Korona salgını nedeniyle çeşitli önlemler uygulanırken Fethiye'de Ölüdeniz ve Kayaköy’deki doğal ve arkeolojik sit alanlarına 6 adet jeotermal sondaj kuyusu açılması için izin ve ruhsat verildi, ÇED süreci başlatıldı.
Her biri en az 10 bin mertrekarelik alanı kaplayan 6 adet sondaj kuyularından, iki tanesi Ölüdeniz Plajı Lagünü'nde Arkeolojik Sit ve 1.Derece Doğal Sit içerisinde, bir tanesi Kayaköy Mahallesi Soğuksu Plajı mevkiinde 1.Derece Doğal Sit Alanı içerisine, bir tanesi Delikliburun/Gemiler Sahili, Arkeolojik Sit ve Doğal Sit Alanı içerisinde, iki tanesi ise Darboğaz Plajı kuzeyindeki Oyukbaşı Tepesi mevkiinde 1. Derece Doğal Sit Alanı içerisinde kalıyor.
Sondaj faaliyetlerine ilişkin 30 Mart günü ÇED (Çevre Etki Değerlendirme) süreci başladı.
Fethiye Ekolojik Yaşam Derneği, bölgedeki sondaj faaliyetlerinin çevreye zarar vereceği görüşünde. Dernek bölgedeki havanın ve suyun kirleneceğine dikkat çekerek, şunları belirtti:
“Jeotermal sıvının ekstraksiyonu nedeniyle arazinin çökme riski, doğrudan akarsulara deşarj yoluyla yoğun su kirliği, asit yağmurları nedeniyle toprağın, ağaçların, tarımsal ürünlerin, göller ve akarsuların olumsuz olarak etkilenmesi şeklinde yaşam döngüsüne olumsuz ve küresel ısınmayı arttırıcı etkileri bulunmaktadır.”
‘AĞAÇLARIN KESİLMESİ KAÇINILMAZ OLACAK’
“Sondaj aşamasında Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇK) içerisinde şantiye yerleşkesi kurulması, sondaj makinesinin öngörülen noktalara taşınması için ağaç kıyımı yapılarak arazi ve yolların açılması kaçınılmaz olacaktır.”
‘YENİLEBİLİR ENERJİDEN ÇOK FARKLI BEKLENTİLER VAR’
“Açılan kuyuların bulunduğu bölgede turistik tesislerin yapılmasına ilgili mevzuatlarca imkan sağlamaktadır. Sondaj yerlerinin konumuna bakıldığında, inşaat alanlarının yenilenebilir enerji aramaktan çok daha farklı beklentilerin karşılanmasına yönelik olduğunu akla getirmektedir.”
‘ARKEOLOJİK SİT ALANINDA TELEFİSİ İMKANSIZ HASARLAR OLACAK’
“Sondaj çalışmaları ile zehirli gazların atmosfere salınımı, zehirli kimyasallarla dolu akışkanların toprağa, dere ve kanallara, yer altı sularına ve denizlere boşaltılması ile Kesin Korunacak Hassas Alan ile Doğal Sit statüsündeki nadir ve hassas ekosistemlerde ve Arkeolojik Sit alanlarında telafisi imkansız hasarlar yaratacağı açıktır.”
‘1.5 MİLYON TURİST GELİYOR’
“Bu coğrafyada yaşayan bizler; bu cennetin yok edilmeden, gelecek nesillere olduğu gibi aktarılmasını istiyoruz. Bu yüzden her noktası birbirinden değerli, senede 1,5 milyon turistin geldiği, Özel Çevre Koruma Bölgesi olan bu cennetin göz göre göre yok edilmesini seyretmeyeceğiz. ÇED aşamasında görüş bildirecek bütün kurum ve kuruluşları ve Çevre Şehircilik Bakanlığı'nı bu yanlışa dur demeye, bizimle aynı fikirde olan herkesi de bizlere destek olmaya çağırıyoruz.”
‘HASSAS EKOSİSTEM ALANLARI’
CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin de sondaj çalışmalarına, “Sondaj kuyusu açılması planlanan noktaların tamamı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından tespit ve tescil edilmiş hassas ekosistemlerdir” diye itiraz etti. Girgin, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere göre bölgenin koruması gerektiğini vurgulayarak, şunları söyledi:
“UNESCO tarafından Dünya Dostluk ve Barış Köyü ilan edilen Kayaköy, kentsel ve arkeolojik sit alanları, doğal güzellikleri ve farklı kültürleri içeren dünyanın en gözde turistik yerlerinden biridir. Nasıl oluyor da bu bölgede jeotermal kaynaklar araması adı altında ihale yöntemi ile sondaj izni veriliyor? Siz evde kalın derken, antik kentlerin bulunduğu bölgelere zarar veren projelere izin vermek nasıl bir mantıktır? Bu bölge antik kentlerinden doğal güzelliklerine bütün değerleriyle hassas bir bütündür. Buna zarar verilmemelidir. ÇED yapım süreci acilen durdurulmalı ve jeotermal kaynak arama faaliyetinden vazgeçilmelidir."