HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş ile Saruhan Oluç, ‘Kobani eylemleri'ne yönelik soruşturmada HDP’lilerin gözaltına alınmasına karşı TBMM'de basın toplantısı düzenledi, Oluç, “İktidar siyasi olarak rakibi olan HDP’yi siyaset yoluyla yenememektedir, o nedenle yargıyı kullanarak tasfiye etmeye çalışmaktadır. Bu tasfiyeci iktidarın hukuk dışı uygulamasıdır. Bu bir siyasi intikam operasyonudur. 28 Şubat 2015’te Dolmabahçe Sarayı’ndaki fotoğrafta olan Mahir Ünal, Efkan Ala, Yalçın Akdoğan, susamazsınız. Biz her şeyin açığa çıkmasını istiyoruz. Sorumlu biz değiliz, yürütmedir” dedi.
HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Saruhan Oluç ve HDP milletvekilleri, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2014’te düzenlenen 'Kobani eylemleri'ne yönelik soruşturmada HDP’lilerin gözaltına alınmasını gözaltı sürelerinin dört gün uzatılmasına ilişkin TBMM’de basın toplantısı düzenledi.
"İNTİKAM ALIYORLAR"
Oluç, iktidarın HDP’yi siyaset yoluyla yenemediğini yargıyı kullanarak tasfiye etmeye çalıştığını söyleyerek, "Bu tasfiyeci iktidarın hukuk dışı uygulamasıdır. Bu bir siyasi intikam operasyonudur. Bugün gözaltına tutulan MYK üyelerimiz aslında 7 Haziran 2015 ve 1 Kasım 2015 seçimleri yürütücüleridir. 7 Haziran 2015’te bu toplum deli gömleğini attı ve AKP’nin seçim yoluyla tek başına hükümet kuramacağını gördü. O günün intikamı bugün alınıyor" dedi.
"YÜRÜTME, YARGIYI NOTER GİBİ KULLANIYOR"
Türkiye'de krizin yaşandığını ifade eden Oluç, "Bugün Türkiye’de hayat pahalılığı inanılmaz boyutlara varmıştır. Kuvvetler ayrılığının ortadan kaldırılması, yürütmenin yasamayı noter gibi kullandığı ortadadır. Bir taraftan da dış politikada bu iktidar fiyasko üzerine fiyasko yaşamaktadır. ‘Savaş değil olması gereken. Barış yoluyla sorunların çözülmesi gerekir’ dedik. Biz haklı çıktık, müzakere, diplomasi ile sorunları çözme en doğru yoldu" diye konuştu.
"HEDEF, HDP'Yİ YOK ETME"
Oluç, "Siyaseten yenemediklerini yargı yoluyla yok etmeye çalışılıyor. Hedef HDP’siz bir parlamentodur. Ama HDP en az 6 milyon seçmeni olan bir partidir. Türkiye ve Meclis’in üçüncü büyük partisidir. HDP’ye oy ve gönül vermiş milyonlarca insanı ne yapacaksınız? HDP’nin halkla ilişkisinden, demokrasi güçleriyle ilişkisinden korktukları için bu intikam operasyonunu yapıyorlar. Yapılacak seçimlerde yüzde 50 artı 1’i elde etme operasyonudur. Eş Genel Başkanlarımızın barış deklerasyonuna karşı savaş yanıtıdır. Onlar HDP’yi tasfiye etmek için uğraşıyorlar. Demokrasi ittifakı girişimlerini engellemeye çalışıyorlar" diye konuştu.
"SUSAMAZSINIZ"
28 Şubat 2015’te Dolmabahçe Sarayı'nda çekilen fotoğrafı gösteren Oluç, "Kobani protestolarından beş ay sonra bir mutabakat metni okunmuştur. Bu metni okumuş olan Mahir Ünal, Efkan Ala, Yalçın Akdoğan susamazsınız. Bu toplantıya katılanlar, beş ay sonra neden Dolmabahçe’de oturdunuz? O gün yaşanmış olan olayları tartışacağız. Bir her şeyin açığa çıkmasını istiyoruz. Bugün HDP’ye sahip çıkmak demek, politikalarına sahip çıkmak demek değildir, barış mücadelesine sahip çıkmak demektir. Çok yoğun şekilde dayanışma ve destek aldık" dedi.
"İKTİDAR, HDP'Yİ GÜNAH KEÇİSİ İLAN ETMEYE ÇALIŞIYOR"
Beştaş'da "Bu operasyon partimizde sadece 29 MYK üyemize değil, HDP’nin bütün oy verenlerine yönelik bir operasyondur. HDP’nin karar organı 29 kişiden oluşmuyor, HDP’nin karar organı halktır" dedi. Beştaş da HDP'den intikam alındığı vurgusu yaparak, "Bu intikam operasyonunda seçimin hedeflendiğini, seçimdeki oyların azalamasını ve demokratik bir Türkiye özlemini engelleme çabasıdır. Bu operasyon HDP şahsında 82 milyona yöneltilmiştir. Kobani meselesinde hesap verecek olan biz değiliz, Dolmabahçe Mutabakatı’nda resimleri olan kendi yönetimleridir. Bu kadar insanının katledilmesine neden göz yumdu? Insanların öldürülmesini neden engellemedi? Failleri neden çıkarmadı? Bunun sorumlusu biz değiliz, yürütmedir. Yaşanan can mal kayıplarının sorumlusu AKP iktidarıdır. Kobani, AKP’nin elinde maymuncağa dönüştü. O dönem Kobani halkıyla dayanışma gösteren 70 ülke vardı. IŞİD’e karşı dünya cephesi vardı. Türkiye, neden koridor açmadı? Protestolara giden yola mahal verdi. Bugün yargılamaları yapmayan iktidar, kendine çıkar elde etmeye çalışıyor. HDP’yi günah keçisi ilan etmeye çalışıyor. Türkiye’de bütün toplumsal muhalefet, IŞİD’e karşı saf tutmuştur" dedi.
"HUKUK BU KADAR PESPAYE YÖNTEM GÖRMEDİ"
Beştaş, şöyle devam etti: Hepsinin ifade verdiği soruşturmada, tekrar gözaltına alarak sonuç elde etmeye çalışıyor. Hukuk hiç bu kadar pespaye yöntem görmemiştir. Hiçbir kural ve ilke tanımıyorlar. Soruşturmayı yöneten Ankara Cumhuriyet Başsavcısı, epey gündemdeydi. Bu hukuk operasyonu değildir. Kobani protestolarına dair AYM kararları vardır. Bugün arkadaşlarımızın 4 gün daha gözaltı süreleri uzatıldı. Tek bir soru sorulmadı. Bu bir gözdağıdır. Dün akşam Ayhan Bilgen, Can Memiş ve İsmail Şengül, gıda zehirlenmesiyle hastaneye kaldırıldı. Bu kadar da büyük bir insanlık dışı, hukuksuz yaklaşımla karşı karşıyayız. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne göre işkencedir, arkadaşlarımızı derhal serbest bırakın. HDP’siz bir Türkiye yaratmayı başaramayacaksınız. Dayanışmayla, birliktelikle Türkiye halklarının sesini sözünü söyleyerek ilerlemeye devam edeceğiz.