Türkiye ve Rusya, İdlib'te gerginliği azaltmak için bir protokol daha imzaladı. Yaklaşık 6 saat süren görüşmelerin ardından varılan mutabakatla taraflar 6 Mart 00:01'den itibaren ateşkes çağrısı yaptı, ancak İdlib'te kırılganlığı aşacak bir metinde uzlaşamadı. Taraflar 6 saatlik görüşme sonunda 3 noktada anlaştı:
1-İdlip gerginliği azaltma bölgesindeki temas hattı boyunca tüm askeri faaliyetler 6 Mart 2020 tarihinde saat 00:01’den itibaren durdurulacaktır.
2-M4 karayolunun kuzeyinde 6 km ve güneyinde 6 km derinliğinde bir güvenli koridor tesis edilecektir. Güvenli koridorun işleyişine dair ayrıntılı esas ve usuller, Türkiye ve Rusya Savunma Bakanlıkları arasında 7 gün içinde kararlaştırılacaktır.
3-Türk-Rus ortak devriyeleri, 15 Mart 2020 tarihinde M4 karayolunun Trumba’dan (Serakib’in 2 km batısı) Ain-Al-Havr’a kadar olan kesimi boyunca başlatılacaktır.
M5 YOK, USUL YOK
İki ülke M4 karayolunda, Trumba'dan Ain Al Havr'a kadar ortak devriyeyi başlatmakta da anlaştı. Kurulması hedeflenen Türk ve Rus askerlerin denetiminde olacak güvenli koridor sadece 6 km'lik alanda olacak.
Ancak, çatışmaların yoğunlaştığı diğer bölge olan M5 karayoluna yönelik bir mutabakat sağlanmadı. Bu ateşkes, Türkiye'nin muhalifler üzerindeki etkisini kullanmasını, Rusya'nın da rejim üzerindeki etkisini kullanmasını öngörüyor. Ancak başta HTŞ olmak üzere terörist gruplara karşı tarafların nasıl davranacağına yönelik bir taahhüt içermiyor. Ayrıca önceki mutabakatta oluşturulan ve bugün rejimin denetiminde kalan Türk gözlem noktalarının ne olacağına dair bir bilgi metinde yer almıyor. Ayrıca, Esad'ın son dönemde ele geçirdiği alanlardan geri çekilmesini de içermiyor. Bu da yerlerinden edilmiş Suriyelilerin geri dönüşünün nasıl olacağı konusunda en büyük eksikliği içeriyor.
TEKRARLANAN TAAHHÜDLER
İki ülkenin imzaladığı ek protokole göre, hayata geçirilemeyen 17 Eylül 2018'deki Muhtıra temelinde, şu temel taahhütleri tekrarlandı:
-Suriye'nin egemenliğine, bağımsızlığına, birliğine ve toprak bütünlüğüne olan kuvvetli taahhüt
-Terörizmin tüm tezahürleriyle mücadele ile BMGK'nın terörist kabul ettiği grupların ortadan kaldırılması
-Sivillerin ve sivil altyapının hedef alınmasının mazur görülemeyeceği
-BMGK'nın 2254 sayılı kararıyla uyumlu siyasi sürece bağlılık
-Sivillerin korunması, ihtiyaç sahibi tüm Suriyelilere önkoşulsuz ve ayrım gözetmeksizin koruma ve insani yardım sağlanması, yerinden edilmelerin önlenmesi ile mültecilerin ve ülke içinde yerinden edilen kişilerin güvenli ve gönüllü olarak Suriye'deki asıl ikamet yerlerine geri dönüşlerinin kolaylaştırılması