Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, “İstanbul tarihte yıkıcı depremlerle karşılaşmıştır. Doğa kanunları gereği, bir yerde deprem oluyorsa ileri bir zamanda aynı yerde tekrar olacaktır. İstanbul'da jeofizik mühendisi bulundurmayan ilçe belediyeleri bulunmaktadır. İstanbul gibi bir kültür başkentinde, yapı ruhsatı verilmeden önce yapılan jeofizik çalışmaları yerinde ve rapor üzerinde ilgili standart ve yönetmeliklere uygun yapıldığını denetleyecek jeofizik mühendisi bulunmaması utanç vesikasıdır” açıklamasını yaptı.
TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, olası İstanbul depremine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Türkiye’nin depremselliği en yüksek ülkelerden biri olduğunun belirtildiği açıklamada, “1900-2020 yılları arasında Türkiye’de deprem kaynaklı afetlerde 93 bin 31 kişi can kaybı yaşandı, 101 bin 356 kişi yaralandı, 1 milyon 298 bin 279 kişi evsiz kaldı, 7 milyon 78 bin 838 kişi etkilendi. 25 milyar 128 milyon 900 bin ABD doları hasar oluştu. Türkiye’de depremden dolayı can kayıplarının yüzde 95’i bina hasarlarından, yüzde 3’ü yapısal olmayan unsurlardan (ağır ve büyük eşyalar) oluşur. Yaralanma sayılarının yüzde 50’si yine yapısal olmayan unsurlardan kaynaklanır” bilgileri verildi.
Açıklamada, şu değerlendirmeler yapıldı:
“Deprem dahil afete dönüşebilen doğal olayların oluşturacağı riskleri azaltmak ve dirençli bir toplumsal yapı inşa etmek olmazsa olmazdır. Bu nedenle, bilimsel doğruların ve aklın gösterdiği yolda demokrasi, hukuk, eğitim, teknoloji ve kalkınma normları geliştirmek ve sürdürülebilir duruma getirmek zorunluluğumuz vardır.
Deprem zararlarını azaltmak için jeofizik mühendisliği uygulamaları ve denetim olmazsa olmazdır. Karayolları Genel Müdürlüğü'nün birçok bölgesinde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın birçok il müdürlüğünde, bina inşaatı için yapı ruhsatı veren zemin etütlerindeki jeofizik ölçümleri yerinde ve rapor üzerinde denetlemesi gereken ilçe belediyelerinin birçoğunda Jeofizik Mühendisleri bulunmamaktadır. Bu sebepledir ki, karayolunda meydana gelen heyelanları, zemin çökmesi sonucu raydan çıkan trenleri, 70 kilometre uzakta Sisam Adası’nda meydana gelen depremde ülkemizdeki yıkımları görmekteyiz.
İstanbul tarihte yıkıcı depremlerle karşılaşmıştır. Doğa kanunları gereği, bir yerde deprem oluyorsa ileri bir zamanda aynı yerde tekrar olacaktır. İstanbul'da Jeofizik Mühendisi bulundurmayan ilçe belediyeleri bulunmaktadır. İstanbul gibi bir kültür başkentinde, yapı ruhsatı verilmeden önce yapılan jeofizik çalışmaları yerinde ve rapor üzerinde ilgili standart ve yönetmeliklere uygun yapıldığını denetleyecek Jeofizik Mühendisi bulunmaması utanç vesikasıdır.
Yerel ve merkezi yönetimlerin bilime ve mühendislik uygulamalarına gerekli önemi verdiği günleri görmek umuduyla, depremlerde yaşamını yitiren vatandaşlarımızı saygıyla anıyoruz. Depremde ölmek kader değil bir cinayettir, tedbirsizlik ve önlem almamak cinayete ortak olmaktır.”