ODA TV Ankara Haber Müdürü Müyesser Yıldız’ın avukatı Erhan Tokatlı, müvekkilinin tutuklanmasına ilişkin “2. Kozmik Oda olayı” diyerek, Yıldız’ın durumu hakkındaki endişelerini anlattı.
4 günlük gözaltı süresinin ardından tutuklanan ODA TV Ankara Haber Müdürü Müyesser Yıldız’ın avukatı Erhan Tokatlı müvekkilinin dosyası hakkında kaleme aldığı yazıda, iki kaygısını şöyle açıkladı: “Müyesser Yıldız en baştan çökmüş bir iddia ile tutuklanmıştır. Bundan sonrasında Müyesser Yıldız'ın cep telefonundaki mesajlar, telefon numaraları ve bilgisayarında bulunan, tamamen mesleki bilgiler üzerinden yeni bir suç uydurulmasından; imajı alınmamış, hash değeri tutanakla kayda geçirilmemiş dijital verilerimize, FETÖ döneminde de örneklerini gördüğümüz gibi eklemeler yapılmasından endişe duyduğumuzu vurgulamak ilk kaygımızdır.”
‘DEVLET YETKİLİLERİNDEN AÇIK HAKARET’
“Bir diğer kaygımız da gözaltından kısa bir süre önce önemli bir devlet yetkilisinin Twitter hesabından açıkça Müyesser Yıldız’a hakaret ederek hedef göstermesi sonrasında kendisi pek çok tehdit almıştır. Karantina süreci bittiğinde Müyesser Yıldız diğer tutuklu ya da hükümlülerle bir arada kaldığı takdirde güvenliğinin tehlikeye gireceği de bir diğer kaygımızdır.”
Müvekkili hakkındaki soruşturmanın ilk önce Sabah gazetesinde yer aldığını hatırlatan Tokatlı, gazetenin haberinde yer alan suçlamanın delil bulunamayınca değiştirildiğini kaydederek, “Bilindiği gibi ilk suçlama askeri casusluktu ve yazılmayan haber ve haberlerin hesabı sorulacaktı. Ancak bunun hukukta yerinin olmadığının anlaşılması üzerine (bunu kanıtlayacak / destekleyecek bir şey olmaması üzerine) suçlama İFŞA'ya TCK 329'a dönüştürüldü” dedi.
‘HABER ERİŞİME AÇIK’
Tokatlı Yıldız’ın uzun süre dinlendiğine ve bu süreçteki 3 haberinin dosyaya son anda eklendiğine dikkat çekerek, şunları belirtti: “Başlangıçtan itibaren bu haberlere odaklanılmış olsa, suçlama askeri casusluk şeklinde yöneltilirdi. Nitekim, suçlama konusu haberlere herhangi bir engelleme getirilmediği, haberlerin halen erişime açık olduğu bilinmektedir.”
‘İKİNCİ KOZMİK ODA OLAYI’
“Dosya ne kadar boş ise, Müyesser Yıldız'ın cep telefonunda kayıtlı bulunan bazı SMS mesajlarından, soruşturma konusu ile ilgisi olmayan sorular üretilerek dosyaya bir şeyler konmaya çalışıldığını gördük. Dikkat çekmek istediğimiz ikinci husus, diğer şüphelilerin sadece kendilerine ait olan dijital materyallerine (bilgisayar, telefon, vb.) el konulduğu halde, Müyesser Yıldız’ın evindeki kendisine ve aile fertlerinin tümünün dijital materyallerinin tamamına, kime ait olduklarına bakılmaksızın el konulmuş olmasıdır. Buradan da hedefin Müyesser Yıldız’ın dijital arşivlerini ele geçirmek olduğunu değerlendiriyoruz. Bu olay 2. Kozmik Oda olayıdır diyebiliriz.”
BİLGİSAYARDAKİ ŞİFRE SAVCILIKTA KRİZE DÖNÜŞTÜ
“Savcılık sorgusunda Müyesser Yıldız'a, bilgisayarında şifreli bir dosya olduğu söylendi. Yıldız, şifrelemeyi bilmediğini, bilgisayarında öyle hiçbir dosya bulunmadığını belirterek, ‘Emin misiniz? Benim değil oğlumun bilgisayarı olmasın? O bilgisayar mühendisi’ dedi. Savcılık, Müyesser Yıldız'ın bilgisayarında bulunduğunda ısrar etti. Müyesser Yıldız, ‘Bu meseleyi netleştirelim. Hangi bilgisayarda olduğuna bir kez daha bakın. Eğer benimkinde ise kesinlikle dışarıdan yüklenmiştir’ diyerek ısrarını sürdürdü. Müyesser Yıldız'ın ısrarı sonucunda söz konusu dosyanın hangi bilgisayarda olduğuna bakıldı ve oğlunun bilgisayarında olduğu görüldü. Bundan sonra savcılık Müyesser Yıldız'ın oğlunun tanık olarak ifadesini almak zorunda kaldı. Bu olay da soruşturmanın nasıl aceleye getirildiğinin, dosyanın dijitaller sayesinde hazırlanmaya çalışıldığının bir diğer örneğidir.”
“Kesinlikle böyle bir husus geçmemesine rağmen ‘Müyesser Yıldız, Belgeleri Whatsapp'tan Almış’ başlığı atıldı. E.B'nin: ‘Benden istedi’ dediği; ama hiçbir şekilde Müyesser Yıldız'a ulaştırmadığı 3 belgeye bakarsak hiçbirinin devletin güvenliği ile ilgisi bulunmadığı görülecektir. Bu şekilde soruşturmanın gizliliğinin ısrarla çiğnenmesi ve soruşturmanın yönlendirilmeye devam edilmesi, Müyesser Yıldız'ın gerçekte kimler tarafından hedef alındığını ortaya koymaktadır.”
"Özetle; Müyesser Yıldız en baştan çökmüş bir iddia ile tutuklanmıştır. Bundan sonrasında Müyesser Yıldız'ın cep telefonundaki mesajlar, telefon numaraları ve bilgisayarında bulunan, tamamen mesleki bilgiler üzerinden yeni bir suç uydurulmasından; imajı alınmamış, hash değeri tutanakla kayda geçirilmemiş dijital verilerimize, FETÖ döneminde de örneklerini gördüğümüz gibi eklemeler yapılmasından endişe duyduğumuzu vurgulamak ilk kaygımızdır."
NE OLMUŞTU?
ODA TV Ankara Haber Müdürü Müyesser Yıldız, TELE1 TV Ankara Temsilcisi İsmail Dükel ve İstanbul’da görevli astsubay E.B. 8 Haziran günü TEM Şube polisleri tarafından evleri basılarak gözaltına alınmıştı. Sabah Gazetesi tarafından servis edilen haberde soruşturmanın “askeri casusluk” suçlamasıyla yürütüldüğü kaydedilmiş ancak soruşturma dosyasına avukatlar dahi erişememişti. 4 günlük gözaltının ardından önce savcılığa çıkarılan oradan da tutuklanmaları talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilen 3 isimden İsmail Dükel adli kontrolle serbest bırakılırken, Yıldız ve E. B. tutuklanmıştı. Hakimlik, tutuklama gerekçesi olarak Türk Ceza Kanunu'nun 329'uncu maddesindeki 'devletin güvenliğine ilişkin bilgi ve belgeleri açıklama' suçunun işlendiğine ilişkin kuvvetli suç şüphesi bulunması, delilleri karartma ihtimali ve kaçma şüphesini göstermişti. Daha sonra E. B.’nin etkin pişmanlıktan yararlandığı ve ruhsal hastalığı olduğu ortaya çıkmıştı.