HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, koronavirüs pandemisine karşı, "Bizler paylaşıyoruz, sizler de paylaşın” sloganıyla “Kardeş Aile Kampanyası" başlattıklarını açıkladı
HDP MYK toplantısının ardından konuşan Buldan, koronavirüs pandemisinin dünyanın bir çok yerini sardığını belirterek, başlatılan kampanyayı şöyle duyurdu:
“Yeni bir dayanışma kampanyası örgütledik. İhtiyaç sahibi olan her kesime ulaşmanın yol ve yöntemlerini bulmalıyız. Kardeş Aile Kampanyası’nı bugün itibariyle başlattık. Kampanyamızın sloganı ‘Bizler paylaşıyoruz, sizler de paylaşın’. Değerli arkadaşlarım binanızda ve sokağınızda ihtiyaç sahibi olan insanlarla dayanışma içinde olun.”
‘HÜKÜMET ENGEL OLMAYA ÇALIŞIYOR’
“Hükümet HDP’nın her türlü kampanyasını engelleyerek bunun önüne geçmek istemektedir. Bizler belediyelerimiz aracılığıyla yapacağımız örgütleme kampanyasını gerçekleştiremiyoruz ancak bizlerin sizlere ulaşacağı yöntemleri arıyoruz. Yalnız değilsiniz HDP yanınızda.”
‘EMEKÇİLER HALA ÜRETİME DEVAM EDİYOR’
Buldan, Türkiye’de ölüm ve vaka sayılarının arttığına dikkat çekti:
“Türkiye halkları olarak çok daha sıkı önlemler almamız gerekiyor. Bu günü kadar yapılanlar yeterli değil. İnsanlar hala işlerine gitmek durumunda kalıyor. Sosyal devlet olmamamızdan kaynaklı insanlar geleceklerini düşünerek evlerinden çıkmak zorunda kalıyorlar. Çünkü kazanabilecekleri mekanlar hala kapalı değil. İşçi, emekçi hala üretime devam ediyor.”
‘VATANDAŞA SADECE IBAN NUMARASI VERİYOR’
“Avrupa’da ülkeleri yönetenler ‘Evlerinizden çıkmayın, biz sizin geleceğinizi garanti altına alıyoruz’ güvencesi veriyor. Ne yazık ki Türkiye’de güvence yok, ülkeyi yönetenler vatandaştan para talep ediyor. Vatandaşa verebildiği sadece bir IBAN numarası.”
‘ÖCALAN’IN SESİ PAYLAŞILMALI’
Buldan cezaevlerindeki durum ve infaz indirim yasasıyla ilgili de şu değerlendirmede bulundu:
“İnfaz kanunun cezaevlerini boşaltacağına dair yapılan algı yanlış. HDP’nin her türlü diyalog ve mücadelesine karşın bizim görüş ve düşüncelerimiz yasaya yansıtılmadı. Hükümet kendi bildiğini okudu. Bu yasa tüm cezaevlerini boşaltan bir yasa haline gelmelidir. Çünkü cezaevleri en savunmasız ve korunmasız yerlerdir. Cezaevlerinde görüş ve düşüncelerini ifade ettiklerinden dolayı suçsuz yere yatan binlerce insan var. Bu insanlar ölüme terk edilmemeli ve cezaevleri birer ölüm mekanı olmaktan çıkarılmalı. Bu yasa eşit bir yasa olarak çıkmalı ve tüm cezaevlerini kapsamalı. Yoksa cezaevlerinde yaşanacak bir ölümden hepimiz sorumlu oluruz.”
‘İMRALI’YA SAĞLIK EKİBİ GİTMELİ’
“Sayın Öcalan yaşı ve kronik rahatsızlığı itibariyle risk grubundadır. İmralı Cezaevinden bir sesin ve bir görüntünün Türkiye toplumuna mutlaka ulaşması gerekiyor. Telefon hakkının da Sayın Öcalan’ın da kullanabilmesi ve İmralı Cezaevine de bir sağlık ekibini giderek orada yapılan tetkikleri paylaşması gerekiyor.”