CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarına ilişkin “10 milyonun üstünde işsiz var bu ülkede. Çöp konteynerinden beslenenler var. Biz bunları niye tartışmıyoruz? Kim Cumhurbaşkanı olursa olsun! Şu aşamada tartışılacak bir konu değil” dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, NTV’nin sorularını yanıtladı. Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları şöyle:
AKP ve MHP, Gül’den korkuyor: (Cumhurbaşkanı adayı tartışmaları) Hükûmetin dayatmasıyla yönlendirmesiyle yapılan bu tartışmalar yapay tartışmalardır. Türkiye'nin süratle gerçek gündemine dönmesi lazım. 10 milyonun üstünde işsiz var bu ülkede. Çöp konteynerinden beslenenler var. Biz bunları niye tartışmıyoruz? Kim Cumhurbaşkanı olursa olsun! Şu aşamada Cumhurbaşkanlığı adayları tartışılacak bir konu değil. Seçim altı ay sonra olacaksa tartışalım. Bunları neden tartışmıyoruz. Bunlara nasıl çözüm bulacağız neden tartışmıyoruz. AKP ve MHP cenahı Abdullah Gül ismini duyunca korkuyor. Bunu söyledim, neden korkuyorlar? Ama hem Erdoğan hem Bahçeli seçimlerin 2023'te yapılacağını söylüyor. Bekleyeceğiz.
Eş dost için değil vatandaş için çalışacak: (CHP'li bir belediye başkanı aday olur mu) Kamuoyuna bakarız, ittifaka bakarız. İlkeleri belirleyeceğiz. Oturup konuşacağız. Bu bugünden tartışılacak konu değil. Tek başına tartışacağımız bir konu da değil. Sonuçta liderler bir araya gelecekler oturup konuşacaklar. Siyaseti bugün saygın kılmayan temel olay ilkelerden yoksun kalmasıdır.600 milletvekiline de oy veren bu ülkenin vatandaşı ve bu vatandaşın yüzde 60’ı ‘parlamentoya güvenmiyorum’ diyor. Biz neden ‘siyasi ahlak yasası çıksın’ diyoruz.Yakınları, eş dost için müteahhitler için çalışmayacak, vatandaş için çalışacak.
Parlamentoyu eski görkemli gününe kavuşturmak zorundayız: Eğer bu ülkede yüz binler çöp konteynerinden besleniyor ve o parlamento orada suskun duruyorsa o parlamentoya kimse güvenmez. Biz bu parlamentoyu, Gazi Meclisi eski görkemli gününe kavuşturmak zorundayız. Bunu yapamazsak siyaset kurumu olarak görevimizi yapmamış oluruz. Muhtarına kadar seçimle gelinen her makamın düzgün insanlar tarafından temsil edilmesi lazım.
Kişilerin önemi yok. Önemli olan ilkeler: (Muharrem İnce'nin yarın başlatacağı Memleket Hareketi) Daha başlamadı bilmiyoruz tabi. Bizim partimizin bir üyesidir. Gayet güzel, bir itirazım yok. Türkiye'nin sorunlarını nasıl aşacağını anlatabilir. Şunu herkesin bilmesi lazım. Eğer bu ülkede demokrasinin kırıntısı kaldıysa o kırıntıyı ayakta tutan parti biziz. Bizim partimizin içinde demokrasi var. Eksiğimiz olabilir ama bir arkadaşımızın çıkması ve ‘ben memleket hareketi başlatacağım’ demesi normal. Bizim milletvekillerimiz de gidiyor zaten. Kişilerin bu süreçte hiçbir önemi yok, önemli olan ilkeler.
Çalışanın başımın üzerinde yeri var: (İnce’nin ihraç edileceği iddiaları) Gazetelerden okudum, bir parti üyemiz böyle bir dilekçe vermiş. Böyle bir şey yok. Birisi dilekçe verdi, hemen ihraç edelim olmaz. Parti içinde kavga istemiyoruz. Kavga edip, partiye zarar veriyorsa partiden ayıracağım. Parti için çalışan varsa başımın üzerinde yeri var. Nereye giderse. Son 7-8 yıldır sadece vatandaşa sorunu anlatmıyoruz. Çözümü de anlatıyoruz. Sadece eleştiren değil çözüm sunan bir partiyiz biz.
Bunların çözemedikleri sorunlara talibiz: Buhrandan çıkış çağrısı yaptım. Kriz var diyordum 16 madde saydım, bugün buhran var, ekonomide ciddi çıkmazlarımız var. Türkiye bugün borçlarını ödemek için borçlanmak zorunda.171 milyar dolar borcu ödemek için borçlanmak zorunda. Cumhuriyet tarihinin en büyük bütçe açığı 132 milyar. Borçların faizleri var. İlk 7 ayda 80 milyar lira faiz ödendi. Bunu ödemek içinde borçlanmak zorundasınız. Sarayın bekçisi de dahil tamamı gayri milli. Vatandaş bunlara güvenmiyor. Borçlar idaresi kurdular, Düyun-ı Umumiye. O kadar çok borç var ki yönetmek için ayrı bir bölüm kurdular, tıpkı Osmanlı’nın son dönemleri gibi. Biz Türkiye’nin bütün sorunlarını çözmeye talibiz. Bunların çözemediğini biz çözeriz. Çözümün adresi de TBMM.
Türkiye çıkarlarını korumak zorunda: 12 ada silahlandırılırken defalarca konuştum, ‘Kılıçdaroğlu bizi savaşa zorluyor’ dediler. Şimdi ne oldu, Meis adası meselesine bakın. Türkiye kendi çıkarlarını korumak zorundadır. Uluslararası desteğin de bunu tanıması lazım.Orada çıkacak olan doğalgaz var. O doğalgazın Türkiye üzerinden Avrupa’ya gitmesi lazım. Bunları tuzla buz eden Erdoğan’dır. Bir çatışma içine girileceğini düşünmüyorum. Ege Denizi’nin bir barış denizine dönüştürebiliriz.Dışişleri Bakanlığı’nın çağrısı da masaya oturalım yönünde ki doğru bir çağrıdır. Sayın Çavuşoğlu’nun çağrısı. Dış politikayı, iç politika malzemesi yaparsanız kaybedersiniz.