CHP Parti Sözcüsü Faik Öztrak, TBMM’ye sunulan Yeni İstihdam Paketi hakkında “Yurt dışından para getirenden ne vergi alınacak, ne de bu parayı nereden bulduğu sorulacak. Ardı ardına getirdikleri bu varlık barışlarıyla, ülkemizi dev bir kara para aklama makinesine dönüştürdüler. Türkiye’miz, hırsızın, yolsuzun, namussuzun vergi cenneti olurken, aynı hükümetin içeride yarattığı vergi cehennemleri, milletin canını almaya devam etti. Son 10 günde 62 yurttaşımızı, sahte içki nedeniyle kaybettik. Normal bir ülkede, yer yerinden oynar ama hükümetten çıt yok” diye konuştu. “Millet üretsin, kazansın, aşı işi artsın diye ne yaptılar” diye soran Öztrak, “Geldiğimiz yer, millete askıda ekmek vermek, yoksula sabır tavsiye etmek. İyi yönetilen bir devlette bunlar olmaz” dedi.
CHP Parti Sözcüsü Faik Öztrak, CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı sonrası CHP Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenledi. Öztrak’ın konuşmasının satır başları şöyle:
15 PAKET AÇIKLADILAR, İŞSİZ SAYISI 10 BUÇUK MİLYONA ÇIKTI: Saray, TBMM’ye yine bir torba yasa teklifi gönderdi. Artık bunlara ‘çorba’ desek daha doğru olacak. Teklifin gerekçesine bakıyoruz. Salgınının istihdam üzerindeki olumsuz etkileri azaltılacakmış. Nasıl? Kısa çalışmayı, zorunlu ücretli izini uzatarak. Esnek çalışma getirip çalışanların kazanılmış haklarını tırpanlayarak. İşçinin kendi kumbarası olan İşsizlik Fonu’ndan verdikleri paralarla, işsizliğin görünmesini erteleyen pansuman tedbirler getirmişler. Adına da ‘yeni istihdam paketi’ demişler. İktidarlarında 18 yılda 15 istihdam paketi açıkladılar. Peki, sonuç ne oldu? İşsiz sayısı 10 buçuk milyona çıktı.
NORMAL ÜLKEDE YER YERİNDEN OYNAR: Torba Yasa’da bir de Varlık Barışı var. Yurt dışından para getirenden ne vergi alınacak, ne de bu parayı nereden bulduğu sorulacak. Ardı ardına getirdikleri bu varlık barışlarıyla, ülkemizi dev bir kara para aklama makinesine dönüştürdüler. Türkiye’miz, hırsızın, yolsuzun, namussuzun vergi cenneti olurken, aynı Hükümetin içeride yarattığı vergi cehennemleri, milletin canını almaya devam etti. Son 10 günde 62 yurttaşımızı, sahte içki nedeniyle kaybettik. Normal bir ülkede, yer yerinden oynar ama hükümetten çıt yok. Daha önce de otobüslerde kullanılan 10 numara yağ yüzünden kaç kişi yaşamını yitirdi? Bugün; millet bir araba kendine alıyorsa en az bir arabayı da devlete alıyor.
İYİ YÖNETİLEN DEVLETTE ASKIDA EKMEK OLMAZ: 18 yıldır iktidardalar. Millet üretsin, kazansın, aşı işi artsın diye ne yaptılar? Geldiğimiz yer, millete askıda ekmek vermek, yoksula sabır tavsiye etmek. İyi yönetilen bir devlette bunlar olmaz.
VALİNİN VE ESNAFIN ÖZET HALİ: Denizli Valisi, canı burnunda çalışan bir dönerci esnafı, kendisine selam vermedi diye kapattırmaya kalkıyor. Sonra şahsım devletinin valisi ‘şahsımın yaklaşımı, şahsımı da üzdü’ diyerek, kibirde sarayın başından geri kalmadığını gösteriyor. Valiye, maske takmayan bir esnafın söyledikleri, memleketin halini açık seçik ortaya koyuyor. Esnaf cevap veriyor: Canıma yetti. Gebermek istiyorum. Piyasanın haline bak. Valinin de esnafın da memleketin de hali özetle bu.
KIBRIS TÜRKLERİNİN YANINDAYIZ: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, Cumhurbaşkanlığı seçimleri dün tamamlandı. Kıran kırana bir seçimin sonucunda KKTC vatandaşlarının oylarıyla Cumhurbaşkanı seçilen Sayın Ersin Tatar’ı içtenlikle kutluyoruz. Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak Kıbrıs Türkünün haklı davasının yanında olmaya devam edeceğiz.
AZERBAYCAN’I DESTEKLİYORUZ: Yine hafta sonu, Ermenistan yönetimi, Azerbaycan’ın Gence ve Mingeçevir kentlerine düzenlediği kalleş füze saldırılarıyla, sivilleri bir kere daha vurdu. Aralarında bebeklerin olduğu 13 kardeşimiz yaşamını yitirdi. Çok sayıda kardeşimiz de yaralandı. Bu terörü lanetliyoruz. Hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, Yaralananlara acil şifalar diliyoruz. Dünya kamuoyu, sivillere yönelik bu saldırılara sessiz kalmamalıdır. Azerbaycan’daki kardeşlerimizin acılarını paylaşıyoruz. Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü yeniden tesis etmek için yürüttüğü meşru mücadelesini desteklemeye devam edeceğiz.
BEKİR ÇOŞKUN’A RAHMET: Hafta sonunda acı bir haber aldık. Türk basınının duayen ismi, tecrübeli gazeteci Bekir Coşkun’u yitirdik. Kıymetli bir gazeteciyi, değerli bir insanı kaybettik. Kendisine Allah’tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine sabır diliyoruz.
HSK HAREKETE GEÇMELİ: Devletin adalet direği, bu ucube rejimin elinde çöküyor. Türkiye Cumhuriyeti anayasal bir devlet olmaktan çıktı, kâğıt üzerinde “anayasalı” bir devlete dönüştü. Anayasa Mahkemesi; milletvekilimiz Enis Berberoğlu’nun seçme ve seçilme hakkının gasp edildiğine oybirliğiyle karar veriyor. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi hakimleri, ‘ben bu Anayasanın maddelerini tanımıyorum’ derse, bu Anayasayı tağyir, tebdil ve ilgadır, Anayasa suçudur. Baştan beri ‘HSK resen harekete geçmelidir’ diyoruz ama HSK’dan tık yok. Bu hâkim, Anayasa Mahkemesi kararını tanımıyor. Bu suçtur, yargılanma hakkının ihlalidir, çıkmaz sokaktır, kaostur.
BÜTÇEDE MİLLETİN DERDİNE DERMAN YOK: Devletin resmi ajansı pazar sabahı, 2021 bütçesinin Meclis’e sunulduğu haberini geçti. Ama Bütçe Kanun teklifi, Meclis’in internet sitesine bu sabah kondu. Bütçenin en geç cumartesi gece yarısından önce Meclis’e teslim edilmesi gerekiyordu. Anlaşılan, Saray ya bütçeyi Meclise zamanında yetiştiremedi ya da o da Anayasa’ya uymaya gerek görmedi. Bu da devlet krizinin bir diğer cephesi. Tek adam parti devleti rejiminden önce 2017 yılında 47,8 milyar TL olan bütçe açığı, 2021’de beşe katlanarak 245 milyar TL’ye çıkacak. Faiz harcamaları ise aynı dönemde 56,7 milyar TL’den üçe katlanarak 180 milyar TL’ye ulaşacak. Bu bütçede de milletin derdine derman yok.
MİLLETİN SESİNİ DUYAN YOK: Dolar kuru 8 liraya, Euro kuru 10 liraya dayandı. Son iki yılda işini kaybedenlerin sayısı 2 milyonu buldu. İşsiz yurttaşlarımızın sayısı 10 buçuk milyona ulaştı. Marketlerde bebek mamalarına, hatta zeytinyağına bile güvenlik alarmı takılır hale geldi. Kuru ekmeği sofraya koymak bile artık mesele haline geldi. Ekmeğe de en son yüzde 20 zam yapıldı. Bunlar bütçeyi dahi Meclis’e zamanında yetiştiremiyorlar. Milletle gönül bağları o kadar koptu ki… Ne sesini duyuyorlar ne de halini görüyorlar. Saray ittifakının büyük ortağı, millete yoklukta sabır telkin ediyor. Küçüğü de millete askıda ekmek vadediyor. Bunların milletin derdine derman olma niyetleri yok.
DAMADIN KEYFİ YERİNDE: Yandım Allah diyen Kahramanmaraşlı çiftçinin, süt üreticisinin, besicinin sesini duyurmak için traktörüne atlayıp Ankara’ya yola çıkıyor. Jandarma traktörün yolunu kesiyor. Belgesi tam, ehliyeti tam, ruhsatı tam… Önce vazgeçsin diye iki saat bekletiyorlar. Bakıyorlar vazgeçmiyor, belgelerinde eksik de yok, ‘gözünde kızarıklık var, elin de titriyor gibi’ diyerek ehliyetine el koyuyorlar. Damad-ı Şehriyari ne yapıyor? Onun keyfi maşallah yerinde. Paramızın değerini görev tanımının dışına çıkardı. Rahatladı.
BU İŞ, MİLLETİN MALINI YANDAŞA VERMEYE GİDER: Geçtiğimiz hafta bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Sanayileşme İcra Komitesi kuruldu. Komite’nin görev ve yetkileri arasında; ülke içinde kritik öneme sahip şirketlerin ortaklık yapılarında, ‘yurtiçi üretimin sürekliliğini ve ulusal güvenliği riske atabilecek’ bir değişiklik olursa, bu konuda karar almak da var. Bunlar son derece muğlak ifadelerdir. Bu iş, milletin malını elinden alıp yandaşa vermeye kadar gider. Milletin hakkını hukukunu tanımayan bunun gibi düzenlemeler olursa ülkede kimse yatırım yapmaz. İş olmaz, aş olmaz. Bu düzenlemeyi derhal değiştirin.
SİYASET YAPACAKSAN İŞİ BIRAKIP GEL: Bu arada Hazine de son hızla hem de altınla, dövizle borçlanıyor. Umarım bu beceriksizlerin elinde, döviz krizinin ardından, bir de borç krizi gelmez. Bu arada, vatandaşa salgın döneminde ‘sabret’ diye talkını verenler, yandaşlarına salkımı vermekten geri durmuyorlar. Salgını bahane edip, yandaşlarına milyarlarca liralık ballı ihaleler veriyorlar. Aldıkları vergi istisnalarıyla, tarlanın taşıyla, tarlanın kuşunu vuran yandaş işadamları da Sayın Genel Başkanımıza ipe sapa gelmez laflar söyleme cüretinde bulunuyorlar. Sen işadamı mısın? Varsa bir meramın doğru düzgün söylersin Ama bir siyasi partinin liderine ileri geri konuşamazsın. Siyaset mi yapacaksın? O zaman şirketini kapatıp yapacaksın.
ÜLKEMİZİN TEK DOSTU KALMADI: Dış politikamız akıl ve sağduyu ekseninden çıkarıldı. İç siyasete malzeme yapıldı. Dış politikamız devletin ve milletin çıkarları gözetilerek, ehil kadrolar eliyle yürütülmüyor. Sarayda ihvancı kafalar tarafından belirlenip, yürütülüyor. Peki, bunun sonucunda ne oldu? Ülkemizin bölgede tek bir dostu bile kalmadı.
BUNLARI ARTIK KİMSE CİDDİYE ALMIYOR: Şimdi içeride ve dışarıda sıkıştıkça gaz çıkarıyorlar! Bu ülkenin doğal zenginliklerinin çıkartılması ve tüm milletimiz için kullanılması en çok bizleri mutlu eder. Ama bulunan gaz, şu anda milletin cebindeki yangını söndürmüyor. Bugünün sorunlarından kaçmak için, yarına randevular verip duruyorlar. Tabi bunları da artık kimse ciddiye almıyor. Vatandaşlarımız yapılanları görüyor.
Öztrak, basın mensuplarının sorularına da şu yanıtları verdi:
İNCE PARTİMİZİN ÜYESİ: (Muharrem İnce’nin anket açıklaması ve CHP’nin son dönemde anket çalışmaları) Birçok anket çalışması var ama bizim özel olarak yaptırdığımız yok. Sayın İnce, bizim partimizin bir üyesi. Onun iddialarına burada yanıt vermeyi doğru bulmuyorum. Parti içinde tartışılması gereken hususlardır. Ama bunu Cumhur İttifakı’nın bir sözcüsü söyleseydi de biz de ‘hodri meydan’ deseydik. (İnce’nin cumhurbaşkanı adayı olacak kişinin genel başkanlığa aday olması gerektiği yönünde açıklaması) Ben böyle bir polemiği başlatmak istemem. Bu tür eleştirileri partimizin genel kuruluna anlatabilir.
ALTAN’IN AÇIKLAMALARI: (Altan Tan’ın HDP ve PKK ile ilişkisi hakkındaki açıklamaları) CHP olarak biz terörün her zaman karşısında olduk. Karşısında olmaya da devam edeceğiz. Bir diğer partinin kendi içlerindeki tartışmaları hakkında yorum yapmamayı tercih ederiz.
PROGRAM ÇALIŞMASI YOK: (CHP’de program çalışması var mı) Program çalışması yok. Nereden çıktı anlamadım.
ÇAKICI-AĞAR EKEN-ALAN FOTOGRAFI (Çakıcı, Ağar, Eken, Alan’ın fotoğrafı) Gerçekten kim kimlerle beraber gördük. Ülke kimler tarafından yönetiliyor. Kimlerin hangi sözleri hangi çerçevede ettiğini bu fotoğraf görüyor.
İSVEÇ’E YANIT: (İsveç’in Türkiye’nin Suriye’den çekilmesi çağrısı) Herhalde Suriye’de ne yapmasını söyleyecek olan İsveç değildir, bu ülkenin kendisidir.
TTB’YE DESTEK: (TTB’nin yapısının değiştirilmesi) Barolarla ilgili tutumumuzun tıpkısı olacaktır. Türkiye’de önce emek örgütleri zayıflatıldı, şimdi hedef STK’lar hatta işveren örgütleri dahi sayılıyor. Bu ülkede en ileri demokrasiden, çağdaş ve güçlü yepyeni parlamenter sistemin yanında olan CHP, bunun karşısında olacaktır.
BERBEROĞLU VEKİLLİĞİNİ GERİ ALACAKTIR: (Seçim olursa Berberoğlu yeniden aday olur mu) Berberoğlu, bence AYM kararıyla vekilliğini geri alacaktır. Biz bunu bekliyoruz. Enis Berberoğlu’nun gasp edilen hakkı AYM’nin kararından sonra iade edilmesi gerekir.
TEK ADAM PARTİ DEVLETİ: (Son dönemlerde illerde yapılan toplantılarda uzman yerine AKP’lilerin çağırılması) Bir partinin genel başkanı cumhurbaşkanı olunca o partinin valileri de o ilin eş başkanı oluyor. Tam bir tek adam parti devleti resmidir. Türkiye, artık bir parti devleti olmuştur. Parti devleti rejimi ile yönetilmektedir. Türkiye’nın hızla yeni güçlü bir parlamenter rejime ihtiyaç vardır.
ÇOK GÜZEL SABIR RAPORU: (Tayyip Erdoğan’ın sabretme açıklaması sonrasında Ağbaba’nın hazırladığı sabır karnesi) Açıkçası bir kere Erdoğan millete sabır tavsiye etme makamında değil, icra makamında. Milletin sorunlarını çözme makamında. Veli Bey, çok güzel bir rapor hazırlamış. Resmi rakamlar kullanılmış, 18 yıllık AK Parti yönetiminde ülkemizin ne hale geldiğini açık seçik ortaya koyuyor. Bu raporu hazırlayanların eline sağlık.
SALGINDAN SİYASİ GEREKÇE: (Sağlık Bakanı’nın İstiklal Caddesi fotoğrafını eleştirmesi ama AKP’nin kongrelerinin devam etmesi) Caddeleri meydanları insanlar dolduruyor önlem alınmıyor. AK Parti kongreleri sürüyor. Mahsuru yok. Ama barolar seçimleri yaparsa salgın bulaşıyor. Ülkenin bu sıkıntılı günlerinde millet salgınla boğuşurken salgından siyasi gerekçe üretmek vicdansızlıktır.
EĞİTİME İHANET EDİLDİ BAŞ FAİL DE ERDOĞAN: (Erdoğan’ın, ‘eğitime önem vereceğiz, reform yapacağız’ demesi) Hayretler içerisinde bu sözleri dinledim. Erdoğan, 18 yıldır muhalefetteydi de biz iktidarda mıydık? 18 yılda memleketin eğitim sistemini nereden nereye getirdiklerinin açık ikrarıdır. İdeolojik saplantıları nedeniyle eğitim sisteminde kaosa yol açtılar. Kendi ülkesinin çocuklarını denek haline getiren tek hükümet AK Parti hükümetidir. 18 yılda 7 tane milli eğitim bakanı gelmiş. Şimdi şikayet ediyorsunuz. Bu ülkenin eğitim sistemini milli olmaktan çıkarıp ideolojilerinin vesayeti altına alanlar, Türk eğitim sistemine ihanet etmişlerdir. Baş faili de Recep Tayyip Erdoğan’dır.
ENGİN ALTAY AZERBAYCAN’DA: (CHP Azerbaycan’a heyet gönderecek mi) Şu an TBMM Başkanı başkanlığındaki heyette Grup Başkanvekili arkadaşımız Engin Altay Azerbaycan’dadır. Sayın Genel Başkanımızın mektubunu iletmiş, Aliyev de selamlarını göndermiştir.
BİZ UYGUR TÜRKLERİNİN YANINDAYIZ: (Uygur Türkleri hakkındaki teklifin AKP ve MHP tarafından reddedilmesi) Uygur Türkleri konusunda Saray ve ortağı, gerçek bir samimiyet testinden geçmektedirler. Özellikle bu 39 ülkenin imza attığı mektuba Türkiye’nin imza atmaması, TBMM’deki teklife ret oyu vermeleri gerçekten soydaşlarımızla yakından ilgilendiğini iddia eden milli ve yerli söylemlerin arkasına sığınan sarayın ve onun ortağının söylemlerinde ne kadar samimi olduklarını ortaya koymaktadır. Biz Uygur Türklerinin her zaman yanında olacağız.
BİR HAFTADIR YANAN ORMAN: (Artvin’de söndürülmeyen yangında Cengiz Holding’in siyanür havuzu yapacağı iddiaları) Ülkenin bir yerinde bir haftadır orman yanıyorsa bunun neden müsaade edildiğinin sorgulanması lazım. Yanan yerlerle ilgili neler yapılacağının izlenmesi lazım.