Saadet Partisi Ekonomik İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sabri Tekir, koronavirüs salgını sonrasında Türkiye’nin alması gereken ekonomik önlemlerle ilgili basın açıklaması yaptı.
Tekir tarıma vurgu yaptığı konuşmasında, Türkiye’de hayvan üreticilerine destek olarak 38 milyar verildiğini ancak hayvan ithalatına 48 milyar harcandığını söyledi. Türkiye’deki ekilebilir arazilerde yüzde 10’luk kayıp yaşandığına dikkat çeken Tekir, “Üretimden çok ithalat cazip ve rant kaynağı haline getirilmişse, ortada bir ‘siyasi tercih problemi’ var demektir” dedi.
Tekir, demir-çelik sektöründe ithalata getirilen ek vergilerin tarımda da olması gerektiğini belirterek, şunları açıkladı: “En kısa zamanda tarımsal üretimde kendi kendine yeterli ülke haline tekrar gelmeliyiz. Politika jargonunda dört beyazdan biri olan ‘şeker’ stratejik madde olarak korunmalıdır. Daha düne kadar ‘şeker ihracatçısı Türkiye’, asla ‘şeker ithal eden’ ülke durumuna düşürülmemelidir.”
‘MERKEZ BANKASI KAYNAKLARI KULLANILMALDIR’
“Özelleştirme yoluyla satılan şeker fabrikalarının, şartnamelerindeki ‘üretimin devamı’ şartını yerine getirmeyenlerden alınarak, yeniden aktif hale dönüştürülmelidir. Güneşi bol ve havadar geniş Anadolu topraklarını ‘Yenilenebilir Enerji Üretimi’ platosuna dönüştürmeliyiz. Yatırımların aksamaması için, gerektiğinde Merkez Bankası kaynakları kullanılmalıdır. Böylece, hükümetler ülkemizin kalkınmasına, gelişmesine, büyümesine ve güçlenmesine iradelerini koymalıdır.”
‘TARIM POLİTİKALARI REVİZE EDİLMELİ’
Salgının etkisinin ekonomide 10 yıl süreceğini ifade eden Tekir, bu süreçte tarımın önemine dikkat çekerek, yapılması gerekenleri sıraladı:
-Tarım politikaları revize edilmeli, tarımda ithal odaklı politikalar terkedilmelidir.
-Anadolu toprağında asırlardır gelişmiş olan yerli tohum merkezli bir tarımsal üretim sistemi geliştirilmelidir. Tarımsal faaliyetler stratejik olarak görülmeli, bu alanda AR-GE faaliyetleri yoğun olarak teşvik edilip geliştirilmelidir.
-Tarımsal ürün artışı komşu ülkelerin ve diğer ülkelerin ihtiyacı göz önünde bulundurularak yönlendirilmeli, iklim ve toprak verimliliği çerçevesinde ürün artışı en az yirmi katına çıkarılmalıdır. Tarımsal endüstri de buna paralel olarak teşvik edilmelidir.
-Tarım ve sanayide arz merkezli politikalarla Türkiye bölgenin en güvenilir ve en güçlü ekonomisine sahip kılınmalıdır.
-Topraklarımızın bir kısmını üretim dışı bırakan zirai ilaç ve zehirlerin yasaklanması da bu tedbirlere ilave edilmelidir.