HABER: EDDA SÖNMEZ- KAMERA: ADEM KARABAYIR
CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı'nın da aralarında bulunduğu bir grup, Kadıköy'de 1 Mayıs 1996'da çıkan olaylarda ölen 3 kişi ile Şişhane'de 1 Mayıs 1989'da hayatını kaybeden Mehmet Akif Dalcı'yı andı.
DİSK, KESK ve bazı sivil toplum kuruluşlarının üyeleri, CHP ve HDP milletvekilleri ile CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun da aralarında bulunduğu grup, Söğütlüçeşme'de 1 Mayıs 1996'da Hasan Albayrak, Dursun Odabaş, Yalçın Levent'in hayatını kaybettiği yere karanfil bıraktı. Şişhane'de 1 Mayıs 1989'da hayatını kaybeden Mehmet Akif Dalcı da bu sırada anıldı.
İLK MÜDAHALE KAFTANCIOĞLU'NDAN
1 Mayıs ile ilgili basın açıklamasının yapıldığı sırada ayağı takıldığı için yere düşerek hafif yaralanan kişiye CHP İstanbul İl Başkanı Dr. Kaftancıoğlu ilk müdahaleyi yaptı. Yaralı daha sonra Kadıköy Belediyesi sağlık ekiplerince tedavi edildi.
KESK Genel Başkanı Aysun Gezen tarafından yapılan ortak basın açıklamasında, "Bugün Türkiye’nin dört bir yanında 1 Mayıs Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü için yan yanayız. Şu çürümüş düzene karşı yeni bir düzen için, yeni bir başlangıç için yan yanayız" dedi.
On yıllardır dünya halklarına sınırsız bir emek ve doğa sömürüsü, savaşlar, ekonomik krizler, artan eşitsizlikler, yoksulluk, işsizlik dışında hiçbir şey sunmayan bu düzenin şimdi de Covid-19 salgınıyla insanlığın geleceğini tehdit etmeye başladığını ifade eden Gezen’in açıklaması şöyle:
“Şimdi tam kapanma diye sundukları önlem paketinde de işçi sınıfının ve halkın sağlığını ve gelirini değil sermayenin çıkarlarını korumaya çalışıyorlar. Çarkların dönmeye, çalışanların çoğunluğunun işe gitmeye, insanlarımız ölmeye, sağlık emekçilerimiz tükenmeye devam ediyor. Tam kapanma adı verilen önlemde çalışanlar hastalanmaya, çalışmayanlar da açlığa mahkum ediliyor.
"KAPALI ALANLARDA ÇALIŞMAYA ZORLANIYORUZ"
Açık alanlarda nefes almamız yasaklanıp kapalı ortamlarda çalışmaya zorlanıyoruz. Ne pahasına olursa olsun “çarklar dönecek” inadıyla, insan yaşamı piyasaya kurban ediliyor. Aşı tedarikindeki başarısızlıkla göz göre göre hastalanıyoruz, ölüyoruz ve tükeniyoruz! “Böyle salgın mücadelesi olmaz” diyor ve yaşam hakkımızdan vazgeçmiyoruz.
Sadece sağlığımız değil; işimiz, aşımız, geçimimiz de tehdit altında. Pandemi sürecinde yurttaşlarına en az nakdi destek veren iki ülkeden biri Türkiye oldu. İşsizlik her gün yeni rekorlar kırıyor. Kod 29 ile tazminat bile alamadan işimizden ediliyoruz. Milyonlarca çalışan ve ailesi ücretsiz izin dayatmasıyla günde 50 liraya yaşamaya mahkum ediliyor. Gıda enflasyonu ile milyonlar açlık sınırının altına itiliyor. Evimize gelen faturalar kabarıyor, çarşı pazar alışverişi her gün bir öncekinden daha pahalı oluyor. Uzaktan çalışma gibi esnek çalışma biçimleriyle güvencesizlik yaygınlaşıyor.
"4 HAFTA ÇARKLAR DURDURULMALI"
Taleplerimizi ve hedeflerimizi 1 Mayıs’ta bir kere daha yan yana haykırıyoruz: Herkese aşı, herkese gelir desteği sağlanmalı, acil ve zorunlu işler dışında 4 hafta çarklar durdurulmalıdır! Çalışırken hastalanan emekçiler için Covid-19 iş kazası ve meslek hastalığı olarak kabul edilsin! Kod 29 ve ücretsiz izin zulmüne son! İşsizlik Sigortası Fonu kaynakları patronlara değil işçilere ve işsizlere! Asgari ücret üzerindeki tüm vergi ve kesintiler sıfırlansın!”