Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) çağrısıyla , salgında yaşamını yitiren sağlık çalışanları için, İstanbul Tıp Fakültesi önünde 1 dakikalık saygı duruşu ve açıklama yapıldı. Açıklamada, bugüne kadar 310 sağlık çalışanının koronavirüs nedeniyle yaşamını yitirdiğine dikkat çekilerek, “Öfkeliyiz, çünkü tükendik, çünkü ölüyoruz. Artık yeter, yaşamak yaşatmak istiyoruz" denildi.
İstanbul Tıp Fakültesi önündeki eyleme, TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, DİSK Genel Başkanı Dr. Arzu Çerkezoğlu, İstanbul Tabip Odası (İTO) Yönetim Kurulu üyeleri, İstanbul Dişhekimleri Odası, İstanbul Eczacı Odası, İstanbul Veteriner Hekimler Odası, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İstanbul Şubeleri, Devrimci Sağlık-İş, Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği temsilcileri, TTB 2016-18 dönemi Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel ve çok sayıda hekim ve sağlık çalışanı katıldı.
"ŞEHİR HASTANELERİNE MİLYARLAR HARCADILAR AMA İNSANLARI KORUYAMADILAR"
TTB Merkez konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı “Sağlık alanını ve ülkeyi yönetenler ne yaptılar; şehrin dışına, dağın tepesine inşa ettikleri şehir hastanelerine milyarlar akıttılar ama insanları koruyamadılar" dedi. Fincancı, daha sonra şunları söyledi:
"Ne yaptılar? Koruyucu sağlık hizmetlerini ortadan kaldırdılar, salgını hastane kapılarında karşılamaya çalıştılar, insanları koruyamadılar. Yapılmayanlar sebebiyle her gün canlarımızı yitiriyoruz. O nedenle öfkeliyiz. Böyle devam etmez diyoruz. Bu korkunç yılda hatalarımızdan ders almalıyız. Böyle gitmeyeceğini biliyoruz. Neoliberal kapitalist sistemin dayattığı kışkırtıcı sağlık talebiyle, koruyucu sağlık hizmetlerini ortadan kaldırarak ve dünyayı talan ederek önümüzdeki küresel salgınlara hazırlıklı olmak mümkün değil. O nedenle bu küresel salgınları ortadan kaldıracak yeni adımlar atarak mücadeleyi büyütmek gerekiyor. Bizler yitirdiğimiz tüm insanlarımızı saygıyla anıyoruz. Onlara bir sözümüz var; bu dünyayı daha yaşanılabilir kılmak için mücadeleye devam edeceğiz. Mücadelemiz aydınlık, güzel, özgür ve sağlıklı bir geleceği kuracak.”
“BÖYLE SALGIN YÖNETİMİ OLMAZ, BUGÜNE KADAR 310 SAĞLIK ÇALIŞANIMIZ HAYATINI KATBETTİ”
İTO Genel Sekreteri Prof. Dr. Osman Küçükosmanoğlu da hükümetin salgın politikasını eleştirdiği konuşmasında şunları ifade etti:
"Bugün dünyayı ve ülkemizi kasıp kavuran bir salgının doğru yönetilememesi sonucu kaybettiğimiz sağlık çalışanlarının, kaybettiğimiz on binlerce yurttaşımızı anmak ve uyarılarımızı, taleplerimizi tekrar dile getirmek üzere buradayız. Mart ayından bu yana ülkemiz bir korona virüs tehdidi altında. İlk aylarda kısmen alınan tedbirlerle kontrol altına alınmış gibi görünen salgın, yaz aylarında hızlı, kontrolsüz bir yeniden açılma sonucu çığırından çıkmış durumda. Biz gelen tsunami dalgasını gördük, uyarılarımızı yaptık ve tedbirler alınması gerektiğini dile getirdik. Tam ücret, sosyal bütçe, sosyal devlet vurgusuyla da tam kapanmayı önerdik. Ancak bu çağrılarımıza kulak verilmedi. Salgın tamamen kontrolden çıktıktan sonra kısmi tedbirler alındı. Her gün resmi açıklamalara göre ki gerçek rakamlar bunun çok daha üzerinde, 250’den fazla yurttaşımız hayatını kaybediyor. Biz açıkça söylüyoruz: Böyle salgın yönetimi olmaz. Bugüne dek 310 sağlık çalışanı arkadaşımız, on binlerce yurttaşımız hayatını kaybetti. Biz de bu gidişe dur demek için tüm Türkiye’de sağlık emek ve meslek örgütleri olarak bir araya geldik.”
Etkinlikte sırasıyla DİSK Genel Başkanı Dr. Arzu Çerkezoğlu, İstanbul Eczacı Odası Başkanı Cenap Sarıalioğlu, İstanbul Dişhekimleri Odası Genel Sekreteri Zozan Gölbaş, İstanbul Veteriner Hekimler Odası Yönetim Kurulu Üyesi Necati Bozkurt , SES İstanbul Şubeleri adına Şişli Şube Eşbaşkanı Fadime Kavak ve Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği Başkanı İkram Doğan da birer konuşma yaptı.
Konuşmaların ardından Covid-19 salgınında yaşamını yitiren tüm sağlık çalışanları ve vatandaşlar anısına 1 dakikalık saygı duruşu gerçekleştirildi.
"YÜZLERCE SAĞLIK ÇALIŞANININ HESABINI KİM VERECEK?"
Kurumlar adına ortak basın metnini ise İTO Başkanı Prof. Dr. Pınar Saip kamuoyuyla paylaştı. Yapılan açıklamada şunlar dile getirildi:
"Ülkemizde ilk vakanın görüldüğü tarihten çok önce, sağlık emek ve meslek örgütleri olarak halkımızın sağlığı için, sağlık çalışanlarının sağlığı için size uyarılarda bulunduk. Bilimin, aklın yolunu gösterdik. Ama siz aklı, bilimi ve bizleri dinlemeyerek hem halkımızın hem de sağlık çalışanlarının hayatını tehlikeye attınız. Siyasi ve ekonomik kaygılarla aldığınız kararlar, ötesinde alamadığınız kararlar yüzünden on binlerce insanımızı, yüzlerce sağlık çalışanımızı kaybettik. Kaybetmeye de devam ediyoruz.
Her gün açıkladığınız sayıların her biri bir candı; anneydi, babaydı, çocuktu, eşti, dosttu. Bu canlarımızı sizin yanlış pandemi yönetiminiz nedeniyle kaybettik. Bu ölümlerin önemli bir bölümü önlenebilir ölümlerdi ve siz önlemediniz, önleyemediniz. En temel hakkımız olan “yaşam hakkımızı” ihlal ettiniz.
Salgının başından beri sürekli şeffaflık istedik ama hiçbir bilgiyi bizlerle paylaşmadınız. Halkın sağlığını değil, ekonomik çıkarları öncelediniz. Satışını yasaklayıp, herkese ücretsiz olarak dağıtmayı vaat ettiğiniz üç-beş maskeyi dağıtamadınız. Bilim insanlarının önerilerine ve kararlarına kulaklarınızı tıkadınız. Salgından politik başarı hikayesi çıkarmaya çalıştınız. Salgın konusunda doğruları söyleyenleri terörist ilan ettiniz. Geldiğimiz noktada maalesef haklı çıkmanın üzüntüsünü yaşıyoruz. Ekonomik ve siyasi kaygılarla aldığınız ve almadığınız kararlardan dolayı yitirdiğimiz on binlerce canın, yüzlerce sağlık çalışanının hesabını kim verecek?
Aylar öncesinden grip aşısı konusunda uyardık, gerekli çalışmaları yapın dedik. Tüm toplumun aşılanması gerekirken, temin edilen aşı sayısı risk gruplarının hemen hiçbirine yetmedi. Sağlık çalışanlarını bile risk grubunda saymadınız. Yurttaşlarımız, yaşanan bu kaosun içinde aşı bulabilmek için ASM’ler, eczaneler, hastaneler arasında dolaştı durdu. Aşının bizler için bir hak, sizler için bir ödev olduğunu söyledik ama siz ödevinizi yapmadınız.
COVID-19 sağlık çalışanları için bir meslek hastalığı sayılmalıdır dedik. Siz samimiyetsiz, ciddiyetsiz şekilde konuyu bulandırdınız. Biz yasa istiyoruz dedik, siz sağlık çalışanlarıyla alay edercesine, bir sayfalık yazıyla kamuoyunu yanıltmayı seçtiniz. Bizlerin, hukukçuların, milletvekillerinin anlattıklarını dinlemeyip sağlık çalışanlarını oyaladınız.
2020 yılını geride bıraktığımız bugünlerde sizleri tekrar ve daha güçlü uyarıyoruz. Ekonomik çıkarları ve siyasi kaygılarınızı değil halkımızın ve bizlerin sağlığını önceleyin. Salgın yönetiminde aklı, bilimi ve bizleri dinleyin. Önlenebilir her ölümün sorumlusu sizsiniz. Yaşam hakkımızın ihlaline karşı sessiz kalmayacağız."