Gebze’de icra memurlarıyla beraber haciz işlemi için gittiği evde öldürülen avukat Ersin Arslan için meslektaşları Çağlayan Adliyesi’nde eylem yaptı. Adliyenin içinde bir araya gelen bir grup hukukçu, bu tür saldırıların daha ağır biçimde cezalandırılmasını istedi. 9 meslek örgütünün Çağlayan Adliyesi bahçesinde yaptığı ortak eylemde, "Mesleğimizin içinde bulunduğu hal karşısında öfkeliyiz" açıklaması yapıldı ve "Ersin Arslan'a sözümüz olsun, mesleğimizi savunmaya devam edeceğiz" denildi.
Avukat Ersin Arslan, Kocaeli'nin Gebze ilçesinde iki gün önce haciz memurlarıyla birlikte icra işlemi için gittiği adreste ev sahibi Y.Y. tarafından silahla vurularak öldürülmüştü. Meslektaşları, Avukat Ersin Arslan için İstanbul Adliyesi’nin Atrium alanında açıklama yaptı.
Basın açıklamasını Hukukçular Derneği avukatlarını temsilen Oğuzhan Efe okudu. Avukatlara yönelik şiddet eylemlerinin daha ağır şekilde cezalandırılması ve kamuoyunun bu konuda uyarılması gerektiğini ifade eden Avukat Oğuzhan Efe, şunları dile getirdi:
"İcra ve İflas Kanunu uyarınca yapılan haciz ve muhafaza işlemlerinin yürütülebilmesi amacıyla adliyelerde 'adli kolluk' yapılanması oluşturulmalı, aksi talep edilmedikçe bu kolluk güçleri haciz ve muhafazaya eşlik etmelidir. Devlet memurlarının ve avukatların yaşam hakları tehlikeye atılmamalıdır. Kamu görevini ifa etmekteyken öldürülen diğer tüm kamu görevlileri gibi, kamu görevinin ifası sırasında öldürülen avukatları da şehit olarak kabul edecek yasal düzenlemeler yapılmalı, vefat edenlerin eş ve çocuklarına maddi ve manevi destek olunmalı ve manevi şahsiyetleri yaşatılmalıdır. Avukatların kamu görevi nedeniyle işlemiş olduğu iddia edilen suçlarla ilgili olarak Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandıkları gibi, avukatlara karşı işlenen suçlar da suçun niteliğine bakılmaksızın Ağır Ceza Mahkemeleri'nde görülmesi gerekmektedir. Adaletin tecelli etmesinde milleti temsilen savunma ve sav makamını icra eden avukatın tüm adliyelerde bulunan Adalet Komisyonlarında temsili sağlanmalıdır. Özellikle televizyon yayınlarında avukatı olmaksızın şüphelinin ifadesinin alınmasının hukukun temel kuralı dikkate almayarak, ifadeye avukatın katılmasının istisna olduğunu gösteren veya avukatı aşağılayıcı ve itibarını sarsıcı yayın ve sahneler RTUK tarafından engellenmelidir.”
9 MESLEK ÖRGÜTÜNDEN AÇIKLAMA: SALDIRILARA KARŞI MÜCADELE ETMEK İÇİN BURADAYIZ
Çağlayan Adliyesi önünde ayrıca 9 avukat topluluğu (Avukat Dayanışması, Avukat Hareketi, Avukatlar Sendikası, Çağdaş Avukatlar Grubu, ÇHD İstanbul Şubesi, Demokrasi İçin Hukukçular, Katılımcı Avukatlar, ÖHD İstanbul Şubesi , Özgürlükçü Demokrat Avukatlar) ortak bir açıklama yaparak, Ersin Arslan'a yönelik saldırıyı şiddetle kınadı. Ortak açıklama, Avukat Çiğdem Akbulut tarafından okundu.
"Genç bir meslektaşımızın görevini yerine getirirken katledilmiş olması karşısında üzgün; mesleğimizin içinde bulunduğu hal karşısında öfkeliyiz. Bugün burada hukuk kurumları olarak meslektaşımıza yapılan saldırının karşısında durmak, mesleğimize yönelik saldırılara karşı mücadele etmek için bulunuyoruz" denilen açıklamada, şunlar ifade edildi:
“Meslektaşımız bugün sayısı on binlerle anılan işçi avukatlardan biriydi. On binlerce işçi avukat gibi Ersin de bir avukat olarak sorumluluk alan, bir avukat olarak işini titizlikle yapan; fakat bir işçi olarak, yaptığı işle ilgili kararların patron avukat tarafından alındığı bir çalışma düzeni içindeydi. Bugün meslektaşımızı kaybetmemizle sonuçlanan saldırı adli ve münferit bir hadise gibi gösterilmek istense de bunun doğru olmadığını biliyoruz. Günlerdir meslektaşımızın yaşı, maddi durumu hakkında hepimiz birçok haber okuduk. Bunların bize gösterdiği bir şey var: Her gün sahada işini yapmaya çalışırken tehlikeye atılanlar bugün genç ve yoksul avukatlardan başkası değil. Bugün genç avukatlar gelecek kaygısı içinde. Bugün genç avukatlar işsiz, yoksul ve kendilerine dayatılan sömürü düzeninin içinde risk almak, tehlikeli durumlarda geri çekilmeyerek kendilerine verilen işi tamamlamak, rahatsız edici bir durumda kaldıklarında alttan almak zorunda bırakılıyor. Bu nedenle meslektaşımızın ölümünün ardından Adalet Bakanı, TBB başkanı ve tüm barolardan paylaşılan taziye ve kınama mesajları yeterli de değildir. Bugüne kadar işçi avukatları görmezden gelmiş, sayıları on binleri bulan işçi avukatların tüm açıklığıyla ortada duran sorunlarına sırtını çevirmiş olan bu kurumlar bir an önce harekete geçmeli, avukatların mesleklerini icra ederken gerek devlet tarafından gerekse patron avukatlar tarafından uğramakta olduğu hak gasplarına karşı tavır almalı ve avukatın yanında olmalıdır.
Mesleğimize ve meslektaşlarımıza yönelik ilk saldırının bu olmadığını biliyoruz. Biz biliyoruz ki bir avukata saldırma cüreti, Diyarbakır Baro Başkanı Av. Tahir Elçi'yi katledenlerden ve katilleri bulmak için çaba harcamayanlardan geliyor. Bu cüret onlarca meslektaşımızı, yalnızca avukatlık yaptıkları için uydurma delillerle hapsedenlerden, tiyatro gibi yargılamalarla mahkum edenlerden geliyor. Bu cüret her gün sokakta, adliyede, karakolda meslektaşlarımıza şiddet uygulayan, hakaret eden devlet yetkililerinden geliyor. Mesleğimize yönelik saldırılara boyun eğmeyecek, mesleğimizin itibarsızlaştırılmasına seyirci kalmayacağız."
Açıklamayı “Meslektaşımız Av. Ersin Arslan'a sözümüz olsun: Mesleğimizi savunmaya devam edeceğiz” diyerek sonlandıran avukatlar, meslektaşları için bir dakika boyunya saygı duruşunda bulunup alkışladılar.