Eğitim-Sen Başkanı Nejla Kurul, Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör atanmasını "kayyım" olarak değerlendirdiklerini belirterek, "Üniversite kampüslerinde polis olmamalı. Son dönemde siyasal iktidarın baskısı, üniversiteleri ciddi anlamda daralttı, çoraklaştırdı, seslerinin çıkmasını engelledi.
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Başkanı Kurul, üniversitelerin hem Covid-19 hem de iktidar baskısı nedeniyle çoraklaşmaya başladığını söyledi. Kurul, üniversitelerin son dönemdeki durumunu ANKA'ya değerlendirdi:
"Bir kültür alanı olması gereken üniversiteler çoraklaşmaya devam ediyor. Üniversiteler, bir yandan Covid-19 salgını bir yandan siyasal iktidarın üniversiteler üzerindeki baskısı nedeniyle, toplumsal alandaki sorunları hissedemeyen, ifade edemeyen kurumlar haline geldi. Son dönemde Boğaziçi Üniversitesi üzerinde ciddi bir baskı oluştu.Cumhurbaşkanı kararıyla bir rektör atandı. Bu atama kamuoyunda, kayyım atama olarak görüldü, biz de böyle düşünüyoruz. Boğaziçi Üniversitesi, laik, demokratik, özgürlükçü üniversite anlayışını yerleştirmeye çalışan, kültürünü bu bağlamda oluşturmaya çalışan üniversitelerden birisiyken, kurum dışından bir öğretim elemanının rektör olarak atanması tepki yarattı. Öğrenciler ve akademisyenlerin büyük bir kısmı bu politikayı protesto etti ancak ertesi gün öğrencik ki, polis tarafından öğrencilerin evlerinin kapıları kırılmış. Polis, sanki karşılarında ciddi bir terör örgütü varmış gibi öğrencilerin evlerine daldı, onları gözaltına aldı, bir kısmı tutuklandı."
"ÖĞRENCİLER ÜNİVERSİTELERDE KONUŞMAYACAK DA NERELERDE KONUŞACAK?"
Cumhurbaşkanı kararıyla rektör olarak atanan AKP'li Melih Bulu'ya yönelik protestolada gözaltına alınan öğrencilerin derhal serbest bırakılmasını isteyen Kurul, tepkisini şöyle dile getirdi:
"Öğrenciler üniversitelerde konuşmayacak da ne zaman konuşacak? Sokaklar bir şekilde daraltılmış halde. Bir basın açıklamasını bile yapamaz durumdayken, öğrenciler kendi kampüslerinde düşüncelerini özgürce ifade etmeliler. Üniversite kampüslerinde polisin olmaması gerekir. Son dönemdeki baskılar üniversiteleri ciddi anlamda darlatmış, seslerinin sözlerinin çıkmasını engelllemiş durumda. Bu kararların ivedilikle geri alınmasını ve üniversitelerdeki rektör seçimlerinin, üniversitelerin bileşenlerinin demokratik biçimde kurduğu mekanizmalar yoluyla seçilmesini istiyoruz. Aynı zamanda öğrencilere yapılan bu müdehaleyi kabul etmiyoruz ve öğrencilerin derhal serbest bırakılmasını istiyoruz."