Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Nafi Güral, “Şimdiye kadar, çok sayıda türbülans, az sayıda tsunami yaşadık. Bu dönemde yaşamakta olduklarımız maalesef tsunami etkisi yaratıyor. Şimdiye kadar yaşadığımız türbülanslar ve tsunamiler, tamamen özel sektörün kendi dinamiklerinin dışında gerçekleşen olaylardır. İçinde bulunduğumuz sıkıntılı durumdan kurtulmanın genel bir reçetesi yok maalesef” açıklamasını yaptı.
Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO), Ocak ayı olağan meclis toplantısı yapıldı. Toplantıda konuşan Meclis Başkanı Nafi Güral, 2021 yılı ekonomisini değerlendirdi, 2022 yılı beklentilerini ve iş dünyasına yönelik tavsiyelerini dile getirdi.
Sözlerinin siyasi bir değerlendirme olmadığını vurgulayan Başkan Nafi Güral, şu açıklamayı yaptı:
“Bizler, iş insanlarıyız, işimize siyaset karıştırmayız. Hesap yapmak çok önemli, hesabımızı doğru yapalım. Ölçek ekonomisinin önemini bilerek işimizi büyütmeliyiz, güçlü konumda yer almamız lazım. Kaynaklarımızı, büyümeye yönelik planlayalım. Kredileri işletme için değil, sadece yatırım için kullanalım, çünkü işletme için ödediğimiz faiz, kârımızı alıp götürür. Ekonomide, iş hayatında, her an, her şey olabilir. Hazırlıklı olmak, olumsuzluklar geldiğinde panik yapmadan süreçleri yönetmemiz lazım.”
“ÖZEL SEKTÖRÜN DİNAMİKLERİ DIŞINDA GELİŞİYOR”
Şimdiye kadar çok sayıda türbülans, az sayıda tsunami yaşandığını aktaran Nafi Güral, şu değerlendirmeleri yaptı:
“Bu dönemde yaşamakta olduklarımız maalesef tsunami etkisi yaratıyor. Ekonomi hayatımızın hiçbir döneminde, ekonomiye can veren özel sektörün hatalarından veya beceriksizliklerinden dolayı ülkemizin ekonomik sıkıntıya girmiş olduğunu söylemek mümkün değildir. Şimdiye kadar yaşadığımız türbülanslar ve tsunamiler, tamamen özel sektörün kendi dinamiklerinin dışında gerçekleşen olaylardır. İçinde bulunduğumuz sıkıntılı durumdan kurtulmanın genel bir reçetesi yok maalesef. Her işletmenin, bulunduğu sektöre ve firmasına özel olarak değişiklik arz edebiliyor. Elbette ticari işletmeler kendi kulvarlarında ciddi problemler yaşarken, sanayi kesimi de kendi ölçeklerinde problemler yaşıyorlar. Örnekler vermek gerekirse; kredilerde sıkıntı var, bankalar topladıkları mevduatları ve kendi kaynaklarını yüzde 21,5 ile yüzde 25 arasında değişen faiz ile devlete satabildikleri için, kredi vermekten uzak duruyorlar veya devlete sattıklarından daha yüksek faiz uyguladıkları gibi, uzun vadeli yatırım kredisi veremiyorlar.
“MALİYETLER İLAN EDİLENDEN FAZLA ARTTI”
Artış oranı kadar fiyat belirlemek mümkün olmuyor. Tedarikçiler ise son durumlardan kaynaklanan nedenlerle, vadeli satış yapamadıkları için, ek finansmana ihtiyaç duyuyorlar. İç pazarda vadeli satmak zorundalar, peşine geçerlerse, bayileri hazırlıklı olmadıkları için alım yapamayacaklar. Beklenmedik sürpriz olumsuzluklar her zaman karşılarına çıkabilir”
“BU OLANLAR BİREYSEL KAYNAKLI DEĞİL”
Doğalgaz kullanan fabrikalara 10 gün süre ile gelen yüzde 40 kısıtlamayı da değerlendiren Nafi Güral, şöyle devam etti:
“Organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren fabrikalara, 3 gün süre ile elektrik verilmiyor, üretim yapamıyorlar. İçinde bulunduğumuz sevimsiz durumun gelişimini özetlemek gerekirse, bu olanlar bireysel hatalarımızdan kaynaklı değil. Ülkenin genelini etkileyen olumsuzluk olarak yaşıyoruz. Bu durumdan, küçük ve özellikle mikro işletmelerimiz, maalesef daha çok etkileniyor. Her işletmenin kendisine özel sorunları var, bu nedenle genel bir çözüm önerisi düşünemiyorum. Moralimizi bozmadan, yolumuza devam etmemiz halinde, bu durumu en az zararla atlatabileceğiz. Hem pandemi, hem de yaşamakta olduğumuz sorunlar bitecek, güzel günler gelecek. Yeter ki hesabımızı doğru yapalım.”