HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Kobani olaylarıyla ilgili olarak aralarında Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen’in de tutuklandığı operasyonun ‘savcısının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu’ savunarak, “Erdoğan ‘Yargımız Kobani eylemlerinin hesabını soruyor’ diyor. Ortada yargı ve adalet yok. Ortada sizin emirlerinizi uygulayacak olanlar dışında ne bir savcı ve hakim var” dedi. Kobani olaylarını ateşleyenin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kobani düştü, düşecek” sözü olduğunu kaydeden Buldan, dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın da HDP heyetine “Güvenlik güçleri içinde kontrol edilemeyen güçler var” dediğini aktararak, “Dönemin vali, emniyet müdürünün kaçı 15 Temmuz’da görevden alınmıştır?” sorusuna yanıt beklediğini söyledi.
HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Meclis’te partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, 2014’te yaşanan 6-8 Ekim Kobani olaylarıyla ilgili 17 HDP’linin tutuklanmasına değinerek, partilerinin o dönem olayların durdurulması için çaba gösterdiğini söyledi. Buldan, dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın HDP heyetine “Güvenlik güçleri içinde kontrol edilemeyen güçler var” dediğini aktararak, “Dönemin vali, emniyet müdürünün kaçı 15 Temmuz’da görevden alınmıştır? Tüm bunları açığa çıkaracak cesaretiniz var mı?” diye sordu.
Partilerine yönelik operasyonun ‘savcısının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu’ savunan Buldan, “Erdoğan ‘Yargımız Kobani eylemlerinin hesabını soruyor’ diyor. Ortada yargı ve adalet yok. Ortada sizin emirlerinizi uygulayacak olanlar dışında ne bir savcı ve hakim var” dedi.
Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen’nin Kobani olaylarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanmasının ardından kayyum atanmasına tepki gösteren Buldan, “Türkiye’nin Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki savaşı sürdürmek için Kars’ı operasyon merkezi olarak kurmayı planladıkları görülüyor. Oraya, buraya savaşçı çeteleri ihraç ediyorlar. Her yerde savaş olsun da damatlarının silah fabrikası iş yapsın” diye konuştu.
AKP’nin JİTEM’i yeniden canlandırmak istediğini ileri süren Buldan, Van’da helikopterden atıldığı iddia edilen 2 yurttaşı hatırlatarak, “1990’ların JİTEM’ini yeniden diriltmek istediğinizi ve kendi JİTEM’inizi örgütlemek istediğinizi biliyoruz. Bu gerçekler bilinmiyor gibi bir de dosyanın üzerini kapatmak için gizlilik kararı getirdiler. Yıllarca işkenceye sıfır tolerans dediniz, şimdi işkence yapanlara sınırsız tolerans tanıyorsunuz” ifadelerini kullandı.
Buldan’ın konuşması satır başlarıyla şöyle:
6 YIL DÜŞÜNMÜŞLER: “HDP her bedeli ödemeye hazır mücadele ortaklığıdır. HDP onlara inat yıkılamaz kale surları gibi sapa sağlam kalmaya devam edecektir. AKP-MHP ortaklığının talimatıyla 25 Eylül sabahı partimize yönelik siyasi komplo operasyonu düzenlediler. 17 arkadaşımızı tutukladılar. 6 yıl düşünmüşler, taşınmışlar bu yalanı uydurmaya karar vermişler. Nazi propaganda bakanının yalan teorisi vardır. Bir yalanı sürekli söylerseniz, yalan yalan olmaktan çıkar der. Yalan bunların diğer adı olmuş.”
ERDOĞAN YANGINA KÖRÜKLE GİTTİ: “Bugün 6 Ekim ve Kobani’nin de yıl dönümü. IŞİD Şengal’de yatığı Ezidi soykırımının ardından 15 Eylül 2014’ten itibaren Kobani’yi işgal etti ve aynı katliamları gerçekleştirmeye başladı. Kobani halkı da evini, toprağını savundu. O süreçte Türkiye ve dünyanın 70 ilkesinde insanlar ayaktaydı. IŞİD protestoları 7 Ekim’den çok daha önce başlamıştı. Tek talep vardı, IŞİD katliamlarının durdurulması ve insanı yardım konvoyunun açılmasıydı. Varto’da bir arkadaşımız güvenlik güçlerinin açtığı ateşle yaşamını yitirdi. Erdoğan aynı gün Antep’te ‘Kobani düştü düşecek’ diyerek yangına körükle gitti. Paramiliter güçler ve ırkçı gruplar sokaklara salınarak, demokratik tepkileri bastırmaya çalıştı. Erdoğan kışkırtmasaydı, güvenlik güçleri silah kullanmasaydı, bu olaylar yaşanmayacaktı.”
ÇÖZÜM SÜRECİNİN ZEMİNİNİ BİTİRMEK İÇİN PLANLANDI: “Katledilen her bir insanımızın acısını halen derinden hissediyoruz. Hepsini saygıyla anıyoruz. HDP olayları başlatan değil son bulması için çaba sarf eden noktada durdu. Heyetimiz olayların yaşandığı sırada 48 saat boyunca İçişleri Bakanlığı’ndaydı. Dönemin Başbakanı, İçişleri Bakanı ve Kamu Güvenliği Müsteşarı bunun şahididir. Hükümetin temsilcileri tarafından bizzat HDP’ye teşekkür edilmiştir. Dönemin İçişleri Bakanı olayların durması için müzakere yürüten HDP heyetine ‘Güvenlik güçleri içinde kontrol edilemeyen güçler var’ demiştir. Olayları katliama dönüştüren bizzat devlet içi güçlerdir. Bilerek üstlerini kapattıklarını biliyoruz. 6 yıl aranın ardından olayları HDP’nin üstüne yıkmaya çalışanlar kendi suçların örtme telaşı içinde. Kobani’yi çözüm sürecinin bitirmenin zemini olarak planladık diyemiyorlar.”
OPERASYONLAR KATLİAM SERİSİNİN DEVAMI: “Eğer dünya bunu sahiplenmeseydi, Kobani düşseydi, IŞİD sınırın diğer tarafında devlet kuracaktı. En büyük emirliklerini de Türkiye’de kurmuş olacaktı. Bütün işgal planlarını da Türkiye üzerinden yöneteceklerdi. IŞİD bunu başaramadı. Yani Kobani düşmediği için 5 Haziran’da, Suruç’ta, Ankara’da ve Antep’te katliamlar gerçekleştirdi. Partimize yönelik operasyonlar da katliamlar serisinin devamıdır.”
DOSYANIN SAVCISI ERDOĞAN’DIR: “Bu dosyanın savcısı Erdoğan ve damattır. Erdoğan ‘Yargımız Kobani eylemlerinin hesabını soruyor’ diyor. Ortada yargı ve adalet yok. Ortada sizin emirlerinizi uygulayacak olanlar dışında ne bir savcı ve hakim var. Ortağınızın serbest bırakın dediğini serbest bırakan, sizin tutuklayın dediğini tutuklayanlardan mı bahsediyorsunuz? Yargı saraylar ve iktidarlara bağlı olmaz. Kaldı ki siz hesap soracak konumda değilsiniz, hesap verecek konumdasınız. Yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz. O öldürülen her bir insanımızın hesabını halka ve adalete vermek zorundasınız. Siz sanık, bir tanığız.”
15 TEMMUZ’DAN SONRA KAÇI GÖREVDEN ALINDI: “Kobani süreciyle ilgili araştırma önergesi verdik, iktidar ve ortağı üzerini kapattı. Kobani protestolarında yaşananları yargı komplolarıyla kapatamazsınız. Mert ve dürüstseniz gelin Meclis’te araştırma komisyonu kuralım gerçeği açığa çıkaralım. Bizim heyetimiz sizinle ne görüştü, ne yanıt verdiniz açığa çıkaralım. Dönemin vali, emniyet müdürünün kaçı 15 Temmuz’da görevden alınmıştır? Tüm bunları açığa çıkaracak cesaretiniz var mı?”
GÜDÜMLÜ YARGI, DAMAT SAVCI: “Güdümlü yargınız ve damat savcınızla bu işleri HDP’nin üzerine yıkarak hakikati karartamazsınız. Eyvallah diyoruz. Bizim alnımız açık, başımız diktir. Yargı sürecinde ve siyaset zemininde bu işin peşini bırakmayacağız.”
GÜNAHLARI NAMAZ İLE KAPATAMAZSINIZ: “Kars Belediyesini gasp ettiler. Bunlar engerek, çiyan, yılandır. Gaspçı kayyum bir de belediye önünde fetih namazı kıldı. Önce hırsızlık yapıyor, sonra arkasından namaz kılıyorlar. Yazıklar olsun, o belediye size haram olsun. Gasplarınızı, haksızlıklarınızı, günahlarınızı namazla kapatamazsınız.”
BUNLAR KADIN DÜŞMANIDIR: “Ayhan Bilgen ve Şevin Alaca, diğer belediye eş başkanlarımız gibi Kars’taki hırsızlık ve yolsuzluk düzenini bitirdiler. Şeffaf, halkçı bir sistemi kurdu. Belediyeyi Kars halkının hizmetine soktu. Bunları engellemek için Ayhan Bilgen başkanımızı haksız şekilde tutukladılar, Şevin Alaca başkanımızı ve partililerimizi haksız şekilde gözaltına aldılar. Kars’taki barış ortamını bozmak için bu operasyonu düzenlediklerini çok iyi biliyoruz. Bunlar barış düşmanıdırlar. Kadın eş başkanının Kars’ı yönetmesinden rahatsız oldular. Bunlar aynı zamanda kadın düşmanıdır. Birinin yıllar önceki bir sözünü sizinle paylaşmak istiyorum: Bu merkezi yönetimdeki anlayış, çetelerle müşterek çalışan kafa, mafya ile müşterek çalışan kafa, Türkiye’yi geren kafadır.’ Yıllar önceki Erdoğan Türkiye’yi ne güzel anlatmış. Biz de yıllar önceki Erdoğan’a katılıyoruz. Onun söylediği gibi oldu. Kars Belediyesi mafya ve çetelerle çalışan güçlerin eline geçti.”
KENDİ JİTEM’İNİZİ ÖRGÜTLEMEK İSTEDİĞİNİZ BİLİNİYOR: “Onurlu Kars halkı Ayhan ve Şevin başkanlarımızın bıraktığı dürüstlüğü unutmayacaktır. Kars halkı sizin arsızlığınızı ve hırsızlığınızı da unutmayacaktır. Kayyum ilk iş olarak belediye meclisini feshetti ve Kürtçe Twitter hesabını da kapattı. Şunu iyi bilin ant olsun ki size asla teslim olmayacağız, faşist zihniyetinize direnmeye devam edeceğiz. Kars halkı birer Ayhan Bilgen’dir. Kürt düşmanlığının geldiği noktada öyle zirve yaptılar ki yaşlı insanlara işkence ederek, helikopterden atacak kadar insanlıktan çıktılar. Van’daki 2 yurttaşımıza işkence yaptılar ve helikopterden attılar. Kayalıklardan düşen sizin insanlığınız, yalanlarınızdır. 1990’ların JİTEM’ini yeniden diriltmek istediğinizi ve kendi JİTEM’inizi örgütlemek istediğinizi biliyoruz. Bu gerçekler bilinmiyor gibi bir de dosyanın üzerini kapatmak için gizlilik kararı getirdiler. Yıllarca işkenceye sıfır tolerans dediniz, şimdi işkence yapanlara sınırsız tolerans tanıyorsunuz. Van’da haber yapan 4 gazeteci gözaltına alındı. Bu işkenceyi yapanları ortaya çıkardığı için operasyon düzenleyerek, gözaltına aldınız. Mezopotamya Haber Ajansı bunu haber yapmayacak dediniz, gözaltına aldınız. Bu kadar zalimsiniz.”
SAVAŞ OLMADAN AYAKTA DURAMAYACAK BİR İKTİDAR: “Ortaöğretim 9’uncu sınıf tarih kitaplarında geçen Kürt ifadesini çıkaranlara hatırlatmak isterim, tarih olacağınız günler çok uzakta değil. Saray rejimi kendi iktidarını ayakta tutabilmek için içeriyi ve dışarıyı sürekli karıştırmaktadır. Meclis açılır, açılmaz ilk gündemleri savaş tezkereleridir. Bunlar savaş olmadan ayakta duramayacak bir iktidardır. O yüzden demokrasi ve özgürlüklerden bu kadar korkuyorlar. Barış, adalet, hukuk sizin iktidardan gitmeniz için birer birer gerçekleşecek. İçerideki faşizmi büyütebilmek için bu kez de Ermenistan- Azerbaycan hattında savaş kışkırtıcılığı yürütüyorlar. Nerede bir barış varsa onu bozmak için çaba sarf ediyorlar. Niye, yoksul emekçi halkı yolsuzluk ve yoksulluğun hesabı sorulmasın diye. Sayıştay raporlarında ortaya çıktı. Kurdukları yolsuzluk düzenini ayakta tutabilmek için savaşa sarıldılar.”
GARO PAYLAN’I HEDEF GÖSTERİYORLAR: “Türkiye’nin Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki savaşı sürdürmek için Kars’ı operasyon merkezi olarak kurmayı planladıkları görülüyor. Oraya, buraya savaşçı çeteleri ihraç ediyorlar. Her yerde savaş olsun da damatlarının silah fabrikası iş yapsın. Nefret iklimi ve öteki düşmanlığını öyle körüklediler ki Kürt düşmanlığı yanında Ermeni düşmanlığını da kışkırtıyorlar. Diyarbakır Milletvekilimiz Garo Paylan’ın hedef gösteriyorlar. Tüm kamuoyuna çağrıda bulunmak istiyorum, provokasyonlara karşı dikkatli olalım ve oyunlara gelmeyelim.”