Ankara'nın ilk verem hastanesi Prof. Dr. Nusret Karasu Göğüs Hastalıkları Hastanesi kapatılmak üzere. İşsiz kalma tehdidi ile karşı karşıya kalan sağlık çalışanları, Covid-19 salgınında da göğüs hastalıkları hastanesi olarak hizmet veren kurumun eskisi gibi kamu hizmeti vermeye devam etmesini yada Sağlık Bakanlığına mülkiyeti ile birlikte devredilmesini istiyor.
Ankara Ulus'ta verem salgınıyla mücadele için 1952'de kurulan 70 yatak kapasiteli Ankara Verem Savaş Derneği Prof. Dr. Nusret Karasu Göğüs Hastalıkları Hastanesi fiziki yetersizlik gerekçesiyle kapatılma tehtidi ile Karşı karşıya.
Hastanenin Özel Hastaneler Yönetmeliği kapsamında Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan incelemeler sonucunda yetersiz bulunması üzerine kapatılmasına karar verildi. Karara karşı yasal yollara başvuran hastane personeli yürütmeyi durdurma kararı aldırdıklarını ancak bu sürenin dolmasına sadece 15 gün kaldığını ifade ettiler.
Hastane çalışanları ise gerekli önlemleri almayan hastane sahibi Verem Savaş Derneği'ni, iyi niyetli olmamakla ve gerekli önlemleri almayarak hastanenin kapatılmasına yol açmakla suçluyor. İşten çıkarılacakları kendilerine bir Whatsapp mesajı ile iletilen çalışanlar, "Verem Savaş ailesi son dönemlerdeki Ankara Verem Savaş Derneği'ndeki yöneticilerin rant hevesi yüzünden bu hallere düşmüştür. Bizler de çalışanlar olarak gücümüzün yettiği yere kadar ilgili Devlet Kurumlarına sesimizi duyurmaya, mağduriyetlerimizi anlatmaya ve bizlere sahip çıkılmasını istiyoruz" diyor.
Hastane önünde bir basın açıklaması yapan hastane çalışanları, bir göğüs hastalıkları hastanesi olarak Covid-19 sürecinde önemli bir destek sağladığını belirterek şunları söylediler:
"Yıllarca halkımıza hizmet eden hastanemizin kapanmasına sayılı günler kalmıştır. Burada çalışan 50 kişi ve aileleri mağdurdur. Aynı şekilde 2018 yılında da karşılaştığımız böyle bir durum sonucu hastanemizin Sağlık Bakanlığına devri ile ilgili gerekli resmi başvuların yapıldığı ancak dernek yönetimin içinde bulunduğu karışıklık yüzünden verilen yazının geri çekildiği anlaşılmıştır. Hastanenin kapanmaması ve personelinin mağdur olmaması için çalışanlar ve buradan hizmet alan hastalar olarak hastanenin mülkiyeti ile birlikte Sağlık Bakanlığına devir edilmesini eğer devir konusu mümkün değilse Tıp Merkezi yada Poliklinik olarak hizmet vermesi seçeneklerinin tekrar değerlendirilmesini ve bu konuda Sağlık Bakanlığımızın bizlere sahip çıkmasını istiyoruz."