Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu düzenlediği basın toplantısında koronavirüs ile mücadele ve ekonomik tedbir önerileri hakkında basın açıklaması düzenledi.
Karamollaoğlu, şu ana kadar alınan tedbirlerin ve destek paketlerini desteklediklerini ancak yeterli bulmadıklarını ifade ederek sıraladığı maddelerin bir an önce yürürlüğe konması gerektiğini ifade etti. Karamollaoğlu bu kapsamda 83 milyon kişiye bin liralık nakdi yardım yapılması gerektiğini, tarımın ihmal edilmemesi gerektiğini ve kamuda tasarruf döneminin başlatılması gerektiğini istedi. Karamollaoğlu, ayrıca bu dönemde su, elektrik, doğalgaz, internet ve telefonları asla kesilmemesi gerektiğini “Hayat eve sığar; fakat faturalar artık eve sığmıyor” sözleri ile ifade etti.
Karamollaoğlu’nun koronavirüs ile mücadele ve ekonomik tedbir önerilerini şu şekilde sıraladı;
1. Bu süreçte kimse mağduriyet yaşamamalı; 83 Milyon kişiye 1000’er TL nakdi yardım yapılmalıdır
Krizden en çok etkilenen kesim olan; yoksul insanlarımız, asgari ücretliler, işsiz kalanlar, iş yerini kapatıp evinde oturmak zorunda kalan küçük esnafımız başta olmak üzere, salgın nedeniyle zor günler yaşayan vatandaşlarımıza, gelir düzeylerine bakılmaksızın ivedi şekilde her T.C kimlikli kişiye sağlık, kira ve beslenme harcamaları için 1000 TL nakdi destek sağlanmalıdır.
2. Tarım bir milli güvenlik meselesidir; asla ihmal edilmemelidir
Tarıma gerekli destek verilmeli bu rakam en aşağı bugün 40-45 milyar lira etmektedir. Çiftçilerimizin kredi borç ödemeleri ertelenmeli, kredi vadeleri makul düzeye yükseltilmeli ve faizsiz şekilde yeniden yapılandırılmalıdır.
3. Hayat eve sığar; fakat faturalar artık eve sığmıyor
İnsanların evinde kalmasının ısrarla tavsiye edildiği bu dönemde, vatandaşlarımızın su, elektrik, doğalgaz, internet ve telefonları asla kesilmemeli; fatura, kredi ve kredi kartı borçları faizsiz olarak ötelenmelidir. Bu süreçte Doğalgaz, Su, Elektrik ve İletişim hizmetlerinde vergiler sıfırlanmalıdır. Söz konusu hizmetlerin Mart, Nisan, Mayıs ayı faturaları kesinlikle ertelenmeli; tahsilâtları ise daha sonraki dönemlere eşit bir şekilde dağıtılmalıdır. Gençlerimizin Öğrenim Kredi borçları ertelenmelidir. İşini kaybeden, iş yerini açamayan ve bu nedenle ciddi gelir kaybına uğrayanların konut kredi ödemeleri ve TOKİ Ödemeleri belli bir dönem ertelenmelidir.
4. Temel amaç; herkesin hayatını idame ettirebilmesine imkan sağlayacak “ekonomik ortamı oluşturmak” olmalıdır
Yavaşlayan hatta durma noktasına gelen ekonomik faaliyetler nedeniyle zor durumdaki insanlarımıza ve tüm sektörlere kaynak aktarımı yapılmalıdır. Bu aktarım hem kredi ve hibeler şeklinde acil nakit transferi hem de vergi, prim, masraf ve hatta kiraların ertelenmesi şeklinde olmalıdır. İşverenlerin üzerindeki “vergi yükü” azaltılmalı, çalışanların işveren üzerindeki yükü devlet tarafından omuzlanarak insanımızın işsiz kalmasının önüne geçilmelidir.
5. Kamuda topyekün tasarruf dönemi başlatılmalıdır
Klasik bütçe mantığı terk edilmelidir, klasik bütçe mantığı ile bugün ki meselelerin çözümü mümkün değildir. Vergi indirim, teşvik ve ertelemelerinin yapıldığı bu dönemde kaçınılması gerekli en önemli husus israftır. Acilen tasarruf tedbirleri ilan edilmeli, tarım ve sağlık dışındaki her alanda tasarruf en üst düzeye çıkarılmalıdır.
6.''Önce Sağlık'' anlayışı ile hareket edilmelidir
Salgınla mücadelede hızlı teşhis/hızlı müdahale için tanı kitleri acilen yaygınlaştırılmalıdır. Bir gayrete şahit oluyoruz ama yeterli olduğunu söylemeyiz. Tehlikeye en çok maruz kalan sağlık çalışanlarımızın koruyucu ekipman ve ihtiyaçları eksiksiz karşılanmalıdır.
7.Belediyelere ek kaynaklar aktarılmalıdır
Bu krizle mücadelede yerel yönetimler, vatandaşlarımızla en yakın ve en etkin iletişim ve çözüm merkezleridir. Bu nedenle krizle mücadelede belediyeler önemli görevler üstlenmektedir. Salgınla daha etkin bir mücadele için, belediyelere ilave kaynaklar aktarılmalıdır.
8. Özel Eğitim Kurumları
Eğitim en önemli meselelerimizden birisi. Şu an okullar tatil, bu dönemin verimli geçirilmesi için MEB’in birtakım çalışmalar yaptığına şahit oluyoruz. Özel eğitim kurumları, bu kurumların her kademesinde çalışanlar ve veliler ekonomik yönden mağdur edilmemeli, gerekli destekler sağlanmalıdır.
9. Ücretli öğretmenlerimiz ihmal edilmemelidir
Girdikleri ders başına ücret alan ve okulların tatil edilmesi ile büyük bir mağduriyet yaşayan 'ücretli öğretmenlerimizin maaşları, derslere giriyormuş gibi ödenmeye devam edilmelidir. Bunun için devlet gerekli tedbirleri almalı, gerekli imkanları tahsis etmelidir.