MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Rusya’nın Ukrayna’ya askeri müdahalesine ilişkin, “Karadeniz'in güvenliği Türkiye'nin güvenliği demektir. Orta Asya'nın istikrarı Türkiye'nin istikrarıdır. Orta Doğu'nun huzura kavuşmasının yolu da Türkiye'den geçmektedir. Türkiye, diplomasi birikimiyle hiçbir çıkar gözetmeksizin küresel ve bölgesel istikrarın korunması amacıyla krizin çözümü noktasında gerekli çalışmaları yürütmektedir” dedi.
Erkan Akçay, bugün TBMM Genel Kurulu’nda Rusya’nın Ukrayna’ya askeri müdahalesi hakkında konuştu. Tarihsel sürece değinen Akçay, “Ukrayna ve Rusya krizi 24 Şubat 2022'de fiili saldırılarla yeni bir boyuta ulaşmış, süregelen gerilim çatışma ortamına evrilmiştir. Krizin tetikleyici unsurlarından biri de son yıllarda mutasyon geçiren küresel belirsizlik ortamıdır. Covid-19 salgınıyla ivme kazanan küresel belirsizlik, sınır anlaşmazlıkları, enerji krizleri, göçmen meselesi gibi önemli sorunlarla başka bir boyut kazanmıştır. Dünyada ve bölgemizde yaşanan son gelişmeler bu durumun açık bir göstergesidir… Meydana gelen hadiseler domino etkisi yaratmış, organize ve senkronize bir bütünlük halinde Ukrayna-Rusya krizinin altyapısını da hazırlamıştır” dedi.
“KRİZİN ÇÖZÜMÜ NOKTASINDA TAHRİKÇİ TUTUM ALMIŞLARDIR”
Rusya'nın Donetsk ve Lugansk bölgelerini bağımsız cumhuriyet olarak tanımasının krizin önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Akçay, “24 Şubat 2020'deki fiili çatışmalara giden sürecin kilometre taşı, 21 Şubat tarihli kararla döşenmiştir. Rusya, bu kararla yangına körükle gitmiş, Ukrayna'nın siyasi birliğini ve egemenlik haklarını açıkça ihlal etmiştir. Rusya-Ukrayna krizinin derinleşmesinin diğer bir boyutunu da uluslararası çatışmaların çözümü noktasında yetersiz kalan Batılı ülkeler ve uluslararası örgütler oluşturmaktadır. Başta ABD olmak üzere, Avrupa Birliği ülkeleri, AGİT ve Birleşmiş Milletler üzerine düşeni yapmamış, krizin çözümü noktasında tahrikçi bir tutum almışlardır. Söz konusu ülkeler ve uluslararası örgütler, yapıcı bir tutum ve sorunları çözmekten ziyade krizi daha da derinleştirmiştir. Bu duruma Kosova'da, Bosna'da, Kıbrıs'ta, Kırım'da ve son olarak Karabağ'da defalarca şahit olduk. Batılı ülkeler, medya organları aracılığıyla adeta bir savaş borsası yaratmış, uluslararası medya baronları savaş çığırtkanlığı yapmıştır. Batılı ülkeler, hiçbir çıkar gözetmeden Ukrayna'nın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü savunmak yerine Ukrayna'yı pazarlık konusu haline getirmiştir” diye konuştu.
“TÜRKİYE SOĞUKKANLILIKLA TAKİP ETMEKTEDİR”
Akçay, Ukrayna’nın bağımsız ve egemen bir devlet olduğunu belirterek, bu konunun jeopolitik konumu itibarıyla Türkiye’yi de çok yakından ilgilendirdiğini söyledi. Akçay, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Karadeniz'in güvenliği Türkiye'nin güvenliği demektir. Orta Asya'nın istikrarı Türkiye'nin istikrarıdır. Orta Doğu'nun huzura kavuşmasının yolu da Türkiye'den geçmektedir. Türkiye, diplomasi birikimiyle hiçbir çıkar gözetmeksizin küresel ve bölgesel istikrarın korunması amacıyla krizin çözümü noktasında gerekli çalışmaları yürütmektedir. Bu kapsamda Türkiye, gerilimin sonlandırılması ve bölgesel barış ortamının yeniden tesis edilmesi amacıyla iki ülkeyle de diplomatik temaslarda bulunmuştur. Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan'ın 3 Şubat 2022 tarihli Ukrayna ziyareti, Türkiye'nin krizin çözümü için gösterdiği samimiyetin en açık göstergesidir. Diğer yandan, bugün Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan'ın başkanlığında gerçekleştirilen bir güvenlik zirvesi yapılmıştır ve Türkiye, hadisleri ve gelişmeleri dikkatle, ciddiyetle ve soğukkanlılıkla takip etmektedir. Türkiye milli birlik ve bütünlük içinde kendi gündemine hâkim bir ülkedir. Yine bu güvenlik zirvesi sonrası yapılan açıklamada da Sayın Cumhurbaşkanı, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırısının uluslararası hukuku ihlal ettiğini ve kabul edilemez olduğunu da ifade etmiştir. Türkiye'nin Ukrayna'nın siyasi birliğine, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne desteğini sürdüreceği de vurgulanmıştır. Türkiye, uluslararası düzlemde meselenin çözümü noktasında çok olumlu bir tutum almaktadır. Türkiye ‘yurtta barış dünyada barış’ parolasıyla barışın ve istikrarın tesis edilmesi için gereken bütün adımları başarılı ve kararlı bir şekilde atacaktır.”