ŞEYMA PAŞAYİĞİT
Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaptığı sunumda; COVİD-19 salgınının küresel ekonomiye ve Türkiye’nin ekonomisine etkisini anlatarak, “2020, olağanüstü belirsizlikler altında şekillenmiştir, tarihi dip seviyelerini görmüştür. Üretim ve istihdam kayıtlarında hep birlikte etkisini yaşıyoruz” dedi. Enflasyondaki artışa ilişkin Ağbal, “Artış, temel mal ve gıda kalemlerinden kaynaklanmaktadır. Enflasyon beklentilerindeki yükseliş sürmektedir. Kurul, enflasyon beklentilerinin kontrol altına alınması ve dezenflasyon sürecinin en kısa sürede yeniden tesisi için güçlü bir parasal sıkılaştırma yapılmasına karar vermiştir” dedi. CHP’li Bülent Kuşoğlu, enflasyonun tahminlerin üzerinde gerçekleşeceğini söylerken; HDP’li Garo Paylan, “Siz sıkılaştırıcı para politikalarını yaparken, sosyal devlet boyutunu nerede gösterdiniz” diye sordu.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası faaliyetlerini görüşmek üzere toplandı. Merkez Bankası tarafından kanunu gereği yılda iki kez brifing verilmesi gerekirken, son sunum 9 Ekim 2019’da dönemin Başkanı Murat Uysal tarafından yapılmıştı. Komisyon toplantılarında da bu durum sık sık dile getirilmişti.
PAYLAN’DAN NOEL ELEŞTİRİSİ
Bugünkü toplantıda da Komisyon Üyesi ve HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, Noel Bayramı’nda oturum yapılmasını eleştirerek, “Ben Hristiyan bir milletvekili olarak buradayım. Osmanlı’da kimlikler birbirlerine saygı duyardı. Sayımız azaldı ama bugün bu oturumun yapılmaması gerekirdi diye düşünüyorum. Saygıyı devam ettirmemiz lazım. Ramazan Bayramı’nın birinci gününde Meclis’i çalıştıralım eğer buna varsanız bugün çalışalım” dedi. Komisyon Başkanı Cevdet Yılmaz da eleştiriye hak vererek, görüşmelerin daha çok gecikmemesi için yılbaşı ve tatil öncesi toplandıklarını aktardı. Paylan’ın bir eleştirisi de bir önceki toplantının, Meclis tutanaklarına yansımaması oldu.
USTA, BÜTÇE MÜZAKERELERİ ÖNCESİ TOPLANILMASINI ÖNERDİ
Komisyon Üyesi ve İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı, Samsun Milletvekili Erhan Usta da “Bu sunumdan fayda oluşturulması için bütçe görüşmelerinden önce bunu yapmamız lazımdı. Ona göre bir bütçe müzakeresi yapmalıydık. ‘Plan ve Bütçe Komisyonu’nun bir etkisi yok, virgülüne dokunulmuyor’ diye düşünülmemesi lazım. Bundan sonra bu hassasiyete dikkat etmemiz lazım” önerisinde bulundu. Yılmaz, bu öneriye de hak verdi.
HEDEF, FİYAT İSTİKRARI
Getirilen eleştirilerin ardından Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal, sunumunu gerçekleştirdi. Ağbal, fiyat istikrarı üzerinde durarak, “Fiyat istikrarının olan ülkede, sürdürebilir çerçevede ekonomik büyümenin temeli verimlilik olmaya başlar. Tam bu noktada, toplumsal refaha merkez bankalarının en büyük katkısı fiyat istikrarının sağlanmasıdır. Fiyat istikrarı, ekonomide öngörülebilirliğinin sağlanması ile yatırımın iyileşmesine katkı sağlar. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası olarak fiyat istikrarı odaklı para politikası hedeflemekteyiz” dedi.
2020 YILI, TARİHİ DİP SEVİYEDE
Ağbal, COVİD-19 pandemisinin küresel ekonomiye etkisine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Pandeminin etkilerinin azaltılması ve alınan önlemler ile üçüncü çeyrekte hızlı toparlanmanın yaşandığını görüyoruz. Ama bu tüm sektörler için söylenemez. Bazı sektörler hala pandeminin etkisi altındadır. 2020 yılı global büyümesi, pandemi etkisi altında şekillendi. Ülkelerin büyüme oranlarında tarihi seviyelerde düşüşlere neden oldu. 2020 yılı sonunda küresel ekonominin yüzde 4.4 daralması bekleniyor. 2020, olağanüstü belirsizlikler altında şekillenmiştir, tarihi dip seviyelerini görmüştür. Üretim ve istihdam kayıtlarında hep birlikte etkisini yaşıyoruz.”
TÜRKİYE’DE YÜZDE 9.9 DARALMA
COVİD-19 pandemisinin Türkiye ekonomisine etkisi için de Ağbal, “Salgının olağanüstü etkileri altında, Türkiye ekonomisi ikinci çeyrekte yüzde 9.9 oranında daralmıştır. Salgının ekonomi üzerinde etkisinin dağılmasıyla, Türkiye üçüncü çeyrekte 6.7 büyüme performansı gerçekleşmiştir. Büyümenin kaynaklarına baktığımızda, ekonomik toparlanmanın sektörün geneline yayıldığını görüyoruz. Harcama yönünden bakıldığında ise büyümenin yurt içi talepli olduğunu görüyoruz” diye konuştu.
ENFLASYON BEKLENTİLERİNDE YÜKSELİŞ
Ağbal, döviz kuru ve enflasyon için de şu açıklamayı yaptı:
“İç talep koşulları, döviz kuru başta olmak üzere birikimli maliyet etkileri, uluslararası gıda ve diğer emtia fiyatlarındaki yükseliş ve enflasyon beklentilerindeki bozulma, fiyatlama davranışları ve enflasyon görünümünü olumsuz etkilemeye devam etmektedir. Yıllık enflasyondaki artış, temel mal ve gıda kalemlerinden kaynaklanmaktadır. Salgına bağlı olarak talep koşullarının zayıf seyrettiği mal ve hizmet grupları, tüketici enflasyonunu sınırlarken, kredi ve döviz kuru gelişmelerine görece daha duyarlı gruplarda enflasyon lüksek seyretmektedir. Enflasyon beklentilerindeki yükseliş sürmektedir. Kurul, enflasyon beklentilerinin kontrol altına alınması ve dezenflasyon sürecinin en kısa sürede yeniden tesisi için 2021 yılsonu hedefini göz önüne bulundurarak, güçlü bir parasal sıkılaştırma yapılmasına karar vermiştir. 2021 yılı için yüzde 9,4, 2022 yılında 7, 2023 yılında 5 enflasyon tahmin hedefleri bulunmaktadır.”
“ENFLASYON TAHMİN HEDEFLERİNİN ÜZERİNDE OLACAK”
CHP Genel Başkan Yardımcısı, Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, “Analitik bilançoya girmediniz, mevcut durum ile ilgili bilgi vermediniz. Karlılık durumu nedir? TÜİK verilerini elden geçirmenizde fayda var. Enflasyon hedeflerini çok gerçekçi bulmadım. Hem küresel hem Türkiye ile ilgili gidişatı değerlendirdiğimizde, tahmin hedefleri üzerinde enflasyonun gerçekleşeceğini düşünüyorum” dedi.
“YÜZDE 1 İÇİN DEĞİL HALK İÇİN”
Paylan, “Merkez Bankası Başkanı olarak özeleştiri vermeniz gerekir. Geçmiş başkanlarınız ya yapması gerekeni yapmadılar ya yapamadılar. ‘Yapamadılar’ kısmının daha çok önemli olduğunu düşünüyorum. Murat Çetinkaya’nın iki yıl önce yaptığı sunumda, enflasyon çıkmaktaydı. ‘Enflasyon patladı patlayacak, gelin adım atalım’ demiştim. Adım atılmadı. O tutanakları okumanızı tavsiye ediyorum. Aynı PPK üyeleri ile çalışacaksınız. Reform yapmadığınız için patladı. Faizler 18 puan yükseltmek zorunda kaldı. PPK nal topladı, arkadan geldi” dedi. Paylan, “Nüfusun büyük çoğunluğu borçlu. Amerika Merkez Bankası, ‘hane halkına destek vermek gerekir’ dedi ve destek paketi açıkladı. Avrupa, Japonya aynı şekilde. Biz niye yapamadık? ‘Sosyal devlet devreye geçmeli’ dedik. Siz sıkılaştırıcı para politikalarını yaparken, sosyal devlet boyutunu nerede gösterdiniz? Genişlemeci para politikası yapılacaksa yüzde 1 için değil halk için yapılmalıdır” diye konuştu.