ait, diğer cepheler ne durumda, yapısı hakkında netlikle ne söylenebilir. Bunlar tartışmaya açık. Kalan mirasın korunması gerçekten önem taşıyor. O alanda tarihten kalma Roma yapıları da var. Esasında onlara da yönelik koruma çalışması yapılsaydı ve birkaç örnek sergilenseydi çok daha iyi olabilirdi."