Sağlık emekçilerinin taleplerini dile getirmek isterken İbni Sina Hastanesi önünde gözaltına alınan Dr. Mihriban Yıldırım yaşadıklarını ANKA Haber Ajansı'na anlattı. Polisin kendilerini darp ettiğini belirten Yıldırım, “Sosyal mesafeye uyamayacağımız küçük gözaltı aracında uzun süre bekletildik” dedi. Yıldırım polisin sorularının da dikkat çekici olduğunu aktararak, “Soruların birinde dövizlerde yazan taleplerin ‘hükümetin korona ile mücadelesini provoke edecek ve sekteye uğratacak nitelikte olduğu tespit edilmiştir’ yazıyordu” diye konuştu.
Sağlık Bakanlığı doktorlar ve hemşirelerin ek ödemelerinin 3 ay boyunca tavandan yapılacağını açıkladı, idari izinlerin yeniden düzenlendiğini belirtti. Sağlık iş kolunda gözükmeyen taşerondan kadroya geçirilen 200 bini aşkın temizlik işçisi, hasta bakıcısı ve tıbbi sekreter bu haklardan yararlanamadı. Sağlık emekçileri Ankara Üniversitesi İbni Sina Hastanesi önünde hastanelerdeki taşeron işçilerin taleplerini ve sağlıkçıların sorunlarını dile getirmek isterken gözaltına alındı.
‘TALEPLERİMİZ KORONAYLA MÜCADELİYİ ENGELLEYİCİ GÖRÜLDÜ’
Devrimci Sağlık İş Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Mihriban Yıldırım, gözaltına alındıktan sonra yaşadıklarını Anka’ya anlattı:
“Sosyal mesafeye uyamayacağımız küçük gözaltı aracında uzun süre bekletildik. Sonra emniyette ifademiz alındı. Bize sordukları sorular sağlık çalışanlarına yönelik düzenlemelerin yetersiz olduğunu gösterdi. Çünkü soruların birinde dövizlerde yazan taleplerin ‘hükümetin korona ile mücadelesini provoke edecek ve sekteye uğratacak nitelikte olduğu tespit edilmiştir’ yazıyordu. Dövizlerimizde ise bakanlık, 4D’li işçilere karşı de sorumlu olmalıdır; sağlık ekip işidir, ekibi bölmeyin; sağlıkta yapılan düzenlemelerden sağlık işçileri de yararlanmalı ve sağlık iş kolunda olmalıdır bulunuyordu. Aynı zamanda şeffaf bilgi olması gerektiğini ve ekipman eksikliğini dile getirdik. Bunlar bizim için yaşamsaldı ancak polis bunu koronayla mücadelede engelleyici gördü.”
‘POLİS BİZİ DARP ETTİ’
“İbni Sina Hastanesini seçme nedenimiz sadece oradaki sorunları açıklamak değil tüm Türkiye’deki sorunları dile getirmekti. Hastane bahçesinde gerekli önlemleri alıp, sosyal mesafeyi koruyarak açıklama yapmak istedik ancak polis hastane bahçesinde açıklama yapamayacağımızı, hükümetin sağlık çalışanlarıyla ilgili gerekli önlemeleri aldığını ve herhangi bir eksiklik varsa olmadığını dile getirdi. Hastane içerisine sokmak istedi, dışarıya çıkmak isteyen işçileri de engelledi. Yaşanan tartışmanın ardından hastane içinde görüşme yaptık ve daha az kişiyle açıklamamızı içeride yapabileceğimizi söyledik. Biz açıklamaya başlarken polis bizi darp ederek gözaltına aldı.”
‘AYRIMCILIKLA VİRÜSÜ YENEMEZSİNİZ DİYECEKTİK’
“Sağlık çalışanlarının ekipman, dezenfektan, barınma gibi acil yaşamsal taleplerinin yanı sıra taşeronda çalışan arkadaşlarımızın Sağlık Bakanlığının yaptığı düzenlemelerden yararlanmasını isteyecektik. Zaten kısa bir açıklama olacaktı. Bu ayrımcılığı dile getirip, ayrımcılıkla virüsü yenemezsiniz diyecektik.”
‘HEPSİ AYNI TEMAS VE RİSKLE ÇALIŞIYOR’
Kamudan taşerona geçirilen ve hastanede çalışan işçilerin de korona servislerinde çalıştığın altını çizen Yıldırım, Türkiye’ye ilk koronavirüs vakaları geldiğinde koruyucu ekipman olmadan işçilerin hasta odalarına sokulduğunu ancak şimdi durumun düzeldiğini söyledi. Sağlığın bir ekip işi olduğuna dikkat çeken Yıldırım, durumu bir örnekle anlattı: “Hastane içerisinde bulunan ve emek veren herkes aynı riske maruz kalıyor. Hasta geldiğinde ilk temas eden doktor, sonra tedavisini ve bakımını veren hemşireler, hastanın odasını temizleyen temizlik işçileri, hastanın ihtiyaçlarını karşılayan hasta bakıcıları, hastanın röntgeni çekilmesi gerekiyorsa bunu yapan laboratuvarda çalışan arkadaşlarımız. Yani arkadaşlarımız aynı temasla ve aynı riskle çalışıyor.”