DEVA Partisi Genel Sekreteri Medeni Yılmaz, 54. Hükümetin Başbakanı Necmettin Erbakan’ı anma toplantısında; Türkiye’nin hakiki bir Meclis fikrine ihtiyacı olduğunu belirterek, “Geçmiş, doğruları ve yanlışları ile içinden geçtiğimiz ortak geçmişimizdir. Geçmişi değiştiremeyiz. Hiçbirimiz geçmiş üzerinden uzlaşmak zorunda da değiliz. Ama yarınlar elimizde. Yarınları, hepimizin ortak yarını yapabiliriz” dedi.
54. Hükümetin Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan, vefatının 11. yıl dönümünde, Saadet Partisi’nin “Adil Devlet ve İnsanca Yaşam” temasıyla Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlediği törenle anıldı. Törene; Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal ile İYİ Parti Genel Başkan Yardımcıları Ümit Dikbayır, Berna Sukas ile DEVA Partisi Genel Sekreteri Medeni Yılmaz katıldı.
DEVA Partisi Genel Sekreteri Medeni Yılmaz, yaptığı konuşmada; “Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan biraz önce de söylendiği gibi aramızda olamadı. Eski Adalet Bakanımızın Sadullah Ergin’in babasının cenaze namazına iştirak etmek üzere Hatay'a gitmek zorunda kaldı. Siz değerli katılımcılara selam ve sevgilerini iletmemi istedi. Erbakan hocamızı anlatmak için dakikalar, saatler, günler yetmez ama bugün burada ülkemizde her görüşten insanların siyasi parti mensuplarının 11. yıl dönümünde bir arada olması gerçekten çok anlamlı ve değerlidir” dedi.
Yılmaz, Erbakan’ın birlik ve beraberlik arzu ettiğini aktararak, “Bugün bu çabanın sonuçlarını burada görmenin ayrıca değerli olduğunu ifade etmek istiyorum” dedi. Yılmaz, Erbakan’ın eğitim yaşamından bahsederek, geçmişteki siyasi liderler gibi onun da eğitimde fırsat eşitliğinden yararlandığını ifade etti. Yılmaz, “Bugün o zaman olduğu kadar fırsat eşitliği var mı, bilemiyorum” dedi.
Yılmaz, Erbakan’ın pes etmeyen bir kişiliğe sahip olduğunu ve kurduğu partilerin defalarca kapatıldığını kaydederek, “Ama bıkmadı, yorulmadı, inandığı yoldan vazgeçmedi. Ülkesine zarar verecek hiçbir şey yapmadı. Anayasa Mahkemesi, partisini kapattığında partilileri ve halkı teskin eden o ünlü konuşmaları hafızalarda duruyor. O hep inanmayı, inandığı gibi yaşamayı, adaleti adil olmayı savundu. Onun ifade özgürlüğünü savunurken ‘Günah fikirde değildir’ deyişini bugün de yaşatmamız gerektiğine inanıyorum. Türkiye’nin yükselişinin ifade özgürlüğünden geçtiğine inanıyoruz. Farklı fikirlere saygı duyulan Türkiye’nin önündeki her badire ile başa çıkabileceğine inanıyoruz” diye konuştu.
Yılmaz, Türkiye’nin hakiki bir Meclis fikrine ihtiyacı olduğunu geçen her günün ispatladığını bildirerek, şunları söyledi:
“Sorunların konuşularak çözüleceği, farklı fikirdeki insanların birbirini dinleyeceği bir Meclis fikrinden söz ediyorum. Bir diğer deyişle 102 yıllık Gazi Meclisimizin kuruluş kodlarına geri dönmekten söz ediyorum. Gazi Meclisimiz çetin savaş koşullarında dahi istişareden vazgeçmemiş, demokratik ve meşru zemini hiçbir zaman terk etmemişti. Erzurum Mebusu Hüseyin Avni Bey’in savaş koşullarındaki sözlerini, ‘Cepheleri tutacak olan kanundur, adalettir.’ İşte Birinci Meclis’in istişare kültürü, ortak akla verdiği önem ve adalet ruhu, Cumhuriyetimizin 100. yılına yaklaşırken yolumuza ışık tutuyor. Bugün Türkiye’de demokrasimizin geri kazanmanın yolunun ‘ben’ değil ‘biz’ şiarından geçtiğini biliyoruz. Geçmiş, doğruları ve yanlışları ile içinden geçtiğimiz ortak geçmişimizdir. Geçmişi değiştiremeyiz. Hiçbirimiz geçmiş üzerinden uzlaşmak zorunda da değiliz. Ama yarınlar elimizde. Yarınları hepimizin ortak yarını yapabiliriz. Türkiye’nin yüzünü geçmişten bugüne ve yarına çevirebiliriz.”