Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan Oda TV Ankara Haber Müdürü, Gazeteci Müyesser Yıldız'ın arkadaşları, Anayasa Mahkemesi'nin karşısında üçüncü kez sessiz protesto eylemi yaptı. Eyleme mesaj gönderen Müyesser Yıldız, "Bugünkü iddianameye de ancak “İNTİKAMNAME” diyebiliyorum. Bu intikamname ile net olarak ortaya çıkan şudur: Önce bir yerlerde birileri tarafından tutuklanmama karar verildi. Sonra ucu açık suçlamalarla göç yolda düzülür misali delil arandı. Ama sonuçta çıka çıka bu intikamname çıktı" dedi.
Müyesser Yıldız'ın arkadaşları yayında olan 3 haber gerekçe gösterilerek tutuklu yargılanmasını protesto etmek için Anayasa Mahkemesi karşısındaki Ahlatlıbel Atatürk Parkı'nda toplandı. Eylemden önce, Yıldız'ın sevdiği simit dağıtıldı. Sessizlik eylemine, Yıldız'ın eşi Naci Uğur ve oğlu İlim Uğur, CHP İzmir eski milletvekili Mustafa Balbay, Yeniçag gazetesi yazarı Yavuz Selim Demirağ, Emekli Korgeneral Atilla Kezek, TESUD Genel Başkan Yardımcısı Emekli Albay Hüsnü Şimşek, Vardiya Bizde Platformu Ankara şubesinden Ali İhsan Gönüldaş ve Ümit Gönüldaş başta olmak üzere çok sayıda isim katıldı.
Eylemde, CHP'li Balbay, Yıldız'ın, Sincan Kapalı Cezaevi'nden ilettiği mesajı okudu. Yıldızın mesajı şöyle:
“Sevgili Dostlar,
2011’deki Odatv kumpasıyla ilgili olarak hazırlanan iddianameye “İFTİRANAME” demiştim.
Bugünkü iddianameye de ancak “İNTİKAMNAME” diyebiliyorum. Bu intikamname ile net olarak ortaya çıkan şudur: Önce bir yerlerde birileri tarafından tutuklanmama karar verildi. Sonra ucu açık suçlamalarla göç yolda düzülür misali delil arandı. Ama sonuçta çıka çıka bu intikamname çıktı.
Ergenekon kumpasında bir resmi savcılar, bir de gayriresmi savcı vardı. Acaba bu intikamnamenin gerçek savcısı kimdir? Çok merak ediyorum.
Her neyse bu intikam operasyonunun çoğu gitti azı kaldı…
Emekleriniz için sonsuz teşekkür ediyor, Sincan’dan kucak dolusu sevgi ve saygılarımı sunuyorum”
“YARGI, ADALET, HUKUK BAĞLAMINDA ANAYASA MAHKEMESİ YARA ALMIŞ SON KALE OLARAK KALMIŞTIR”
ANKA’ya konuşan Mustafa Balbay yargı, adalet, hukuk bağlamında Anayasa Mahkemesinin yara almış son kale olarak kaldığını vurguladı. Balbay şunları söyledi:
“Anayasa Mahkemesi’nin karşısındayız. Bugün hak, hukuk, adalet arayan Müyesser Yıldız’ın dostları, gazeteciliğin dostları, bu mesleği yapanlar Türkiye’deki adalet mücadelesinde yer almış insanlar olarak biz Anayasa Mahkemesi'nin karşısına yürüyerek geldik. Çakarlı araçlarla gelmedik. Korumalarla gelmedik. Bisikletle de gelmedik. Bu ülke için hak, hukuk, adalet için Müyesser Yıldız gibi dimdik durarak hakkımızı istiyoruz. Anaysa Mahkemesi son günlerde çok tartışılıyor. Tabi ki Anayasa Mahkemesi’nin üyeleri de sorumluları da bunun farkındadır. Şunun da farkında olmalarını diliyoruz ve istiyoruz. Yargı, adalet, hukuk bağlamında Anayasa Mahkemesi yara almış son kale olarak kalmıştır. Eğer hem kendi onurlarını hem kendi kurumlarını hem de Türkiye’deki adalet arayanların beklentilerini korumak, kurtarmak, bir nebze onları selamlamak istiyorlarsa sorumluluklarını yerine getirmeye çağırıyoruz. Anayasa Mahkemesi’nde pek çok kişi Müyesser Yıldız’ın da sadece özgürlük hakkının ihlaline ilişkin bir sitem var. ‘Özgürlük hakkım geri verilsin’ diyor. Yargılamayı, dosyayı onları geçtik. Bunlar mahkemede kendi yargılama sürecinde devam edecek. Yakın geçmişte gazetecilerle ilgili davaların hepsinde gördük.
Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu, Hülya Kılınç, Murat Ağırel’in aylarca haklarında yandaş medya iftiraname üstüne iftiraname hatta intikamname yayınladılar. Hapiste tutacak bir delil, malzeme bulamadılar. Mecbur kaldıkları bir ceza ile tahliye etmek zorunda kaldılar. Türkiye artık onca hukuksuzluktan, iddianamesiz hatta delilsiz yargılamalardan sonra özgürlüğüne sevinen, adalete sevinen bir ülke olsun istiyoruz."