Ankara Barosu İnsan Hakları Merkezi Başkanı Kerem Altıparmak, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Baro hakkında açtığı soruşturmanın uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirterek, savcılığın dini kurallara göre hareket edemeyeceğini kaydetti.
Altıparmak, şunları söyledi:
“Savcılığın görevi insanların inanç özgürlüğünü korumak olabilir. Burada baktığınızda devletin en yüksek din görevlisi belli bir grup insanı ‘sapık ve hastalık kaynağı’ olarak gösteriyor. Burada nefret görmeyen savcılık, baronun bu kişiyi eleştiren, dini ve inanların hiç değil, görüşünde nefret buluyor. Demek ki savcılık hukuka göre değil dini inançlara göre hareket ediyor. Bir hukuku sistemi dini değil inanlarını koruyabilir ve nefreti yasaklayabilir. Ankara Barosu’nun açıklamasında da bu yok. Savcılık hükümet ve Adalet Bakanı’nın tweetlerinden sonra harekete geçiyor. Kovid zamanında mahkemeler, adliyeler kapalı ama savcılık yemiyor, içmiyor ne zaman hükümet görevlisi biri hakkında açıklama yapsa soruşturma açıyor.”
‘SORUŞTURULMAMASI İSTANBUL SÖZLEŞMESİNE AYKIRI’
Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’ın insan hakları ihlali yaptığını öne süren Altıparmak, “Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar Anayasa’nın 90’ıncı Maddesi’ne göre kanun hükmünde. Eğer ulusal hukuk ile o anlaşmalar arasında çatışma varsa, bu anlaşmalar esas alınmalıdır. Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa Konseyi’nin İstanbul Sözleşmesi ‘cinsel yönelim ve kimlik ayrımcılığı yapamazsın’ diyor, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de ‘cinsel yönelim nedeniyle nefret söyleminin’ soruşturulmamasını sözleşmenin 8 ve 14’üncü maddesine aykırı görüyor” dedi.
‘IRÇILIK VE HOMOFOBİKLİK ARASINDA FARK YOK’
Altıparmak şu görüşlere yer verdi:
“Irkçılık ve homofobiklik arasında fark yoktur. Irkçılık için insan haklarını aykırı mı diye soruyor muyuz?”
“Daha 3 ay önce Birleşmiş Milletler periyodik izlemesinde Türkiye hükümetinin temsilcileri ‘cinsel yönelim ayrımcılığı yoktur, bunun gereğini yapıyoruz’ dediler. Çıksın Türkiye desin o zaman ‘Kardeşim bu sapıklıktır, hastalıktır. Ben bunların üzerine gideceğim’. İçeride ayrı dışarıda ayrı oynanmaz.”
‘DİYANET İŞLERİ BAŞKANI HAKKINDA SORUŞTURMA AÇABİLİRSİNİZ’
“İstanbul Sözleşmesi devlete ayrımcılığı araştırma yükümlülüğü yüklüyor. Uluslararası hukuk uyarınca Ankara Barosu’nu cinsel yönelim ayrımcılığına karşı çıktığı için soruşturamazsınız. Soruşturursanız İstanbul Sözleşmesine aykırı olur. Diyanet İşleri Başkanı hakkında ne yapabilirsiniz? İdari soruşturma açabilirsiniz. TCK 216’ınca Madde kapsamına girecek bir nitelik buluyorsanız onun hakkında soruşturma açarsınız. Sonuncusu eğer bunu açamıyorsanız demek ki mevzuatınızda eksiklik vardır, cinsel yönelik ayrımcılığını ortadan kaldıracak yasal düzenlemeyi yapmak durumundasınız. Yapamayacağınız tek şey ayrımcılığa karşı çıkanları cezalandırmak.”