Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun mülakat mağdurlarının sorunlarını dile getirmek için gittiği Milli Eğitim Bakanlığı’nın kapılarının kilitlenmesi ile ilgili olarak “Bugün kapıyı açmayanlar yarın kendileri o kapıdan çıkıp gidecekler demektir" dedi.
Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, canlı yayın konuğu olduğu televizyon programında, ülke gündemini değerlendirdi. Savaş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun mülakat mağdurlarının sorunlarını dile getirmek için gittiği Milli Eğitim Bakanlığı’nın kapılarının kilitlenmesi ile ilgili olarak şunları söyledi:
“Cumhuriyet Halk Partisi olarak, yapılan bu davranışı doğru bulmuyoruz. Ve bunun takipçisi olacağız. Bugün kapıyı açmayanlar yarın kendileri o kapıdan çıkıp gidecekler demektir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin ve Millet İttifakı’nın ne kadar yakın olduğunu gösteriyor. Bunda bizim utanacağımız veya sıkılacağımız bir şey yok. Oraya cesaretle giden Sayın Genel Başkanımızı tebrik ediyorum. İktidarın ayak sesleri olarak algılıyorum.”
"BİR KARARNAME İLE SURİYELİLER VATANDAŞ YAPILIP OY KULLANABİLİR"
Hatay’da yaşayan göçmen seçmenler ile ilgili soruları yanıtlayan Savaş, “Şu anda resmiyette 500 bin civarında Suriyeli var ama 1 milyona yakın Suriyeli Hatay’da yaşıyor. Bizim insanımız da 1 milyon 660 bin. Türkiye’de 7 milyona yakın Suriyeli olduğu ve 3 milyon 690 bin kişin oy kullanabileceği konuşuluyor. Şu an da Cumhurbaşkanı isterse 7 milyonu bir günde Türkiye Cumhuriyeti tabiatına geçirebilir ve kimlik verebilir. Yüksek Seçim Kuruluna bunu yazabilir ve sizin şikâyet etme şansınız yok” diye konuştu.
Savaş, "CHP’li belediye başkanları olarak da Suriyeli vatandaşlarımızın kendi yurtlarına sağlıklı bir şekilde gönderilmesinden yanayız. Savaş ortamının bitirilip barış ortamının hazırlanması ve bu insanların can güvenliğinin garanti altına alınarak oradaki altyapının düzgün bir şekilde sonuçlanması lazım” dedi.
“BİZ İNSANLARA AYRIMCILIK YAPILMASINI HOŞ GÖRMEYİZ”
Gazetecilerin soruları üzerine, Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın kullandığı "Beyaz Türkler" ifadesini değerlendiren Lütfü Savaş, şunları söyledi:
“Sayın Cumhurbaşkanı gündemi değiştirmek için ortaya attığı cümle olarak düşünüyorum. Türkiye’de ülkesini seven ve bayrağı altında mutluluk arayan herkes bizim için aynı renkte gülümseyen insandır. Ben insanların din, mezhep, etnik köken ve renk konusunda ayırımına karşıyım. İktidara geldiğimiz zaman da hiçbir arkadaşımızın insanları farklı renkte görmesini istemeyiz. Biz ne kadar farklılaşmaya çalışırsak toplumdan da o kadar uzaklaşmış oluruz. Bu nedenle bu gibi ayırımlar yapmak insanları ayrıştırma konusunda isim takmanın doğru olduğunu düşünmüyorum.”
Lütfü Savaş, birlikte yaşam kültürüne en güzel örneklerin Hatay’da verildiğini sözlerine ekledi.
Savaş, “Bize her gün bayram. Hristiyan kardeşlerimizin Paskalya ve Noel’ini, Musevi kardeşlerimizin Hamursuz Bayramı’nı, Alevi kardeşlerimizin bayramlarını, bizim Ramazan ve Kurban bayramlarımızı hep bir arada kutluyoruz. İyi ki birçok farklı kültürün bir araya geldiği bir şehirde yaşıyoruz. Birbirimizin güzel günlerini kutlarken kendi bayramımız gibi kutlayıp kucaklaşıyoruz. Bu farklılığımız Hatay’ın en büyük zenginliğidir. Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı olarak bu beni çok mutlu ediyor” dedi.
“2022’de baskın seçim bekliyor musunuz?” sorusuna ise Savaş, “Şu anki göstergeler haziran ayında seçim yapılacakmış gibi görünüyor. Anketler de onun belirleyicisi olacaktır. Bu işte İstanbul konusu yapılması ve Milli Eğitim konusu bütün bunlar insanları kendi tarafına çekip seçime gitme çabalarıdır. Ben seçime gidecek yeterlilikte bir anket sonucu alacaklarını düşünmüyorum” yanıtını verdi.
SAVAŞ’TAN BARIŞ ÇAĞRISI
“Millet İttifakı HDP ile buluşmalı mı?” sorusu üzerine Savaş, şunları söyledi:
“Bu ülke hep ayrışmalardan dolayı sıkıntı çekti. Türk-Kürt, Alevi-Sünni, sağ-sol gibi birçok çekişme bu ülkeyi çok yordu. Son yıllarda Güneydoğu’daki PKK, Suriye ve Suriye’den gelen insanlar çok yordu. Dünü konuşursanız Oslo sürecini, Dolmabahçe mutabakatını, çadırda yapılan mahkemeleri, Diyarbakarı’daki ‘megri megri’yi, hendek operasyonlarını, 850 şehidi, TRT’deki Osman Öcalan’ı konuşursunuz. Ancak Türkiye Cumhuriyeti bayrağı altında olmak, kendini mutlu hissetmek isteyen, yönü Ankara’ya dönük herkesin kucaklaşması lazım.
Zaten dışarıda bizi istemeyen, bir kaşık suda boğmak isteyen birçok ülke varken kendi içimizde de birbirimizin gözünü oymasını doğru olmadığını düşünüyorum. 57 yaşında ülkücü kökenden gelen biri olarak bugün CHP’deysem bunun en büyük dayanağı bu ülkede barış olsun. İnsanlar sağ-sol, Alevi-Sünni, Türk- Kürt-Çerkez ya da başka bir milletten diye birbirini yemesin artık. Bu ülkenin bütünlüğünü isteyen herkesle bizim göz göze, omuz omuza, kucak kucağa olmamızın zamanı geldi.
Toplum düşünemez durumda. Çarşıda, pazarda, iş yerlerinde problem var. Çocuklarımıza eğitim veren öğretmenlerimizin yüzü gülmüyor. Böyle bir ortamda herkesin kucaklaşması lazım. Tüm bunları ülkücü zihniyetle yetişen bir belediye başkanı olarak söylüyorum. Ülke olarak kucaklaşma zamanımız geldi. Kimseyi renginden dolayı ateşe atmayalım.”