AKP hazırladığı infaz paketiyle ilgili muhalefet partileriyle görüşüyor. Pakete HDP’den tepki geldi. Meclis’te basın toplantısı düzenleyen HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beşta, paketi “Kadın katilleri, çeteler, hırsızlar çıkacak ama öğrenciler, gazeteciler, siyasetçiler çıkamayacak” diye değerlendirdi.
‘DEVLET BİRİNCİ DERECE SORUMLUDUR’
Beştaş paketle ilgili şunları söyledi: “Salgın sebebiyle İtalya, İran başta olmak üzere birçok ülkede hapishanedeki tutuklu ve hükümlüler serbest bırakılıyor. Çünkü cezaevleri en korunaksız alanlar, en kalabalık alanlar, enfeksiyona en uygun alanlar, temasın istemeden irade dışı mecburiyetten kaynaklı en yoğun olduğu alanlar. Silivri Cezaevinde bizzat Cezaevi Komisyonu olarak ziyaret ettik; 60 kişi kalınan koğuşlar var. 20 kişi kalması gereken koğuşlarda 40 kişi kalıyor. Ve şu anda cezaevlerinde kapasite üstü bir tutuklu, hükümlü sayısı var. Bu yönüyle bu salgından, yaşanacak ölümlerden de devlet birinci derece sorumludur.”
‘88 BİN TUTUKLU VAR’
“288 bin Türkiye yurttaşından söz ediyoruz. Ayrımsız söylüyorum. Bunların 88 bini tutuklu. Dünyanın her yerinde ve evrensel hukuk ilkelerinde af ya da bu tür infaz değişiklikleri devlete karşı işlenen suçlarda gündeme gelebilir. Devlet kendisine karşı işlenen suçları affedebilir ama birinizin şahsına, malına, ırzına, çocuğuna karşı işlenen suçlarda normalde devletin affetme yetkisi yoktur. Bizde işler tam tersi işliyor. Neymiş efendim kişilere karşı işlenen suçlar var ama terör suçları diye nitelendirilen ama ezici çoğunluğu siyasi suçlar olarak belirlenen kişiler kapsam dışı bırakılıyor.”
‘EŞİTLİK İLKESİNE AYKIRI KABUL EDEMEYİZ’
“Halihazırda daha önce vekil olan 7 arkadaşımız, içinde Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş var, 52 belediye eşbaşkanımız, gazeteciler, sendikacılar, öğrenciler, siyasetçiler aydınlar yazalar ve daha bir çok kişi düşüncelerinden dolayı, söz söyledikleri için, herhangi bir suç işledikleri için değil, hapishanede tutuluyorlar. Hangi haklarını kullanamamışlar? Düşünce ve ifade özgürlüğü hakkı, toplantı ve gösteri yürüyüş hakkına dayanarak sendikal, siyasal ve gazetecilik faaliyetlerini yürütmüşler. Ama bu infaz kanununa göre toplum vicdanını yerle bir edecek şekilde kapsam dışına çıkarılmaya çalışılıyorlar. Bu eşitlik ilkesine aykırıdır, bunu kabul edemeyiz.”
‘ERDOĞAN’A SÖZLERİNİ HATIRLATIYORUM’
Diğer bir mesele şimdi Cumhurbaşkanı da geçmişte söylemişti. Sadece sözlerini hatırlatmak için söylüyorum: “Devlet ancak kendisine karşı işlenen suçları affedebilir” demişti yıllar önce defalarca söyledi. O sözüne dönüşe davet ediyoruz kendisini. Bu taslağa göre, henüz olgunlaşmadı görüşmeler yapılacak 16’da önerilerimiz hazır, çete üyeleri çıkacak ama toplantı gösteri yürüyüş hakkını kullanan gençler çıkamayacak, cezaevinde kalacak. Katiller çıkacak ama gazeteciler çıkamayacak. Sadece gerçek haber yaptıkları için tutuklanan gazeteciler çıkamayacak. Kadın katilleri çıkacak, canavarca eşini kardeşini öldüren caniler çıkacak ama Selahattin Demirtaş, Gültan Kışanak, Figen Yüksekdağ ya da İdris Baluken çıkmayacak. Hırsızlar çıkacak ama Osman Kavala çıkamayacak ya da başka yazarlar çıkamayacak.”
‘KAYYIMIN KORONAVİRÜSTEN FARKI NEDİR?’
Beştaş 5 HDP’li belediyeye daha kayyım atanmasını ise şöyle değerlendirdi: Kürtlerle mücadele eden bir AKP var. Aslında AKP iktidarı da bir virüs gibi toplumun iliklerine kadar sömüren, kendi iktidarını devam ettiren bir perspektifle hareket etmeye devam ediyor. Kayyımın virüsten farkı nedir? Halk iradesiyle seçilen bir belediye yönetimi var ama bir kişinin gelip oraya el koyması halk iradesine karşı en büyük virüstür.”