Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Özdağ, AKP’li vekillerin TBMM’ye sunduğu Enerji Kanunu teklifinde şirketlere kar sağlamak için biyokütle tanımının genişletildiğini ifade ederek, “Atık lastiklerin işlenmesi sonucu ortaya çıkan ürünleri biyokütle tanımın içerisine yerleştirilmiş” dedi. Enerji ve Çevre Uzmanı Önder Algedik ise biyokütle tanımına lastiklerin giremeyeceğini vurgulayarak, “Araba lastiği ve sanayi atıklarının biyokütle olarak sayılması, yakılması durumunda ortaya çıkacak toksit gazların kontrolsüz bir şekilde çevreye yayılması anlamına gelecektir” dedi.
Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar Komisyonu'nda kabul edildi. Teklifin önümüzdeki günlerde Meclis Genel Kurulu’na gelmesi bekleniyor. Enerji şirketlerine büyük kolaylıklar ve vergi istisnaları getiren yasa teklifine ilişkin Elektrik Mühendisleri Odası ve çevrecilerin itirazları var. Elektrik Mühendisleri Odası’nda düzenlenen etkinlikle kanun teklifinde yer alan maddelerle ilgili değerlendirilmede bulunuldu.
Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Özdağ, kanun teklifinin 12’nci maddesin biyokütle tanımında değişiklik yapıldığına dikkat çekerek, “Şu andaki meclise gelen değişiklik teklifi sarıyla çizdim gördünüz. Kentsel atık ifadesini çıkarmış. Belediye atıkları biçime dönüştürmüş ayrıca atık lastiklerin işlenmesi sonucu ortaya çıkan ürünleri biyokütle tanımın içerisine yerleştirmiş” dedi.
Biyokütle tesisi sayısının 2016 yılında bugüne 4 yılda 3 kat arttığına vurgu yapan Özdağ, şunları söyledi:
“Niye biliyor musunuz? Kentsel atıklar ve atık lastiklerin işlenmesi sonucu elde edilen ürünler ifadesi o kadar kritik ki siyasi parti gözetmeksizin hemen hemen bütün büyükşehir belediyeleri bu tür işletmelere koşulsuz şartsız işi yeri ruhsatı verme konusunda hiçbir sakınca görmediler. Eğer bir tesisin adı biyokütleyse neredeyse sınırsız emisyon hakkınız var. Yani sınırsız toz yayabilirsiniz. Üstüne üstlük ürettiğiniz elektriğin piyasa fiyatının 3 katına satabiliyorsunuz. Yüzde 100 alım garantisi var. Durum böyle olunca 3 yılda 3 katına artan biyokütle tesis var. Bizim itirazımız şu: Bu tanımlar içerisinde ‘atık lastiklerin işlenmesi sonucu ortaya çıkan ürünler’ ifadesi koşulsuz şartsız çıkartılmalıdır.”
‘LASTİK BİYOKÜTLE SINIFINA GİRMEZ’
Enerji ve Çevre Uzmanı Önder Algedik ise yenilenebilir enerjide yapılan değişikliğe dikkat çekerek, kanun teklifine ilişkin itirazlarını şöyle sıraladı:
“Lastik endüstriyel bir ürün olup, biyokütle sınıfına girmemektedir. Üretimi sırasında polyester, çelik tel, sentetik kauçuk, işlenmiş kauçuk, çelik kord kullanılmakta olup, özel yağlar, karbon karası, pigmentler, antioksidanlar, silika ve istenen özellikleri elde etmek üzere diğer katkı maddeleri eklenmektedir. Benzer şekilde, sanayi atıkları ve arıtma çamurlarının sanayi atığı olduğu ve biyokütle sayılamayacağı ortadadır.”
“Araba lastiği ve sanayi atıklarının biyokütle olarak sayılması, yakılması durumunda ortaya çıkacak toksit gazların kontrolsüz bir şekilde çevreye yayılması anlamına gelecektir. Araba lastiği ve sanayi atıklarının biyokütle olarak sayılması, aynı zamanda yenilenebilir olarak sayılmasına, önemli bir kirleticinin yenilenebilir enerji kanununun sağladığı imkanlara kavuşması anlamına gelecektir.”