HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, Türkiye’de “parti devleti uygulamaları” görüldüğünü belirterek, “Bakın valiler adeta AKP il başkanları gibi davranmaktadır. Kaymakamlar AKP’nin ilçe başkanı gibi davranmaktadır. Yürütmenin başı, Cumhurbaşkanı sıfatı ile aynı zamanda AKP Genel Başkanı’dır. Yani Yürütmenin başı Yasama ve Yargıyı tahakkümü altında tutarken, bir parti genel başkanı olarak bunu yapmaktadır" dedi.
HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında ve "önceki dönem Van Edremit Belediyesi Eşbaşkanı’yken yerine kayyım atanan Sevil Rojbîn Çetin’in gözaltına alındığı sırada polis tarafından işkenceye maruz kaldığı" iddialarına değindi.
Oluç , Diyarbakır Valiliği’nin olayla ilgili yaptığı yazılı açıklamayı “kepazelik” diye yorumlayarak, “İddiaların ortaya çıktığı ilk andan beri maalesef bir soruşturma başlatmadı, tam tersine bunu yapanları koruma ve kollama çabasına girdi” dedi. Adalet ve İçişleri Bakanlıklarına iddiayı araştırma çağrısında bulunan Oluç, şunları kaydetti: “Sizin kolluk güçleriniz bu işkenceyi yapıyor. Eğer siz onlara bu direktifi vermediyseniz, yapanlar hakkında bir işlem yapın. Yok siz onlar hakkında bir işlem yapmıyorsanız, biz öyle anlıyoruz ki, İçişleri Bakanlığı kolluğa bu işkence direktifini vermiştir. Yol vermiştir, yol açmıştır diye anlıyoruz. Bunu da bir kayıt olarak tarihe düşüyoruz”.
'SAVUNMAYI ENGELLEMEYİN'
Baro başkanlarının “Savunma yürüyor” eyleminin polis tarafından engellenmesini de hatırlatan Oluç, AKP iktidarına çağrıda bulunarak, “Savunma hakkını kullanan, uygulayan ve savunanların yapacağı bu yürüyüşlere, iktidar tarafından herhangi bir saldırının olmaması için gereken önlemleri alın; avukatların, baroların ve baro üyelerinin özgürce eleştiri yapma, düşüncelerini ifade etme, toplantı ve gösteri yapma hakkını kullanmalarını sağlayın, engellemeyin” diye konuştu.
‘DURUMLARI İYİYE GİDİYOR’
Koronavirüse yakalanan 3 HDP’li vekilin durumu hakkında bilgi veren Oluç, vekillerin sağlık durumunun iyi olduğunu kaydederek, “ Şu anda başka yeni bir vaka ile karşılaşmadık. Umarım önümüzdeki günlerde de yeni bir vaka ile karşılaşmayız” ifadelerini kullandı. Vekillerin Diyarbakır’da koronavirüse yakaladığı iddiasını yalanlayan Oluç, “Zaten Grup koridorunda bir personelde vakaya rastlanması üzerine testleri yaptırdık, üstelik diğer partileri de bilgilendirdik. Enfekte olmuş olan vekillerimiz Ankara’da; 2’si hastanede, birisi ise evinde tedaviye devam ediyor. Durumları iyiye gidiyor olumlu haberlerini alıyoruz” dedi.
Oluç tamamlayıcı emeklilik sistemi adı altında kıdem tazminatının fona devir edilmek istenmesini ise şöyle yorumladı: “Sendikaların taleplerinin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Tartışmalarını izliyoruz. İktidarı da uyarıyoruz. İşçilerin hakkı olan kıdem tazminatını gasp etmeye çalışmak kabul edilemez.”
‘TEK PARTİ DEVLETİ UYGULAMALARI’
Türkiye’de “parti devleti uygulamaları” görüldüğünü kaydeden Oluç, şunları dikkat çekti: “Bakın valiler adeta AKP il başkanları gibi davranmaktadır. Kaymakamlar AKP’nin ilçe başkanı gibi davranmaktadır. Yürütmenin başı, Cumhurbaşkanı sıfatı ile aynı zamanda AKP Genel Başkanı’dır. Yani Yürütmenin başı Yasama ve Yargıyı tahakkümü altında tutarken, bir parti genel başkanı olarak bunu yapmaktadır.”
“Dünyada başka bir örneği olmayan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin mutlaka tartışılarak, güçlü bir yerel demokrasi üzerinde yükselen güçlendirilmiş parlamenter rejimle değiştirilmesi gerektiği konusundaki tavrımız açıktır.”
Basının Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Türkiye ekonomisi hakkındaki açıklamalarının hatırlattığı Oluç, ‘Gül’ün endişelerinin tamamını taşıdıklarını’ belirterek, şunları vurguladı:
“Bütün veriler ekonomiye ilişkin, makro verilerin hepsi aslında gidişatın son derece kaygı verici olduğunu göstermektedir. Binlerce ithal ürüne ek vergi getirildi. Peyderpey bunları yaşadık. Neden bunlar yapılıyor? Yeni bir ekonomik sistemin parçası olarak mı, yoksa Türkiye’nin döviz açısından yaşadığı sorunları örtmek ve bunları öteleyebilmek için mi yapılıyor? Elbette ki, örtebilmek ve ötelemek için yapıldığını görüyoruz. Öte yandan işsizlik ve enflasyon vahim. Rakamlarla, TÜİK verileri ile bölge müdürlerinin, başkan ve başkan yardımcılarının değiştirilerek oynandığını biliyoruz. Türkiye’de işsizlik vahim durumda, hayat pahalılığı da. Pandemi döneminde ekonomi açısından alınan önlemlerin ücretli çalışanın, dar gelirlinin, çiftçinin, esnafın, işçinin, emekçinin lehine olmadığını defalarca söyledik. Söylemeye devam ediyoruz. Dolayısıyla şu anda ekonomideki gidiş, hem makro veriler açısından hem de toplumdaki yansımalarına baktığımızda, son derece sıkıntılıdır.”