Karağı köyü. Isparta’nın Aksu içesine bağlı küçük bir köy. Yaka kanyonu ve Kızıldağ Milli Parkının hemen yanında. Dağın hemen öte yanı Beyşehir gölü…
Anadolu’nun birçok yerinde olduğu gibi nüfus giderek azalmış, 200’lere kadar düşmüş.
Türkiye’de pek tanınmasa da dünyada dağcıların yakından bildiği bir bölge.
Bu doğa harikası köyün yakınlarında dünyaca ünlü kaya tırmanış parkurları, mağaralar, doğa su kaynaklarının da bulunduğu Kuzukulağı yaylası, madencilerin büyük ilgisini çekiyor.
Aksu ilçesinde Dedegöl Dağı ve Kuzukulağı Yaylası bölgelerinde çok sayıda şirket maden arama ruhsatı verilmiş. Şimdi o şirketler, peş peşe ocaklarını açıyor.
Mermer ocağı açmak için ruhsat alan firma faaliyetlerine başlayıp ağaçları kesince Karağı köylüleri de karşı çıkıp protesto edip seslerini duyurmaya çalışıyor.
Birkaç gün önce maden ocağının açılacağı bölgeye gidip eylem yaptılar, mermer ocağı için inceleme yapmak üzere köye gelen yetkililere seslerini duyurmaya çalıştılar. Ancak, Karağı köylüleri de geniş güvenlik önlemi alan jandarma ile karşı karşıya kaldılar.
Jandarmanın müdahale ettiği köylüler, bir yandan seslerinin duyulmasını istiyor, bir yandan da çekiniyorlar.
Maden ocağının bölgenin doğasına zarar vereceğini, tarımı ve hayvancılığını etkileyeceğini söylüyorlar.
ANKA Haber Ajansı’na konuşan köylülerden Hüseyin Bilgiç, “Bu güzelim yerlerin, mermer ocağı açılarak kirletilmesini asla istemiyoruz. Çünkü bin yıldan beri yaşadığımız bu topraklar, bir mermer uğruna heba edilmemelidir” diyor.
Madenin açılması halinde ormanlık alanların, içme ve sulama sularının kirleneceği ve tahrip olacağını vurgulayan Bilgiç, gerekçelerini şöyle anlatıyor:
“Mermerin vereceği zarar, bitkilerin, sebzelerin, meyvelerin olumsuz olarak etkileneceği aşikardır. Bunu herkesin bilmesini istiyoruz, doğamızı seviyoruz, tabiatımızı koruyoruz. Özellikle Koru Mevkii’nde açılacak maden ocaklarını asla istemiyoruz.”
‘ASTIM HASTASIYIM, MADEN OCAĞI İSTEMİYORUM’
Bölgede 40 yıldır geçimini arıcılıkla sağladığını ve astım hastası olduğunu söyleyen Memiş Kahraman ise madene neden karşı çıktığını şöyle açıklıyor:
“Maden ocağını kesinlikle istemiyoruz. 12 sene kooperatif başkanlığı yaptım. Bu dağlardaki koruluklardan bir tane dal kestirmedim. 12 sene bu dağları korudum. 8 sene muhtar azalığı yaptım. Bu dağları görünce ağlayasım geliyor. Gözyaşlarımı dökesim geliyor. Kalp hastasıyım, nefes darlığım var, akciğerlerimde rahatsızlığım var, bu tozu istemiyorum.”