İYİ Parti Grup Başkanvekili Musavvat Derişoğlu, 70 bin mahkumun cezaevinden serbest kalmasına yol açacak infaz yasa taslağı çalışmasına olumsuz yaklaşmadıklarını belirterek , “Taslağın, cezaevlerindeki vatandaşlarımız ve aileleri arasında bir umut yarattığının da farkındayız. Bu umudun, siyasi kaygılarla sömürülemeyecek kadar insani bir duygu olduğu kanaatindeyiz” dedi.
Dervişoğlu, İYİ Parti'nin kırmızı çizgilerini şöyle sıraladı:
"Getirilen İnfaz Yasası düzenlemesinde; Terör,Türklüğe ve Atatürk’e hakaret, kadına şiddet, kadın ve çocuklara karşı işlenen cinsel suçlar, cinayet, teröre finans temin eden zehir tacirliği ve her türlü kaçakçılık, organize suç örgütleri, toplumun kanını emen rüşvet, irtikap ve yolsuzluk, kişi ve zümrelere geçmişe ve geleceğe yönelik cezai muafiyetler oluşturacak düzenlemelere karşı duruşumuz tavizsiz ve nettir."
DerVişoğlu, düzenlediği basın toplantısında yasa taslağı hakkında AKP ile görüşmelerinde edindiklerini bilgileri partinin yetkili organlarında değerlendirip, önerilerini aktaracaklarını belirterek şunları söyledi:
İNFAZ İNDİRİMİ YERİNE, “YARGILANMANIN YENİLENMESİ”
"İnfaz indirimine gitmek yerine, yapılan haksız ve adaletsiz yargılamaların sonuçlarını ortadan kaldırabilmek ve konunun esastan ele alınmasını sağlamak adına 'Yargılanmanın Yenilenmesi' yolunun tercih edilmesinin daha doğru olacağını dile getirmiştik.
Soruşturma ve Yargılama aşamasındaki özensizlik, tutuklamanın tedbir değil cezalandırma aracı olarak kullanılması, uzun tutukluluk süreleri, iddianame hazırlama süresi konusunda savcıların serbestliği, hakim/savcıların eylem ve kararlarından dolayı sorumsuzlukları gibi sıralanabilecek birçok husus sorunun temelini teşkil etmektedir. Sorunun temeline inerek düzeltmek yerine infaz indirimi ile sonuçlarını ötelemek bir iktidar pratiği haline gelmiştir.
SARAY REJİMİNİN TALEPLERİ: Anayasa ile güvence altına alınmış olan Adil Yargılanma Hakkı önceleri FETÖ, sonra melez bir zihniyet, şimdilerde ise saray rejiminin talep ve arzularına hizmet ettirilmeye çalışılmaktadır. Palyatif tedbirlerin kolaycılığına kaçmak yerine meseleye daha toptancı bir bakışla yaklaşmamız, daha köktenci ve kalıcı çözümler ortaya koymamız gerekmektedir.
TAVİZSİZ DURUŞUMUZ NET: Getirilen İnfaz Yasası düzenlemesinde; Terör,Türklüğe ve Atatürk’e hakaret, kadına şiddet, kadın ve çocuklara karşı işlenen cinsel suçlar, cinayet, teröre finans temin eden zehir tacirliği ve her türlü kaçakçılık, organize suç örgütleri, toplumun kanını emen rüşvet, irtikap ve yolsuzluk, kişi ve zümrelere geçmişe ve geleceğe yönelik cezai muafiyetler oluşturacak düzenlemelere karşı duruşumuz tavizsiz ve nettir. Bütün bu görüşlerimizi iktidar partileriyle karşılıklı olarak müzakere edecek sonuçlarını da kamuoyu ile paylaşacağız”
OBDU BİTTİYE GETİRİLEMEZ: İktidar kanadı bu öneriyi bize dün getirdi oldukça da kapsamlı bir öneri. Ben az önce sıraladığım maddelerde İYİ Parti'nin kırmızı çizgilerini ifade etmek için o sıralamayı yaptım. Ayrıca bu saydıklarımızı geçmişten günümüze de defaatle biz kamuoyu ile paylaştık. O sebeple dün paylaştıklarımızın yazıp söylediklerimizin hilafına bir tarafın tarafı olmayacağımızın da bilinmesini istiyorum. Hazırlıklar yapılıyor beklentimiz bu görüşmenin yarın olmasındadır ama bilmiyorum belki ertelenebilir. Bu işlerin oldubittiye getirilecek işler olmadığı kanaatindeyiz.”
COVİD-19 VİRÜSÜYLE MÜCADELEDE BASIN TOPLANTILARI DIŞINDA CİDDİ BİR HAZIRLIK YAPILMAMIŞ
Dervişoğlu Covid-19 virüsüyle ilgili olarak tüm yetkilileri uyardıklarını hatırlatarak, İYİ Partililer olarak da, bu mücadelede hem toplu hem de kişisel olarak sorumluluğumuzun gereğini yerine getirmeye gayret sarf ediyoruz dedi. Dervişoğlu şunları söyledi:
“Bu çerçevede, Genel Başkanımızın, kamunun yanında tüm özel tüm hastanelerin de Covid-19 ile mücadeleye açılması noktasındaki önerisinin kabulü, Türkiye’ye bu alanda önemli bir mesafe aldırdı. Yine hayatları pahasına mücadele eden sağlık çalışanlarımıza prim ödenmesi talebi de iktidar tarafından kabul gördü..
Sayın Cumhurbaşkanı’nın açıkladığı ekonomik paketteki eksiklerden biri de, çalışanlara nakdi kaynak ve destekti. Sayın Genel Başkanımızın bu noktadaki önerilerinden bir kısmının da hayata geçirileceği sözleri bizi memnun etmiştir.
Sağlık Bakanı’nın iyi niyetini ve kişisel çabasını ayrı tutarak ifade etmek isterim ki; Her önlemi aldığı söylenen Türkiye, en can alıcı ürün olan “Tanı kitlerini” salgın tüm ülkeye yayıldıktan sonra, Çin’den getirdi. Bu nasıl hazırlıktır ki, salgının önüne geçebilmenin en önemli araçlarından olan tanı kiti, virüs ülke sathına yayıldıktan sonra sipariş edildi.
Tüm önlemleri aldığını iddia eden hükümetin, 26 bin vatandaşımızın, tehlikeli bir bölgeye, Umre’ye gidişine izin vermiş olması başlı başına bir tartışma konusuyken, Türkiye’yi dönen vatandaşlarımızın yalnızca 9 bin küsurunu karantina almış olması da ayrı bir tartışma konusudur.
Sağlık Bakanı’nın, önceki akşam yaptığı açıklamada, “Maalesef virüs artık Türkiye geneline yayıldı” itirafında, tedbirlerde eksik kalınmasının hiç mi payı yoktur? Bu gerçek ve tanı kiti sayısının azlığı ortada dururken, iktidarın, medyası üzerinden, tüm suçu Zeytinburnu’nda halay çekenlerin, Pazar günü sahile çıkanların üzerine yıkma çabası, en hafif tabiriyle siyasi kurnazlıktır. Bu günler, siyasi hesapların rafa kaldırılması, gerçekle yüzleşilmesi gereken günlerdir.
Bu bir bilgisayar oyunu değil… Bir şaka hiç değil…
Türk devletini yönetenler, Türk vatandaşlarının canını korumak için, milletin verdiği yetkiyi ve gücü bir an önce kullanmalıdır…