GÖKHAN TUZLADAN
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa İriş, bu yıl çiftçilere 70 milyar TL destek verilmesi gerekirken bütçede bu iş için 29 milyar TL kaynak ayrıldığını belirterek, “Bu sene kanuni zorunluluk olan asgari 70 milyar TL’yi ek bütçe ile tarımsal desteğe kullanın. Çiftçinin alın teri üzerinde yürütmekten vazgeçin. Bilakis üretimi teşvik edin. Tarımsal üretimin desteklenmesi bir lütuf değildir, üreticinin alın terinin karşılığıdır” dedi.
Mustafa İriş, bugün partisinin Edirne İl Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İriş, Rusya’nın Ukrayna’ya müdahalesine ilişkin, “Bir ay kadar önce Rusya, Ukrayna’ya saldırdı. Sivil yerleşim yerlerini vurarak şehirleri harabeye çevirmeye başladı. Canını kurtarmaya çalışan insanlar, evlerini, yurtlarını terk edip mülteci konumuna düştüler. Üç dört milyon insan komşu ülkelere sığındı. Burada bir parantez açmak istiyorum. Ortadoğu’dan, Libya’dan, Suriye’den kaçan mültecilere yapılan muamelelerle Ukraynalı mültecilere yapılan muamelelerin kıyasını sizlere bırakıyorum. Bu tablo, batının çifte standardının, iki yüzlülüğünün açık ifadesidir" diye konuştu.
"TARIMSAL ÜRETİME DESTEK SEZON İÇİNDE İLAN EDİLMELİ"
Tarımın önemine dikkat çeken İriş, şunları söyledi:
"Topraklarımızı hoyratça heder ediyoruz. Akıl almaz bir yapılaşma ile betonlaşıyoruz. Bunun sonucunda da tarım alanlarımızda ürkütücü bir azalma yaşanıyor. Nitekim 2002’de 26 milyon hektar olan tarım alanları, 2020’de 23 milyon hektara düşmüştür. Bu büyük bir kayıptır. Bundan böyle her türlü yapılaşma ve imar faaliyetleri sıkı bir disiplin içerisinde ele alınmalıdır. Tarım arazilerimizin korunması için ciddi tedbirler alınmalı, acilen kanuni düzenlemeler yapılmalıdır. Çiftçi büyük ölçüde sahipsizdir ve devlet burada rastgele bir davranışta bulunamaz. Bu insanlar ayakta nasıl duracak, işlerini nasıl devam ettirecek; kafa yormak lazım. Bunun birinci şartı da eken insanların ne ekeceğini ve sonda ne elde edeceğini bilmesi. Ekim ayında ekildiği düşünüldüğünde, eylül ayında taban fiyatlar belirlenip ilan edilmelidir. Taban fiyatı belirlemede maliyete etki eden unsurlarda oluşabilecek fiyat farkları, destek olarak üretim sezonu içinde verilmelidir. Taban fiyatlar hemen açıklanmalı ve maliyete etki eden girdilerdeki muhtemel artışlara ait farkların da tarımsal üretime destek olarak sezon içinde verileceği ilan edilmelidir.
"EK BÜTÇEYİ TARIMSAL DESTEĞE KULANIN"
Tarımsal destekleme programlarının finansmanı bütçe kaynaklarından ve dış kaynaklardan sağlanır. 'Bütçeden ayrılacak kaynak, gayrisafi milli hasılanın yüzde 1’inden az olamaz' denilmektedir. Bunun pratik ifadesi şudur; 2021 yılında hesaplanan GSMH yaklaşık 7 trilyon TL olduğuna göre, bu sene GSMH aynı olsa bile 2022 bütçesinden tarımsal destek olarak kullanılacak miktar 70 milyar TL olmalıydı. Ancak 2022 bütçesinden ayrılan miktar 29 milyar TL. Yani kanunun emrettiği miktarın yarısı bile değil. Böyle şey olur mu? Şimdi yönetim erkini elinde bulunduranlar 'aman onu ekin, aman bunu ekin, her tarafı ekin' diye çağrıda bulunuyorlar. Biz de diyoruz ki bu sene kanuni zorunluluk olan asgari 70 milyar TL’yi ek bütçe ile tarımsal desteğe kullanın. Çiftçinin alın teri üzerinde yürütmekten vazgeçin. Bilakis üretimi teşvik edin. Tarımsal üretimin desteklenmesi bir lütuf değildir, üreticinin alın terinin karşılığıdır."
"Tarımsal üretim için verilen krediler mutlaka faizsiz olmalıdır" diyen İriş, "Maliyetlerin artmasında, üretimin azalmasında, sonuç olarak enflasyonun yani pahalılığın oluşmasında en önemli etken faizdir. Faiz, sadece enflasyonun değil, üretimin de önündeki en büyük engeldir. Zaten faiz, tersiz kazanç, haksız kazançtır" dedi. Üreten ülkelerin güçlü ve bağımsız olduğuna dikkat çeken İriş, siyasal bağımsızlığın önemli olduğu kadar ekonomik bağımsızlığında önemli olduğunu ve siyasal bağımsızlığın temelinde ekonomik bağımsızlığın yattığını belirterek “Bunu sağlayamayan toplumların ayakta durması son derece zordur” diye konuştu.