Ankara’daki Nevruz kutlaması, Anıtpark’ta yüzlerce kişinin katılımıyla yapıldı. Yoğun güvenlik önlemleri altında yapılan kutlamaya HDP başta olmak üzere çeşitli siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin üyeleri katıldı. Polis, alanda Nevruz ateşi yakılmasına izin vermedi.
Ankara’da Nevruz kutlaması, Anıtpark’ta bugün yapıldı. Halay çekilip türküler söylenen kutlamada sanatçı Mehmet Atlı sahne aldı. Kutlamalara yüzlerce yurttaşın yanı sıra HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, HDP MYK üyesi Doğan Erbaş, Sosyalist Yeniden Kurtuluş Partisi (SYKP) MYK üyeleri Cansel Aslan ve Halit Elçi de katıldı.
Anıtpark ve çevresinde geniş güvenlik önlemi alan polis, bazı pankartların alana sokulmasına ve alanda Nevruz ateşi yakılmasına izin vermedi. Kutlamaya destek veren parti ve sivil toplum kuruluşları adına bir konuşma yapan Semra Demir, şunları söyledi:
“NE NEVRUZ NE KAWA NE YENİ GÜN, YENİ YAŞAM ARAYIŞI EFSANE DEĞİLDİR”
“Baharın müjdeleyicisi, halkların eşitlik, özgürlük şiarını bize yeniden hatırlatan Nevruz kutlu olsun. Nevruz, Mezopotamya ve Anadolu halklarının ve ezilen, sömürülen halkların, kanı, canı ve emekçilerin alın teriyle beslenen zalim Dehaklara dur dediği gündür. Kawa’nın yaktığı özgürlük ateşi, ezilen halklar için tiranlara karşı verilen mücadele, direniş ve özgür bir yaşamı kurma sözüdür. Ne Nevruz ne Kawa ne yeni gün, yeni yaşam arayışı efsane değildir. Spartaküs’ten Giordano Bruno’ya, Rahşan ve Zekiyelerden Denizlere, İbolara, Mahirlere, çağdaş Kawalara özgürlük mücadelesi baskı ve zulme karşı direniş, ezilenlere bırakılan en büyük mirastır. Nevruz, halkların kendi geleceklerini kendi elleriyle kurabileceklerine duydukları inancın ta kendisidir. Nevruz, bizi bin parçaya bölmeye çalışarak kimliksizleştirme amacında olan, kendi sömürü amaçlarını meşrulaştırmaya çalışan şoven zihniyeti boşa çıkaracak ezilen halkların yoldaşlığıdır. Çünkü Nevruz, başkaldırı ve özgürlük çağrısıdır. Biz de bu çürümüş düzenden kurtulmak için hep birlikte mücadele edeceğimizin sözünü yinelemek ve hatırlamak için bir aradayız.
“SARAY İKTİDARININ BU ÜLKENİN ÇIKARI VE YARARINA DAYALI HİÇBİR PLANI YOKTUR”
AKP-MHP iktidarının onayladığı tezkereler ile sınır ötesine yapılan askeri saldırılar, içerideki Kürt inkarının yansımasıdır. Her çıkmazda askeri saldırılarla kendini kurtarmaya çalışan AKP MHP faşist iktidarı, şoven ve ırkçı politikayı kendine siyasi argüman haline getirmiştir… Saray iktidarının bu ülkenin çıkarı ve yararına dayalı hiçbir planı yoktur. Aksine, tercih ettiği savaşın faturası işçi ve emekçilerden çıkarılmaktadır. Bugün Ukrayna topraklarında yürütülen savaş, bir tarafta ABD, AB ve NATO diğer tarafta Rusya arasında süren emperyalist hegemonya savaşıdır. Dünyanın dört bir yanında süren savaşlar, küresel sermayenin sömürü sahasını genişletme çabasının bir ürünüdür.”
HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu ise şöyle konuştu:
“Bu yıl hep beraber kazanma zamanı diyoruz. Hep beraber kazanacağız. Biz kadınlar olarak, işçiler olarak, gençler ve bütün halklar olarak Kawalarız. Bütün halklar olarak birleştik. Bugünün Kawa’sı HDP’dir. Nasıl o gün Kawa boyun eğmediyse bugün de aynı şekilde boyun eğmeyen milyonlarız. Bir kişi değil, 10 kişi değil, milyonlarız. Leyla Güven’in dediği gibi; ayağımıza, elimize batan dikenler, aslında aradığımız gülün habercisidir. İşte bu Nevruz, o gülün, o baharın habercisidir. Geliyor o bahar, gelecek o bahar.
“SİZ ATEŞ YAKTIRSANIZ NE OLUR, YAKTIRMASANIZ NE OLUR”
Bütün, hasta mahpuslara, bütün siyasi mahpuslara özgürlük diyoruz. O özgürlüğü bizler sağlayacağız. Biz, bugün aynı zamanda etrafında polis varken katledilen Deniz Poyraz için buradayız. Nevruz’a giderken belki çaldığı o güzel keman seslerini düşünen Kemal Kurkut için buradayız. Biz, onların sesinin hiçbir zaman susmadığını biliyoruz. Onların sesiyiz biz, burada onların sesi olmaya devam edeceğiz.”
Kerestecioğlu, alanda Nevruz ateşi yakılmasına izin verilmemesine ilişkin ise "Yetkililer, biz buna güleriz, çünkü biz o ateşi çoktan yaktık. Biz o ateşi, ‘Bir kıvılcım düşer önce, büyür yavaş yavaş’ dedik öyle yaktık. Biz o ateşi gençlerle, Kürtlerle, Alevilerle, bütün halklarla, inançlarla yaktık, kadınlarla yaktık. Siz ateş yaktırsanız ne olur, yaktırmasanız ne olur? Biz o ateşi çoktan yaktık, o ateşi kimse söndüremez" dedi.